Bir aile açlık grevinde: Bu ayıba son vermek için neyi bekliyorsunuz?

Bir aile açlık grevinde: Bu ayıba son vermek için neyi bekliyorsunuz?

Kemal ÖZER
Dersim

Dersim’de onaylı imar olanı olmayan  Limak’a bağlı HES ve baraj projesi yüzünden kendi köylerinde mahsur kalan Arduç Ailesi dönüşümlü ve süresiz açlık grevi başlattı. Aile, sorunları çözülünceye kadar açlık grevini sürdüreceklerini duyurdu.
Dersim Elazığ sınırında bulunan Peri Çayı üzerinde LİMAK Holding tarafından 2010 yılında yapımına başlanan Pembelik Barajı ve HES projesi bağlantı yollarını su altında bıraktı ve Arduç ailesi Nazımiye İlçesi Dallıbahçe Köyü Ilısu Mezrası’nda mahsur kaldı. Yaklaşık bir yıldır mahsur kalan ve ihtiyaçlarını zaman zaman kiraladıkları botla gideren aile, mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla başvurduğu bütün kurumlardan da olumlu bir yanıt alamadı. Aile, bunun üzerine 4 gündür açlık grevinde. Baraj ve HES’in ardından sular altında kalan köprü ayağında çadır kuran aile, açlık grevini sorunları çözülünceye kadar sürdüreceklerini dile getirdi.

Geçirdiği bir iş kazası nedeniyle ayağında kısmi felç oluşan ve mezranın yollarının tümden sular altında kalması nedeniyle tedavisi aksayan açlık grevindeki Ayhan Arduç, “Bilginler ve LİMAK’ın yaptığı baraj nedeniyle bir yıldır mahsuruz. Taahhüt ettikleri yol ve köprüleri yapmadılar. Kendi köyümüzde mülteci durumuna düştük. LİMAK, hak ve hukuk tanımıyor. Defalarca müracaatlarımıza rağmen ilgili kurumlar da gerekeni yapmadı. Bugüne kadar Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Valilik, kaymakamlık, il özel idare, çevre ve şehircilik il müdürlüğüne kadar başvurmadığımız yer kalmadı. Ancak bir sonuç alamadık. Bizler de açlık grevine başladık ve sorun çözülünceye kadar devam edeceğiz. Açlık grevi nedeniyle başımıza gelecek her türlü olumsuzluktan bahsettiğim kurumlar ve barajı yapan şirketler sorumludur” dedi.

‘İNSANLIK SUÇUNA DEVLET SEYİRCİ KALIYOR’

Yaşadıklarını insanlık suçu olarak nitelendiren ve devlet kurumlarının seyirci kalmasına tepki gösteren Adile Arduç da, “İlk günden bu duruma çözüm bulunsaydı bu ayıp bugüne kadar sürmezdi. Valilik Şubat ayında AFAD’la birlikte erzak gönderdi, ondan sonra ne arayan ne soran oldu. Tapulu arazimizde, ruhsatlı evimizde mahsur kalıyoruz. Şirket taahhütleri yerine getirmediği gibi hukuk tanımıyor. Devlet bir şirkete söz geçiremiyorsa, biz sıradan insanlar ne yapabiliriz? Bu ayıba bir an önce son verilmesini istiyoruz” dedi.

www.evrensel.net