Bingöl suikastı iddianamesi kabul edildi

Bingöl suikastı iddianamesi kabul edildi

Yasin KOBULAN

Bingöl Emniyet Müdür Yardımcısı Atıf Şahin ve koruma polislerinden Komiser Hüseyin Hatipoğlu'nun yaşamını yitirdiği silahlı saldırıya ilişkin hazırlanan iddianamede, tutuklu sanık Umut Savaş Koçyiğit için 3 defa ağırlaştırılmış müebbet ve 30 yıl hapis cezası istendi. Skandallarla dolu davada, alkollü bir kişinin beyanları sonucu tutuklanan Koçyiğit'in kullandığı telefonun sinyali ve Mobese kayıtları, Koçyiğit'in saldırı esnasında olay yerinden uzakta olduğu ortaya çıkmıştı. 

Bingöl'de 9 Ekim gecesi kent merkezinde Emniyet Müdür Yardımcısı Atıf Şahin ve koruma polislerinden Komiser Hüseyin Hatipoğlu'nun yaşamını yitirdiği silahlı saldırıya ilişkin Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, Bingöl Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Bingöl İl Emniyet Müdürü Atalay Ülker ile Mehduh Burak İnanan, Muharrem Ay ve Uğur adlı polislerin mağdur gösterildiği iddianamede, olay yerinde elde edilen mermiler üzerinde Diyarbakır Kriminal Polis Labaratuvarı Müdürlüğü tarafından yapılan incelemede, Atıf Şahin ve Hüseyin Hatipoğlu'nun aynı silahtan çıkan ve 7.62x39 çapa sahip mermilerle yaşamını yitirdiğine yer verilirken, suikasta kullanılan silahın Kalashnikov marka silah olduğu belirtildi.

Yine olay günü kentte bulunan tüm kamera ve mobese kayıtları üzerinde Ankara Kriminal Polis Labaratuvarı'nca yapılan incelemelerde, saldırıda kullanılan aracın rengine, Modeline ve kroserine uygun bir aracın tespit edilmeye çalışıldığına yer vererek, 23 HU 780 plakalı aracın görüntülerde yer alan araca benzerlik gösterdiğine yer verildi. İddianamede, daha sonra tespit edildiği belirtilen ve saldırıyı yapanlar tarafından kullanıldığı iddia edilen 23 HU 780 plakalı Renault Fluence marka aracın sahibi Yusuf Ziya Ertuğrul'un verdiği beyanlarında, arabasının alıkonulduğu saatlerde üniversite arkasında bulunan vadide alkol aldığını yanına gelen kişileri karanlıktan kaynaklı yüzlerini görmediğini, ancak emniyette sorgusunda kendisine gösterilen fotoğraflarda Umut Savaş Koçyiğit'i tanıdığını ifade ettiğine yer verildi. Arabasına alıkoyanların çok sayıda kişi olduğunu iddia eden Ertuğrul'un sadece Koçyiğit'in yüzünü hatırlaması dikkat çekti. Ertuğrul, beyanlarında olayın olduğu gün sarhoş olduğunu kaydetmesine rağmen Koçyiğit hakkında detaylı bilgiler vermesi de dikkat çekti. 

Suikast olayına ilişkin daha önce de skandallar birbirini izlemiş ve bu skandallar dönemin Başbakanı ve Cumhurbaşkanı'nın söylemlerine kadar yansımıştı. Olayın üzerinden daha saatler geçmeden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan "Failleri cezalandırıldı" ve Başbakan Ahmet Davutoğlu ise, "Bu işin failleri konumundaki teröristler 1-2 saat içinde cezalandırıldılar" açıklamasında bulunmuştu. Ancak polislere dönük saldırıda kullanılan silahlar ile infaz edilen HPG'lilerin üzerinden çıkan silahlar birbiriyle örtüşmediğine dair hazırlanan balistik rapor, uzun süre kamuoyundan gizlendikten sonra açıklanmıştı. 

MAHKEME TAHLİYE ETMİŞTİ

Umut Savaş Koçyiğit, Erhan Şenyuva ve Ali Kılıçgedik olayla bağlantılı oldukları gerekçesiyle gözaltına alınmıştı. Koçyiğit, olaydan 3 ay sonra mahkeme tarafından tahliye edilirken, davaya bakan mahkeme, soruşturmayı yürüten savcıların saldırıya aydınlatmak için hiçbir çaba sarf etmediğini vurgulamıştı. Tahliye edilen Koçyiğit, daha sonra ikinci kez gözaltına alınmış, olaya karıştığına dair somut delil olmadığı için yine serbest bırakılmıştı.

ALKOLLÜ BEYANLAR 6 AY SONRA GEÇERLİ OLDU

Ancak 6 ay sonra Mersin'in Tarsus ilçesinde yapılan baskın sonucunda tekrardan gözaltına alınan Koçyiğit, tanık beyanları doğrultusunda tutuklanarak, Bingöl Kapalı Cezaevi'ne gönderildi. Koçyiğit'in tutuklanmasında beyanları esas alınan kişi ise, emniyet amirlerinin öldürülmesinde kullanılan aracın sahibi Yusuf Ziya Ertuğrul. Beyanlarında aracın kendisinden alıkonulduğu gün sarhoş olduğunu kaydeden Ertuğrul, sarhoş kafayla olayın oluşuna ait 4 sayfa detaylı bilgiler vermesi ve saniye saniye her şeyi ifade etmesi dikkat çekti.

FOTOĞRAF TEŞHİSİ SKANDAL

Ertuğrul'un TEM'de yaptığı fotoğraf teşhislerinde önüne konulan resimler içerisinde Koçyiğit'i teşhis etmesi ise ayrı bir skandal. Aracını alıkoyup kendisini bağlayanlar arasında "bıyıklı ve sakallı" birisinin olduğunu iddia eden Ertuğrul'un fotoğraf teşhisinde önüne konulan 7 resimden sadece Koçyiğit'in resminin sakallı olması, diğer resimlerdeki kişilerin ise yeni tıraş olmuş olarak konulduğu ortaya çıktı.

TELEFON SİNYALİ VE MOBESE KAYITLARI YALANLIYOR

Hazırlanan dosyada dikkat çeken bir diğer nokta ise, Koçyiğit'in kullandığı telefonun, olayın yaşandığı sırada olaydan uzak ve ters bir yerden sinyal vermesi. Yine olayın yaşandığı sırada Koçyiğit'in olayın yaşandığı Dörtyol civarında olmadığı, olay yerinden kaç kilometre uzaklıkta bulunan 5 yol civarında olduğu da Mobese kayıtlarında görülüyor.

DELİL YOK CEZA VAR 

Emniyet amirlerinin öldürülmesinde yer aldığına dair hiçbir belge olmamasına, tam tersine olayla bağlantısı olmadığına dair deliler olmasına rağmen Koçyiğit hakkında iddianamede, "devletin birlik ve bütünlüğünü bozma", "kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme" iddiasıyla 3 defa ağırlaştırılmış müebbet ve "kasten öldürmeye teşebbüs" iddiasıyla da 30 yıl hapis cezası istendi. (Bingöl/DİHA)

Son Düzenlenme Tarihi: 10 Temmuz 2015 17:17
www.evrensel.net