Tarım işçisi çocuklar: Sonumuzun aynı olmasından korkuyoruz

Tarım işçisi çocuklar: Sonumuzun aynı olmasından korkuyoruz

Manisa'nın Gölmarmara ilçesinde meydana gelen kazada yaşamını yitiren 17 yaşındaki Burak Kaya'nın kendisi gibi mevsimlik tarım işçisi olan aynı yaşlardaki arkadaşları, sonlarının yitirdikleri arkadaşları Burak ve diğerleri gibi olmasından korktuklarını ifade etti.

Türkiye'de yaklaşık 1,2-1,5 milyon nüfusluk mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı en önemli sıkıntıların başında eğitim, sağlık, sosyal güvence, ücret düşüklüğü, barınma ve yerleşim problemleri gelirken, maddi sıkıntılar nedeniyle göç eden ailelerin çocukları da aynı ağır çalışma koşullarına dahil oluyor. Dünyada çocuk işçiliğin yüzde 70'ini tarım sektöründe çalışan çocuklar oluşturduğu gibi Türkiye'de de çocuk işçiliğinin yüzde 40'tan fazla bir oranının mevsimlik tarım emekçisi olarak çalışan çocuklar oluşturuyor. Üstelik bu çocukların büyük bir bölümü de 15 yaşın altında. Bu yüzden de büyükler için risk oluşturan güvencesiz ve iş güvenliğinden yoksun çalışma koşulları, çocuklar için iki kat daha fazla tehlike arz ediyor.

Manisa'nın Gölmarmara ilçesine bağlı Çökelek köyünde mevsimlik tarım işçilerini taşıyan kamyonetin süt tankeri ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada yaşamını yitiren 15 mevsimlik tarım emekçisinden birinin çocuk olması, Türkiye'de çocuk işçilerin de en az büyükler kadar tehlikede olduğunu ortaya koyan karşılaşılan en yakın acı örnek.
Kazada annesi Nurdane Kaya ile birlikte yaşamını yitiren 17 yaşındaki Burak Kaya'nın kendisiyle aynı işi yapan aynı yaşlardaki arkadaşları, bir yandan yas tutarken, diğer yandan da akıllarındaki "Biz de böyle mi öleceğiz" sorusuna cevap arıyor.
Arkadaşlarının ölümünün ardından daha da tedirgin olan mevsimlik tarım işçisi çocuklar, yaşadıkları zorlukları ve çalışma koşullarını anlattı.
Mevsimlik tarım işçisi olarak her yaz ailesi ile birlikte Siirt'ten Manisa'ya gelen 17 yaşındaki G.T., her sabah saat 05.00'te uyandıklarını ve arkadaşlarıyla beraber kamyonete doluşup yola çıktıklarını söyledi.
Günde 8-9 saat güneşin altında çalıştıklarını belirten G.T., herhangi bir sağlık problemi yaşadıklarında ise kendi imkanları ile hastaneye gittiklerini dile getirdi. Yaşanan son kazanın ardından tedirgin olduklarını söyleyen G.T., bu tedirginlikleri ile birlikte içerisinde bulundukları çaresizliği "Mecbur olmasak yapmayız, ama mecburuz. Sonumuzun onlar gibi olmasından korkuyoruz" sözleriyle dile getirdi.

'TATİLİMİ BÖYLE DEĞERLENDİRMEYE MECBURUM'
Onun gibi 16 yaşındaki U.B. de maddi durumları kötü olduğu için ailesiyle birlikte Batman'dan Manisa'ya geldiklerini söyledi.
Aile büyükleri gibi kendisinin de tarlada çalıştığını ve çapa yaptığını belirten U.T., uzun yıllardır ailesiyle birlikte bu işi yapması nedeniyle tatilin ne olduğunu bilmediğini de paylaştı. "Okuyorum, o yüzden yaz tatillerinde çalışmaya mecburum" diyen U.B, devamında da şunları söyledi: "Burada çapa yapıyorum. Sabah 6.30 da işe başlıyorum. Ailemizle geliyoruz. Burada 3 ay çalışıyoruz ve dönüyoruz. Dayıbaşı ve çavuş bizi çalıştırıyor. Günlük 40 TL alıyoruz. 20-25 kişi bir kamyonete doluşuyoruz. Korkuyoruz ama çalışıyoruz."

'YARIN NE OLACAĞIMIZ BELLİ DEĞİL'
Maddi zorluklar nedeniyle bu işi yapmak zorunda olduklarını ve tedirgin çalıştıklarını dile getiren 17 yaşındaki A.B. ise, yaklaşık 4 yıldır çalıştığı bu işte her gün üzeri açık bir kamyonetle, kalabalık bir şekilde çalıştıkları tarlaya getirildiklerini aktardı.
Ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olmalarına rağmen güvencesiz bir şekilde çalıştırıldıklarını söyleyen A.B., "Yarın ne olacağımız belli değil. Ancak çalışmaya devam edeceğiz" dedi. (DİHA)

Manisa'da katliam gibi kaza: 15 tarım işçisi öldü

Kazadan 24 saat bile geçmeden işçiler yine traktörlerin römorklarında

www.evrensel.net