08 Temmuz 2015 04:53

Trakya Döküm işçisi direnişten öğreniyor

Trakya Döküm işçileri, işten atma üzerine başlattıkları direnişi, patronun ve jandarmanın baskısı nedeniyle sürdüremedi. Hazırlıksız olduklarını ve acele ettiklerini belirten işçiler, nerede hata yaptıklarını ve çıkardıkları dersleri gazetemize anlattı.

Paylaş

Birkan BULUT
Lüleburgaz

Trakya Döküm işçileri, işten atma üzerine başlattıkları direnişi, patronun ve jandarmanın baskısı nedeniyle sürdüremedi. Hazırlıksız olduklarını ve acele ettiklerini belirten işçiler, nerede hata yaptıklarını ve çıkardıkları dersleri gazetemize anlattı.
Soyak Holding’e bağlı Trakya Döküm fabrikasında işçiler, 2 arkadaşının işten atılması üzerine önceki gün direnişe geçti. 8-16 vardiyası fabrika dışına çıkıp beklerken, 16-24 vardiyası ise içeri girmedi. İşçiler bir süre fabrika önünde bekleyerek neler yapabileceklerini tartıştılar. İşçilerin toplanması üzerine fabrika önüne jandarmalar geldi. Jandarma işçilerin burada toplanmasının yasa dışı olduğunu öne sürdü ve dağılmalarını istedi. Bu sırada işten atılan işçilerden biri de “Siz zenginden yanasınız ama biz fakiriz” diyerek jandarmaya tepki gösterdi. İşçiler, yeniden toplanma kararıyla servislere binerek fabrikadan ayrıldılar.

İşçiler eylemlerine dün de devam etmek istediklerinde ise patronun hamlesi bunu önledi. İşçilerin vardiya değişimlerinde yeniden toplanacaklarını bilen patron, vardiya saatlerini değiştirdi. Gündüz vardiyasına gelen işçiler, gece vardiyasındaki arkadaşlarının önceden çıkarıldıklarını öğrendi. Müdür ve amirler de gün boyu işçilere baskısını sürdürdü ve işçilerin yapılan toplantılara gitmemeleri konusunda tehditler savurdu.

‘FABRİKA DIŞINA ÇIKMAMALIYDIK’

Yapılan eylemi gazetemize değerlendiren işçiler hazırlıksız olduklarını ve bu yüzden fabrikada uzun süre duramadıklarını ifade etti. İşçiler bölüm temsilciliklerini tam olarak oluşturamamaları ve birliği tüm fabrikaya yayamamalarının en önemli etken olduğunu söyledi. Genç bir işçi “Fabrikanın dışına çıkınca bir dağılma oldu. Aslında vardiya çıkışı fabrika bahçesinde durmamız gerekiyordu. Çünkü biz dışarı çıkınca, diğer vardiyadakiler içeri girdi. Bir planımız da olmayınca arkadaşlar daha fazla beklemeyip işbaşı yapmaya gitti. Müdürler sürekli ‘hadi servislere’ deyince, bir de jandarma dağılmamızı söyleyince arkadaşlarımızı tutamadık” diye konuştu.

Konuştuğumuz bir başka işçi de daha önce Kongre Meydanı’nda toplandıklarını ve toplantı yaptıklarında patronun adamlarının aralarına girdiğini dile getirdi. “Çok acemilik yaptık. Tamam, gelen adamı tersledik ama aramıza hiç girmemeliydiler” diye konuştu.

KÖLELİK YASAL HAK ARAMAK YASA DIŞI

İşçilerin eylemlerini yaparken en çok akıllarına takılan nokta ise yaptıklarının yasal olup olmadığı. Zaten fabrikada önünde toplanılmasıyla birlikte işçiler ilk önce bir avukat çağırdılar. Ancak arkadaşlarının işten atılması ve direnişin devam edememesi üzerinden çıkarılan dersler önemli. İşçilerden biri şöyle konuştu: “Biz yeri geliyor 12 saat soluyoruz o tozu fabrikada. Kiminin parmağı kopuyor makinede, kiminin pestili çıkıyor o sıcakta. Bunlar yasadışı değil mi? Çalışma Bakanlığı gelip incelese fabrikayı kapatır. İşçiyi köle gibi çalıştırmak yasal da, hakkımızı aramak mı yasa dışı?”

SERVİS DURAĞINDA İŞTEN ATTILAR

İşten atılan işçilerden Bahattin Tayfun, işe giderken servis durağında kendisine işten atılma belgesinin verildiğini, “arkadaşlarını kışkırttığı, yalan beyanda bulunduğu” iddiasıyla işten atıldığını söyledi. Ancak bu baskıların kendilerini yıldırmayacağını belirten Tayfun, hiçbir şekilde işçilerin birlik olmasını engelleyemeyeceklerini dile getirdi. Tayfun, “Bu zamana kadar çok şartlarda canımızın ve sağlığımızın tehlikede olduğu iş ortamlarında çalıştık. Biz şu an bunu bitirmek, bu haksızlığa karşı durmak istedik. Bu yüzden hakkını arayan arkadaşları hep işten çıkardılar. Bizim isteğimiz insan gibi şartlarda çalışmaktı. Bunu bize çok gördüler. Artık Trakya Döküm işçisi köle değil, onlardan korkmuyor” dedi.

ÖNCEKİ HABER

Bir aile açlık grevinde: Bu ayıba son vermek için neyi bekliyorsunuz?

SONRAKİ HABER

"Çocuklarımın yüzüne bakabilmek istiyorum"

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa