Kamu emekçileri yarın bordro yakacak

Kamu emekçileri yarın bordro yakacak

Birkan BULUT
Ankara

Kamu emekçileri ile hükümet arasında yapılacak toplusözleşme görüşmeleri ağustos ayında başlıyor. Geçtiğimiz dönem Memur Sen’in imza attığı ve kamu emekçilerinin zam alamamasına neden olan toplusözleşmeye atıfta bulunan KESK’li yöneticiler, yarın Ankara YKM önünde “Satış sözleşmesi istemiyoruz” diyerek bordro yakacak.

KESK Eş Genel Başkanı Şaziye Köse, toplusözleşme görüşmelerinin hükümetin kurulmadığı bir süreçte yapılacağına dikkat çekti. AKP’nin bu süreci ‘oldu bittiye’ getirmek istediğini belirten Köse, KESK olarak 15 Temmuz’da toplusözleşmeye ilişkin eylemlerini başlatacaklarını dile getirdi. Grev hakkı olmayan bir toplusözleşme sürecinin kamu emekçilerine hayırlı bir sonuç çıkarmayacağını vurgulayan Köse, “Her iki yılda bir toplusözleşme sürecinde uzlaşılmasa bile hakem kuruluna gidiyor ve hakem kurulu da emekçilerden yana bir sonuç çıkarmıyor. Toplusözleşmenin ardından kamu emekçilerinin büyük bir bölümü vergi dilimine giriyor. Vergi dilimiyle yapılan zamlar neredeyse iki katıyla geri alınmış oluyor” dedi. Yetkili konfederasyonun hükümetle birlikte oldu bittiyle “satış sözleşmesini” imzalayabileceğini söyleyen Köse, “Kamu emekçileri bu dönemde bu konfederasyonun gerçek bir emek konfederasyonu olmadığını görmeliler çünkü geçen dönem de bizi çok büyük kayıplara uğratan bir toplusözleşmeye imza attılar. Bu yıl da çok farklı bir tutum almayacaklarını biliyoruz” diye konuştu.

TATİLDE TOPLUSÖZLEŞME OLMAZ!

KESK Ankara Şubeler Platformu Sultan Saygılı, geçen dönemki toplusözleşmenin bayram arifesinde yapılarak “yangından mal kaçırır gibi” imzalandığını söyledi. Ancak bu dönem böyle bir ‘oldu bittiye’ izin vermek istemediklerini belirten Saygılı, kamu emekçilerinin bulunduğu her işyerinde toplu sözleşme talepleri hazırladıklarını, anketler yaptıklarını dile getirdi. Sendika farkı gözetmeksizin tüm çalışanların taleplerinin dikkate alınması gerektiğini ifade eden Saygılı, emekçilere sorulmadan hazırlanan toplusözleşmelere karşı nasıl bir tavır alınması gerektiğini metal işçilerinin gösterdiğini vurguladı. Metal işçilerinin fiili mücadeleyle kendilerine dayatılan toplusözleşmeyi yırtıp attığını söyleyen Saygılı, “Bu yıl hükümetle anlaşacak sendika işyerlerine, üyelerine dayanarak mı oturacak o masaya, yoksa politik dalaverelerle mi? Toplusözleşmenin ağustos ayında yapılmak istenmesi kamu emekçileri tatiliyle ilgili. Hiçbir tepkiyle, muhalefetle karşılaşmak istemiyorlar. Toplusözleşmenin eylül veya ekim ayına ertelenmesini istiyoruz” dedi. Saygılı tüm hizmet kollarında çalışan Ankara’daki kamu emekçilerini 15 Temmuz saat 18.00’de YKM önüne bordro yakmaya çağırdı. 

SAĞLIKTA SORUNLAR DAĞ GİBİ

SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden, geçmişten bu yana toplusözleşmelerin ağustos ayında yapılmasına itirazları olduğunu dile getirdi. Kamu emekçilerinin tatilde olduğu bir süreçte toplusözleşme yapılmasının adil olmadığını belirten Erden, emekçilerin taleplerini savunabilmeleri, gerektiğinde tepki gösterebilmeleri için tatil sürecinde toplusözleşme olamayacağını ifade etti. Tüm kamu emekçisi sendikalarının toplusözleşme masasında muhatap alınması gerektiğini ifade eden Erden, grevli toplusözleşme hakkının da olmazsa olmaz olduğunu söyledi.

Ayrıca sağlık ve sosyal güvenlik emekçilerinin sorunlarının ve taleplerinin saymakla bitmeyeceğini kaydeden Erden, “Sağlık alanı her geçen gün daha fazla piyasaya açılan ve dönüşümle yıkıma uğratılan bir alan. Toplumsal sağlık hizmetinden bahsedemediğimiz bu dönemde 14 kalemde katkı katılım paylarının kaldırılmasını istiyoruz. Para kazanma üzerine endekslenen sağlık sisteminin değiştirilmesi, hasta başına 20 dakika süre ayrılması gerekiyor. Ötelenen koruyucu sağlık hizmetleri başlamalı. İşyeri güvenliğimiz, ücret güvenliğimiz, can güvenliğimiz yok. Tümüyle güvenceli çalışma istiyoruz. Taşeron sistemin kaldırılarak çalışanların kadroya alınmasını istiyoruz. Yoksulluk sınırının çokça altındaki ücretlerimizin arttırılmasını istiyoruz” diyerek başlıca taleplerini sıraladı. Öte yandan sağlığın hiyerarşinin en ağır yaşandığı bir alan olduğuna dikkat çeken Erden, “Sağlığın her kademesinin demokratikleştirilmesini ve sendikaların meslek örgütlerinin bu mekanizmaya daha iyi dahil olmasını istiyoruz. Yöneticilerimizi belli aralıklarla kendimiz seçmek istiyoruz” dedi.

www.evrensel.net