Avrupa’nın  Yunan halkıyla imtihanı

Avrupa’nın Yunan halkıyla imtihanı

Yunanistan’da 5 Temmuz Pazar günü yapılan referandumun sonuçları öğretici. 25 yaşın altında olanların yüzde 85’i, 35 yaşının altında olanların yüzde 78’i, öğrencilerin yüzde 85’i, işsizlerin yüzde 73’ü, kadınların yüzde 62’si, ekonomik sıkıntı çekenlerin yüzde 63’ü vs… hayır oyu kullandı. 5 yıldır kemer sıkma politikaları dayatılan Yunanistan halkı artık kemeri çekemez hale geldi. Yunan halkı tehditlere boyun eğmedi, ama bankaların önünde uzayan kuyruklar da büyük bir tedirginliğin olduğunu gösteriyor. 
Yunanistan’ın referandumu şimdi Avrupa’yı yönetenler açısından “kötü bir örnek” olarak ortada duruyor. Merkeller, Hollandelar, Junkerler bunun yaygınlaşmasını engellemenin derdindeler. Sırf  bu nedenle Yunanistan’ı avro para biriminden çıkartabilecekleri tartışılan seçenekler arasında ve bu imkansız değil. 

BRICS’TEN DESTEK TEKLİFİ

Diğer taraftan ise Yunanistan’ın Rusya’ya yakınlaşması, BRICS ülkelerinin kurduğu bankanın tam üyesi olma önerisinin gelmesi, Çin’in yatırım sözü vermesi de Avrupa emperyalistlerini tedirgin etmiyor değil. Rusya ve Çin’e yakınlaşacak bir Avrupa ülkesinin daha fazla sorun yaratacağının da farkındalar. Üstelik mesele sadece AB’ye sınırlı da değil. Geçenlerde Beyaz Saray’ın eski dış işleri danışmanı ünlü Zbigniew Brzezinski’nin bir açıklaması ABD’nin de soruna siyasi nedenlerden dolayı doğrudan müdahil olabileceğini ortaya koydu: “Moskova’nın dostu bir Yunanistan NATO’nun harekete geçme kapasitesini felce uğratabilir” 


TARİH BÖYLE YAZILIR

Ulrike HERMANN
TAZ

Referandumun sonucu hiçbir tereddüt bırakmayacak kadar açık: Artık Avrupa Merkez Bankası, Yunanistan hükümetiyle birlikte oturup soruna çözüm bulmak zorunda... 

Yunanlıların ‘Hayır’ sonucu resmen bir sansasyon. Bundan sonra olabilecekler henüz belirsiz olmasına rağmen bir dünya tarihi yazıldı. Açık olan başka bir şey de AB devlerinin bu sonucu provokasyon olarak algılamaları. Bu nedenle inşallah aşırı duygusal davranıp Yunanistan’ın Avro Bölgesi ve AB’den çıkarılması senaryosuyla karşımıza çıkmazlar.

Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’ın mesajı da açıktı: O, AB’den ayrılmaktan yana olduğu için ‘hayır’ denmesini istemedi. Amacı Troyka’yı pazarlığa zorlayıp geri adım atmasını sağlamaktı. Avrupalılar şimdiye kadar kımıldamadılar, Çipras’a da Samaras’a dayattıkları ve onun kabul ettiği tasarruf listesini sundular.
Avro Bölgesi’nde reform çizgisinden vazgeçmeden tavizler verilmesi için çok sayıda olanak mevcut. Ayrıca Troyka’nın tasarruf politikasının çözüm getirmediği, ülkedeki krizi daha da derinleştirdiği herkes tarafından biliniyor. 

Avro Bölgesi, Yunanların isteklerini dikkate alırsa akıllı davranmış olur. Bunu yaparken yüzünü korumak ya da tükürdüğünü yalamadan bu işi yapmak o kadar zor değil. Şekilsel olarak önümüzdeki iki yılda 8 milyar avro olarak belirlenmiş tasarruf önlemlerinden vazgeçilmeden aynı hacımda yatırım yapılacağı garantisi verilebilir. Yunanistan’da yatırım yapılacak o kadar anlamlı alan var ki örneğin yeterince rüzgar ve güneş olmasına rağmen enerji ihtiyacı için hâlâ petrol ithal edilmekte. Ancak avro devleri Çipras’ın başarısını kabul edemedikleri ve dünyaya kendilerinin haklı olduğunu gösterebilmek için akıllarını devre dışı bırakarak Grexit senaryosunu sürdürebilirler. 

Teknik olarak bu oldukça kolay: Avrupa Merkez Bankası, Yunan bankalarına verdiği acil kredileri keser ya da dondurursa piyasada gereken para dolaşımını sağlayacak kadar avro olmadığından Yunanistan otomatik olarak paralel bir para birimine geçmiş olur. 

Avro devleri, referandum öncesi, Grexit’in tehlikeli olmadığı koca yalanını ileri sürdüler. Grexit’in yol açacağı riskler tahmin edilemeyecek kadar büyük. Avrupa finans pazarları şimdiden iddiaya girdikleri için yeni bir krizde kurallara uymadığı iddia edilerek yeni bir Avro Bölgesi ülkesinin bölgeden atılması kaçınılmaz. İşte Yunanlar böyle dünya tarihi yazdılar... 

(Çeviren: Semra Çelik)


AH KEŞKE ŞU HALKLAR SESSİZ SEDASIZ KALSA

Patrick APEL-MULLER
Humanite 

Avro Grubu’na önerilerini sunmadan önce Aleksis Çipras ilk önce sözlerini Avrupa Parlamentosuna, onun aracılığıyla da kıta halklarına ayırdı. Brüksel’de kimi hükümdar başpiskoposlar bunu hiç uygun bulmadılar, tıpkı “solcu-Marksist-milliyetçi bir devrimi” geçenlerde lanetleyen Le Monde gazetesinin, referandumu pimi çekilmiş bir el bombasına benzetmesi gibi. Aynı gazete perşembe günü manşetine “Boşanmadan Önce Geri Sayım” başlığını atmıştı. Görülen bu kişilerin Avrupa sevdaları sadece halk tarafından rahatsız edilmeyerek mali piyasa kazandıkça atıyor. Onlar demokratik yöntem ve milletin egemenliğin olacağına, tıpkı geçen yüzyılda karanlık bir havada patlayan kara şimşekleri andırırcasına, ülkeler arası kin ve aşırı sağın yükselmesini tercih ederiz diyorlar. 

Strasburg meclisinde Yunanistan Başbakanının belirttiklerine kimse itiraz edemezdi: “Son 5 yıl içinde ülkem kemer sıkma politikalarının denendiği yer haline getirildi, ama deney başarısız sonuçlandı”. Kuşkusuz başka yerlerde de bu denemeler yapıldı. Atina’nın ilan ettiği ve hâlâ hayata geçirmek istediği “Devleti modernleştirme için oligark ve kartellere karşı, vergide sahtekarlık ve vergi kaçakçılığına karşı mücadele” Fransız halkında, Juncker’in çok uluslu tekeller lehine zehirli vergi operasyonları ve Angela Merkel’in kemer sıkma saplantılarına göre çok daha fazla destek alıyor. 

İşte kıtanın tüm oligarkları için tehlike de tam da burada yatıyor: Emeği özgürce sömürebilmelerine engel olacak politikanın yeniden meşruiyet kazanması ve güçlenmesi. Bu nedenden dolayı kötü örneğin yayılmasına engel olmak için Avrupa’nın bir parçasını kesmeye hazırlar. Küçük basın erlerini de bunu yapabilmek için görevlendirdiler. Ah keşke şu halk sessiz sedasız yerinde dursa diye dert yanıyorlar. 

(Çeviren : Deniz Uztopal)


YUNANİSTAN’IN YENİ BİR HÜKÜMETE İHTİYACI VAR

Daily Telegraph 
Başyazı

Referandum çağrısı yaparak Aleksis Çipras ve sol partisi olan SYRIZA hükümeti ülkenin ve halkın çıkarını tehlikeye attı. Yunanistan daha fazlasına layık.

Yunan halkı yanlış yönlendirildi. Yıllar boyunca ve defalarca kandırıldı. Siyasetçiler Yunan halkına her şeyi elde edebileceklerini söylediler, mesela kısa çalışma saatleri, erken emeklilik, yüklü sosyal yardım ve seçenekli vergi ödemeler olacağı konusunda sözler verildi. Daha sonra, Brüksel’le gizli kapaklı iş çevirerek, Avrupa Birliği’nden ve avrodan çok iyi yararlanabileceklerini ama AB üyeliğinin getirdiği ekonomik sıkıntılar ve tavizler konusunda yüzleşmeyeceği söylendi.

Daha yakınlarda SYRIZA hükümeti tarafından yanlış yönlendirildiler. SYRIZA hükümeti kendi başarısızlıklarını ve çocuk gibi davranmalarını başkalarını suçlayarak aklamak istediler. Yunanistan’a borç verenlerin davranışı kusursuz demek doğru değil ama asıl sorun Aleksis Çipras’ın ülkenin mali krizi konusunda yanlış bir yöntem izlemesi Yunanları bu hafta felaketin eşiğine getirdi.

SYRIZA bu aldatmacaya referandum öncesi devam etti ve Yunan halkına hayır oyu kullanmanın doğru bir seçenek olduğunu söyledi. Bu kadar borçlu bir ülkenin, borç verenlerle bir anlaşmayı sağlamayı reddetmesi çok hayalci ve sorumsuz bir davranış.

Sayın Çipras seçmenlere hayır oyu kullanmanın Avro Bölgesi’nden çıkmanın anlamına gelmediğini ve bunun gerçekleşmesinin çok küçük bir ihtimal olduğunu söylemesi tam bir sorumsuzluktu. Çipras da biliyor ki Almanların Yunanistan’a karşı çok az tahammülleri kaldı ve seçmenlere çağrı yaptığı referandum konusunda ve getireceği sonuçlar açısından daha samimi olmalıydı.

Yunanların “Oxi” sonucunu ve Avrupa yerine bu çalkantılı dönemde büyük ve derin bir okyanusu neden seçtiklerini anlamak için kısa süredeki gelişmeleri iyi anlamak gerekiyor.

Hayır oyu Avrupa Merkez Bankasını bir çıkmaza sokuyor. Merkez Bankasının Yunan banka sistemine yüklü sermaye enjekte etmesi gerekiyor yoksa ekonomi çökecek ve Yunanistan avrodan kötü bir şekilde çıkacak. Dış piyasalardaki kıyameti engellemek için AB ve Avrupa Merkez Bankası yöneticileri kendi planlarını derhal açıklamalı.

SYRIZA hükümetin söyledikleri masalların aksine Yunanlar için sefalet devam edecek ve Yunanların sorunu çözmesi sancılı olacak. Çipras’a gelince kendini şu an zaferi kazanmış gibi görüyor ama asıl gerçeklilik Yunanistan’ın acil bir şekilde yeni bir hükümete ihtiyacı var ve bu yeni hükümet halkına sorunları ve çözümü konusunda çok daha açık olmalı. Yunanistan’ın Çipras ve onun siyasi partisinden daha iyisine asıl şimdi çok ihtiyaçları var.

(Çeviren: Çağdaş Canbolat)

Son Düzenlenme Tarihi: 11 Temmuz 2015 09:52
www.evrensel.net