Sahbi’nin insanları

Sahbi’nin insanları

Ezgi GÖRGÜ
İstanbul

‘Değişim içindeki bir dünyayı kavrama arayışında yeni bir binyılın başlarındaki insanın...’ diye başlayan bir cümleyle giriş yaptığınız bir sergiye davetlisiniz. Evet, bir sergi tabii ki insan hayatını değiştirmez, dönüştürmez, ancak kimilerinin değişen hayatlarından bize kesitler sunabilir. Tunus’ta doğan ve Fas’ta yaşamını sürdüren Sahbi Chtioui, olgunluk dönemini yansıtan eserleriyle Caddebostan Kültür Merkezi’nde. Bronz heykellerden oluşan sergi alanına girdiğinizde ziyaretçisini ‘insani’ figürlerle karşılıyor.

Adem ve Havva’yı ellerinde kırmızı bir elmayla gösteren heykel, bu çalışmalardan sadece biri. Öncelikle heykellerin günlük çalışma hayatından, tarladaki bir günden, bir at gezisinden, sokaktan ekmeğini çıkaran ayakkabı boyacısından, tuttuğu balıkları kayığına çeken balıkçıdan, Faslı su satıcısından tutun da ulusal motifleri içeren savaşçılara bu işler arasında.

UD VE KÖYLÜ KADIN

Zaten devasa bir arı ve karınca heykellerini, çalışkanlığın simgelerinden olarak kabul edersek, halkın yaşamını ve çalışkanlığını pekiştirici figürler olarak yerleştirilmiş Chtioui tarafından.

Müzik, Akdeniz halkları için ne kadar önemliyse Fas’ta da öyle görünüyor, nitekim ud ve keman gibi enstrümanları heykellerin şekillenişinde müzikle bağı içselleştirilmiş biçimlerde heykellerde yer alıyor.. Ki ‘Ud Çalan Kadın, Udi’ bunlardan bazısı. Kadının çalışan kimliği ile vücut bulduğu sergide, hep bir işin başında olduğu görülüyor. Özellikle kolunun altında ud ile duran köylü kadının elinde başaklar ve orak da var. Bunu da değişim içindeki dünyanın Fas’taki devrimci hali diye okumak mümkün.

ARAP BAHARI VE DEĞİŞİM

Ortadoğu’da gerçekleşen Arap Baharı ile değişimin çok güçlü bir istekle gerçekleştiğini gözlemlediğimiz bu coğrafyadan, yansımalar görmek bizi sanatsal açıdan beslese de sadece sanat eserlerini göreceğiz diye bakılmamalı bu sergiye. Oradaki hayattan da izler taşıdığı için meraklandırıcı ve ziyareti hak ediyor bu açıdan. Çünkü kadın müzisyenlerin, çalışan kadınların, sanatçının deyimiyle devrimci insanın yansımaları olarak gördüğü atların da yer aldığı sergide belirli bir umut ışığı görebiliyorsunuz.

Arap Baharı’nın ateşi olarak görülen Tunuslu Buazizi’nin kendisini yakmasından sonra dünyanın gözü kulağı Tunus, Mısır, Bahreyn gibi küçük ya da büyük fark etmez, bu ülkelerdeydi. Etki alanının tüm coğrafyadaki halk hareketlerini tetikleyici yapısından dolayı halkın yaşamından izleri takip etmek gerekli. Sıraladığımız bu ülkelere göre Arap Baharı’nın dışında kalan Fas’tan yani ‘dışarıdan’ izleyen bir göz ile görmek ne kadar sağlıklı olabilir diye düşünsek dahi bizim gibi bu kültürden ve coğrafi olarak uzakta olanlar için hala ‘içeriden’ sayılır.  

SADECE HAYAL DEĞİL

Kafesinden çıkıp uçuşan kuşlar, kendilerini sarmalayan iplerden/engellerden kurtulan insanlar, kadınlar, hayvanlar, doğayla birlikte insanın da değişime olan açlığını ve ihtiyacını belirgin biçimde anlatıyor. Elbette bu değişimi nasıl karşıladıklarını da izlemek lazım. Sırf bunun için kanlı bir coğrafya olarak görülen Ortadoğu’da yepyeni ve taptaze duran toplumsal hareketlilik, Fas’ın ya da diğer Arap ülkelerinde yaşayan halkların, dünyanın geri kalanından farklı olmadığını ve yüzümüzün bir tarafının da oraya dönmesi gerektiğini fısıldıyor.  

Heykellerde kullanılan insan figürleri hep bir kalabalık içinde, yukarıya doğru hareket eden, ellerini havaya kaldırmış insanlar sadece sanatçının hayalinde olmasa gerek. Çevresinde olup bitene sessiz kalmayan her sanatçı gibi Chitoui de muhtemelen bize ülkesinde olanları göstermeye çalışıyor. Chtioui, bir röportajında ‘Tüm sanatçılar bir taraf tutar, insanlığın içinde bulunduğu durumu çok iyi anlarlar’ diyor.

Özgürlük, insanın özgün haliyle gösterildiği heykellerde aşk da yerini alıyor elbette, elinde elma tutan Havva ile Adem, bunun en bilinen örneği olarak dünya tarihinde yer alır, sergide de davetkar bir şekilde duruyor.

16 TEMMUZ SON GÜN

Sergide heykellerin hepsi bronz heykelden yapılı ve kahverengi ancak bir çalışma var ki kırmızı soru işaretleri. Sadece Chtioui’nin aklındaki soru işaretleri olmasa gerek, son yıllara bakarsak Arap Baharı’nın yaşandığı ve yeni bir enerjinin yarattığı bir düşünce ortamı da mevcut burada. Açık kafeslerden kaçışan kuşlar, hareketin timsali atlar, çember çeviren gençler, bir elinde keman diğerinde uçuşan kuşlarla bir palyaço, eller, ellerinde yaprak ve buğday başağı taşıyan kadın ve erkekler insan boyuna yakın boyutlarda, sergi salonunun hem içinde hem de dışında, 16 temmuza kadar sergide ziyaretçisini bekliyor.

www.evrensel.net