İçine kurt düşen kadınlar

İçine kurt düşen kadınlar

Sevda AYDIN
İstanbul

Feminist Yazar Tülin Tankut yayımlanmış öykülerinden oluşan bir seçkiyi “Ne Zaman Ki İçime Bir Kurt Düştü” başlığıyla bir araya getirdi. Öykülerin başrolünde kadınlar var, kıstırıldığı hayatında mutsuz, umutsuz, güçsüz kalmış pek çok kadın, “içine bir kurt düşünce” umudun ışığını da yakalamış oluyor.

Kimisinin karşısına bu “kurt” bütün gününü olur da kocası arar diye telefon başındayken ansızın geliyor, kimisine süründüğü kolonyanın bile hesabını soran kocanın deli gözlerinde beliriveriyor, kimisi ise sadece boşanmak istediği için yaşadığı değişimleri, sırt çeviren dostların gidişinde, bakışı değişen gözlerde... 

“Ne Zaman Ki İçime Bir Kurt Düştü”, cümle olarak da insana koyu karanlığın ardından gelen yumuşak bir ışığın varlığı hissini veriyor. Öykülerdeki kadınların yaşadıkları, yıllarca biriktirdikleri, aşağılanmaktan, hor görülmekten, görülmemekten duydukları tiksinti işte bu içe düşen kurtla bir bir ortalığa saçılıyor. İşte o an saatlerce beklediği telefon deli gibi çalarken, dışarıdan gelen bir “yeşillikçiyle” sohbet etmenin keyfine karışıyor; “Ansızın uykudan uyandırılmış gibi şaşkın... Kapının ağzında kırmızı başörtülü esmer güzeli bir genç kız! Bebek yüzlü ama güneşten nasırlaşmış elleri. Toprak gibi, sanki yeşillikler orada yetişmiş.”  

Öyküler okura kadınların mutsuz ruh hallerinin, arayışlarının ve içsel olarak yaşadığı değişimlerin hissini rahatlıkla kazandırıyor. 

‘80’LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN ÖYKÜLER

Tülin Tankut kitapta anlattığı öyküleri 1980’lerde feminizmin Türkiye’de henüz yeni yeni tanımlanmaya başladığı bir dönemde yazmış. Okur bu noktada yazarın, kadınların günlük yaşamlarında yaşadıkları zorlukları, ev içine hapsolmuş yaşamlarını, yok sayılan benliklerini daha görünür kılmayı önemsediğini, öykülerindeki karakterlerin yapılanışından ve gelişmelerden sezecektir. Ancak kimi yerlerde de anlatıcının feminist söylemleri gerçeğin yanında süslü ve abartılı bir şekilde ortaya çıktığını, hikayenin gerçekçi akışına müdahale ettiğini söylemek mümkün. 

İstanbullu yazar öykülerinde de çok iyi bildiği kentinde geziniyor. Bugün bu yazdığı sokakları, caddeleri öyküde bıraktığı gibi bulamıyor belki ama okura da bir İstanbul güzellemesi hediye ediyor. Boğaz, Taksim, Rumeli..

GELİRİNİ BAĞIŞLAYACAK

Tülin Tankut aynı zamanda bir çocuk ve gençlik edebiyatı yazarı. Kumsaldaki kız, Şenlikli Fırın, ve Kelebek Olabilir Miyim? gibi kitaplarıyla bu alanın önemli yazarı olan Tankut,  bu kitaplarıyla pek çok ödülün de sahibi oldu; 1993 Kültür Bakanlığı Sinema Eleştiri Ödülü, Kınalı ile Koca Çam ile 1998 Kültür Bakanlığı Başarı Ödülü, Hoş Bulduk Viyana Hoş Bulduk Prag ile 1999 Bu Yayınevi Gençlik Romanı Övgüye Değer Ödülü, Gelincik Arkadaş Arıyor ile 2001 Bu Yayınevi Çocuk Romanı İkincilik Ödülü ve Kelebek Olabilir Miyim? ile 2009 Gülten Dayıoğlu Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Vakfı, İlkgençlik Romanı Seçici Kurul Özel Ödülü’ne layık görüldü. 

Üretken yazarımız bu kez de öykülerini kurucularının arasında Jale Baysal, Füsun Akatlı ve Şirin Tekeli’nin de yer aldığı  Kadın Eserleri Kütüphanesi için topladı. Tankut “Ne Zaman Ki İçime Bir Kurt Düştü” kitabının gelirini 1985 yılında kurulan ve bu yıl 25.Yılını kutlayan Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfına bağışlayacak. Kütüphane amacını tarihçesinde şöyle aktarıyor;  “Bir yandan kadınların geçmişlerine ait belgeleri toplamak için özel bir çaba harcarken, diğer yandan da büyük bir hızla geçmişin belgelerine dönüşecek olan günümüzün belgelerine de aynı bilinçle yaklaşır. İşte bu süreçte Kadın Eserleri Kütüphanesinin rollerinden biri de, kadınlara kendisine ait bir belgeyi tanımlama bilincini kazandırmak, kadınlarla belgeler arasında bağ kurulmasını sağlamaktır.” 

Yani bu kitabı okuyarak hem birbirinden farklı pek çok kadının hikayesini okuyacaksınız. Hem de kadınlarla belgeler arasında bağ kurulmasının sağlanması için küçük bir destekte bulunmuş olacaksınız. 

Son Düzenlenme Tarihi: 09 Temmuz 2015 11:52
www.evrensel.net