Barış Bloku umut oldu

Barış Bloku umut oldu

Cansu PİŞKİN
Ezgi GÖRGÜ
İstanbu
l

Sarayın ve hükümetin Ortadoğu’da izlediği savaş güdümlü politikaların ülkeyi ateş çemberine atacağını düşünen çok sayıda parti, dernek, sendika, meslek ve sivil toplum örgütleri savaşa karşı Barış Blokunu kurdu. Blok içinde yer alan emek ve demokrasi güçleri, Barış Blokunun savaş koalisyonuna karşı tutumunun Ortadoğu’da, Suriye’de ve Kürdistan’da etkin bir rol oynayacağına ve olası bir savaşın önüne geçeceğine inanıyor. 

‘BARIŞ BLOKUNDA YER ALMAK ONURLU BİR DURUŞTUR’

Barış Blokunun ülke, bölge ve dünya açısından önemli bir oluşum olduğunu vurgulayan Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Mali Sekreteri Sedat Yılmaz, medyanın kullandığı savaş dilinin, ülkeyi sonucunun nereye varacağı belli olmayan bir savaşa sürüklediğini söyledi. Toplumdaki huzur, güven ve yaşam kalitesinin artması hususunda gazetecilerin katkısının önemine değinen Yılmaz, “Gazetecilik toplumsal bir meslektir. Gazeteci toplumun ihtiyaç, istek ve beklentilerini esas almalı ve bu yönde hareket etmelidir. Toplumun çevresinde olan şeylere doğru reaksiyon göstermesinin yolu medyadır. Eğer medya savaş çığırtkanlığı yapar, kin ve nefret dilini kullanırsa huzur, güven ve kardeşlik tesis etmesi gereken yerde, çatışma yaratır. Medya toplumun barış isteğine cevap olabilecek bir çizgi izlemeli. TGS tam da bu noktada barışı esas alıyor. Bu anlamda Barış Bloku içinde yer almayı uygun gördük” dedi. 

BARIŞ BLOKU SAVAŞA KARŞI SİPER OLMALI

Barış Blokunun kurucularından Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, dernek olarak üzerlerine düşen tüm sorumlulukları yerine getireceklerini belirterek, “Biz nerede hak ihlali varsa orada oluruz. Ayrım yapmaksızın 72 millete bir gözle bakan insanlarız. Barış Blokundan ilk bahsettiklerinde başka kimlerin olduğunu sormadım bile. Çünkü savaş karşıtı bir blokta yanında duran örgüt önemli değil amaç önemli” dedi. ‘90’lı yıllarda savaşa karşı başlatılan ‘Barış için 1 milyon imza’ gibi etkili  kampanyaların başlatılabilmesi ve etkin bir çalışmayla Barış Blokunun başarılı olacağını söyleyen  Kaplan, sokakta ve sınırda eylem yapmadan yalnızca basın açıklamalarıyla bu karşıtlığın sürdürülmesi durumunda Blokun başarısız olacağını ifade etti.  

‘İSLAM DEVLETİN TEKELİNE GEÇMİŞTİR’

Kürdistan ve Suriye’deki savaşı durdurmak ve İslam adına öldürmeyi hak gören algıyı değiştirmek için Barış Blokuna destek olduklarını açıklayan Demokratik İslam Kongresi Şûra Üyesi Ekrem Baran, “DAİŞ ve el Nusra gibi paramiliter güçler İslam adına öldürdüklerini söylüyor. Bu İslam dinine bir hakarettir. Bu İslam olarak kabul edilemez. Çünkü Peygamber Efendimiz barış ve ortak yaşam, halklar ve inançların bir arada yaşaması için mücadele etmiştir. İslam devletin ve şahısların tekeline girdiği için rotasını kaybetmiştir” dedi.

‘BARIŞ BLOKU HAREKETE DÖNÜŞTÜRÜLMELİ’

‘Aydınlar yeryüzünde barışın kendi vicdanlarından ötede bir yerde olmadığını bilmeli, her aydın bu bilinç ve duyarlılıkla başkalarının yaralarına da bakabilmelidir’ diyen Türkiye Yazarlar Sendikasından Mustafa Köz, savaşların ancak bu bilinçle ve aydın eylemliliğiyle durdurulabileceğini ifade etti.  

Köz, “Barış isteği yeryüzünde yeni bir istek değil, bütün halklar için dünyanın her yerinde irili ufaklı savaşlar oluyor. Çoktandır da Ortadoğu bir yangının içinde. Yazarlar Sendikası ve tüm kitle örgütleri barış isteğinin sürekli olması gerektiğinin bilincinde olmalıdır. Yarın başka bir yerde başka bir savaşın olmayacağını kim söyleyebilir ki? Bu nedenle oluşan Barış Bloku, sürekli bir harekete dönüştürülebilmelidir. TYS de yeni dönemde her zaman barış isteğini gündeminde tutacaktır ve barış için sürekli eylem çalışmaları yapacaktır. Bundan sonra bir barış dosyası hazırlayacağız. Kadıköy’de meydan okumaları yapıyorduk, barış isteğini yineleyen eylemlere dönüştürüp, TYS Meydan Okumaları barış eylemleri olacak” dedi. 

www.evrensel.net