Devleti olmayan topluluk: Rohingyalılar

Devleti olmayan topluluk: Rohingyalılar

Galata Fotoğrafhanesi, bu aralar yeni bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Exiled to Nowhere: Burma’s Rohingya adıyla açılan fotoğraf sergisi, belgesel fotoğrafçı Greg Constantine’e ait.

Ezgi GÖRGÜ
İstanbul 


Galata Fotoğrafhanesi, yeni bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Exiled to Nowhere: Burma’s Rohingya adıyla açılan fotoğraf sergisi, Burma ve Bangladeş’te çekimleri yapan belgesel fotoğrafçı Greg Constantine’e ait. 30 Temmuz’a kadar sürecek sergi, Tünel tarafından kolaylıkla gidilen Galata Fotoğrafhanesi’nde ziyaret edilebilecek. 

Greg Constantine’in Burma ve Bangladeş’te Rohingya halkını gözlemlediği ve fotoğrafladığı karelerin olduğu sergide, Rohingyalıların yaşamını kısıtlayan ‘kimliksizlik’in etkileri görülebilir. 
Kamuoyunda Myanmar’dan kaçarken okyanusta mahsur kalmalarıyla dünyanın dikkatini çeken Rohingya halkı, yaşadıkları topraklarda devletsiz bir topluluk olarak yaşıyor. Rohingya hakkında sınırlı bilgileri de göz önüne alırsak bu sergi sayesinde onlar hakkında bazı bilgiler edinebiliriz. 

40 YILDIR SÜREN GÖÇ
Sergi açılışı sırasında konuştuğumuz fotoğrafçı Greg Constantine, Burma’da yaşayan halkın durumunun çok zor olduğunu, son birkaç ayda yaşanan olayların kamuoyunda yer etmesini ve insanların haberdar olmasını sağladığını kaydediyor. Burma’da 40 yıldan fazladır bu durumun devam ettiği ve 1978’te Bangladeş’e göç edildiğini hatırlatan Constantine, her iki ülkede de fotoğraf çekip, Rohingyalıların yaşamını belgeliyor. Çocukların hem işçilik yaptığı hem de silahlı görüldüğü fotoğraflar için fotoğrafçı, çocukların eğitim ve sağlık hizmeti haklarının olmadığını, doğum belgelerinin dahi olmadığını söylüyor. “Teknik olarak yoklar, devleti olmayan bir topluluk” diyor. Constantine, Rohingyalıların Burma hükümeti tarafından 1982’de vatandaşlık haklarının ellerinden alındığını ve hiçbir ülkede vatandaşlık haklarının olmadığını söylüyor. 

KADINLAR İÇİN DAHA ZOR
Constenstine, bu nedenle seyahat etme, çalışma, evlenme, çocuk sahibi olma, mülk edinme hakları gibi temel hakların Rohingyalılar için geçerli olmadığını belirtiyor. Burma’da Rohingya halkının istendiği zaman hapse atılabildiğini ve özgürlüklerinin ellerinden alınabildiğini anlatan Constantine, kadınların daha zor şartlara maruz kaldığını ve bu sebeple insanların Malezya’ya göç ettiğini söylüyor. Sadece ekonomik sebeplerden dolayı Malezya’ya göç edilmediğini ve ailelerine gelecek sağlamak için tek yolun bu olduğunu düşündüklerini anlatıyor Constenstine. 

Geçtiğimiz yıl son 3-4 seneye göre daha çok sayıda kadın ve çocuğun teknelerle Malezya’da olan yakınlarının yanına gittiğini aktaran Constenstine,  bu yolculukların medyadaki gibi çok zor şartlarda yapıldığını birçok ölüm yaşandığını dile getiriyor. Fotoğrafları çekmeden önce halkın yaşamını yakından izlediğini belirten Constantine, belgesel ağırlıklı fotoğraflarla Rohingya halkının günlük yaşamını açığa çıkarmayı başarımaya çalıştığını ifade ediyor.  

SANKİ BU DÜNYADA HİÇ YAŞAMAMIŞ GİBİ... 
FOTOĞRAFLARIN hepsinin önemli olduğunu dile getiren Constantine, iki fotoğrafının kendisi için ayrı bir önemi olduğunu anlatıyor. Hikayesini kendi ağzından dinleyelim...
‘Sergide iki fotoğraf var, Bangladeş’te çektiğim. Birincisinde bir anne ağlıyor, ikincisinde de  anne, oğlu gömülürken ona veda ediyor. Oğlunun adı Sultan Ahmet, aslında çok kolaylıkla tedavi edilebilen tifo yüzünden öldü. 2 yıldır o aileyi ve yaşadıkları topluluğu tanıyordum, o yüzden bütün gün fotoğraf çekmeme izin verdiler. Çocuk gömüldükten sonra babası “Oğlum Burma’da hiçbir kimliği olmadan doğdu ve Bangladeş’te hiçbir kimliği olmadan da öldü. Sanki hiçbir zaman bu dünyada yaşamamış gibi oldu” O yüzden her sergide o fotoğrafı gösteriyorum mutlaka...’

 
 

 

 

www.evrensel.net