Yunan emekçiler asla yalnız yürümeyecek

Yunan emekçiler asla yalnız yürümeyecek

Elif ÇUHADAR
Eğitim Sen Genel Eğitim Sekreteri

Yunanistan Orta Öğretim Sendikasının (OLME) 17. Genel Kuruluna sendikamızı temsilen sendikal ve enternasyonal dayanışma duygularımızla katıldık. Eğitim Enternasyonaline üye sendikalardan Fransa, Almanya, Portekiz, İspanya, Sırbistan, İngiltere, Arjantin gibi 10’dan fazla eğitim sendikası da aynı duygularla oradaydı.

Kongre Yunan halkı ve emekçileri için önemli bir tartışma, gelecekleri için karar alma sürecine de denk gelmesi bakımından bize farklı gözlem ve tartışmaları izleme olanağı da sundu.

Yunan emekçiler, sermayenin içinden çıkılmaz hale getirdiği bugün ve yarınlarına dair söz söyleme hakkına sahip olma sevincini yaşamaktaydılar. Bir eğitim emekçisi “35 yıldır tüm Yunan hükümetleri uluslararası para kuruluşlarına ve birliklere hep ‘evet efendim’ dediler. SYRIZA’nın farkı ise ‘Biraz düşünelim’ oldu. Bugün bize söyledikleri 30-40 yıl boyunca ödememiz gereken borç yüküdür. Çocuklarımızın geleceğine koyulan ipotektir. Referandumda ‘hayır’ın çıkması hükümetin elini güçlendirecek, daha onurlu bir duruşun yaşanacağını bekliyoruz” diye anlatıyor.

YUNAN EMEKÇİLERİNİN 4 TALEBİ

OLME Genel Başkanı Themis Kotsifakis açılış konuşmasında, Yunanistan’a AB tarafından verilen yaptırım metni ve onun dramatik sonuçları üzerinde durdu. Konuşmasında şunlara dikkat çekti: “Yüzde 60 işsizlik var. AB ve IMF’nin bizlere önerdiği politikaların durdurulması açıktır. Sendika olarak bizim dört talebimiz var.
*Önerilen ekonomi politikalarına hayır denmeli
*Tüm emekçilerin ortak çıkarlarına karşı her politik tutumla mücadele. Biz kamu okullarını savunacak, eğitim bütçesinde kesinti yapılmaması, harcamaların bütçeden karşılanması mücadelesini sürdüreceğiz.
*Eğitim içeriğinin önemi
*Öğretmen istihdamı ve istihdam koşullarındaki değişikliklere karşı mücadele”

OLME 90. kuruluş yılını 2014’de kutlamış 1924’den beri yürüttükleri emek mücadelesi ile de ETUC (Avrupa Sendikalar Konfederasyonu) tarafından ödüllendirildiklerini belirten Kotsifakis, OLME’nin bütün öğrenciler için ücretsiz eğitim hakkı, öğretmenler için kadrolu ve güvenceli iş ve yaşanabilecek bir ücret mücadelesini verdiğini belirtti.

Kongrede konuşan delegelerinde ana gündemi de referandum oldu. İki farklı görüş kürsüden dile getirildi. Yunanistan Komünist Partisi üyeleri boykotla birlikte AB’den tamamen çıkılması düşüncesi üzerinde dururken, büyük bir delege çoğunluğu ‘hayır’ denmesinde hem fikirdi.

EĞİTİME SERMAYE MÜDAHALESİ HER YERDE HIZ KAZANDI

Kongrenin ikinci gününde dışarıdan gelen konukların konuşmaları yapıldı. Pek çok ülkede eğitimin sermaye tarafından yeniden yapılandırılma uygulamalarının hız kazandığına, sermaye güçleri ve onun temsilcisi hükümetlerin eğitimin piyasaya açılması konusunda nasıl hem fikir olduklarını gördük. Eğitim Sen ve Türkiye adına kürsüye çağrıldığımızda Yunan eğitim emekçisi delegelerin coşkulu alkışları ve divanın Türkçe “hoş geldiniz” sözleri ile karşılandık.

Yunan emekçilere özetle şöyle seslendik: “Son birkaç on yıl içinde sermayenin giderek şiddetlenen saldırıları karşısında emekçilerin sınıf örgütü olan sendikalara önemli görevler düşüyor. Tıpkı ülkenizde olduğu gibi, Türkiye’de de son yıllarda eğitimde, sağlıkta ve diğer kamu alanlarında yoğun özelleştirme uygulamaları hayata geçirildi. Eğitim sistemimiz bir taraftan hızla piyasa ilişkileri içine çekilip özelleştirilmek istenirken, diğer taraftan dini eğitim uygulamaları ile kuşatılmak isteniyor”
OLME’nin kardeş sendikası Eğitim Sen olarak Türkiye ve Yunanistan halkları ekonomik ve siyasal anlamda benzer süreçleri yaşıyoruz. Türkiye’de kamusal, demokratik, bilimsel, laik ve ana dilinde eğitim mücadelesi verirken, sizlerle ortak taleplere sahip olduğumuzun farkındayız. Sermayenin giderek artan saldırılarına karşı sendikalarımız aracılığıyla tek tek ülkeler düzeyinde verdiğimiz mücadelenin ortaklaşması ve enternasyonal bir karakter kazanması hem bizleri, hem de sermayeye karşı yürüttüğümüz sınıf mücadelesini daha güçlü kılacaktır.

Bizler Yunanistan’da mücadele eden öğretmen yoldaşlarımız ile dayanışmayı ve onların yanında olmayı sürdüreceğiz. Geçmişte kaybettiğimiz haklarımızı yeniden kazanmak isteyen tüm emekçileri zorlu bir mücadele süreci bekliyor. Her türlü sosyal kesinti ve kemer sıkma politikalarına karşı haklı taleplerimizin gerçekleşmesi için yürüteceğimiz bu mücadelede, Türkiye ve Yunanistan halkları olarak asla yalnız yürümeyeceğimiz bilinmelidir.”

Görülen o ki sermaye ve onun saldırıları arttıkça enternasyonal dayanışma giderek önem kazanacaktır.

www.evrensel.net