YPG Komutanı: Kobanê katliamında Türkiye’nin rolü belgeli

YPG Komutanı: Kobanê katliamında Türkiye’nin rolü belgeli

YPG Kobanê Komutanı Cemil Mazlum, Kobanê Katliamı’na ilişkin ellerinde olan saldırı planı ve belgelerine göre, bir saldırı kolunun Türkiye’den geldiğinin net olduğunu öne sürdü.

YPG Kobanê Komutanı Cemil Mazlum, Kobanê Katliamı’na ilişkin ellerinde olan saldırı planı ve belgelerine göre, bir saldırı kolunun Türkiye’den geldiğinin net olduğunu öne sürdü.

25 Haziran’da Kobanê’de gerçekleşen ve yüzlerce sivilin yaşamını yitirdiği IŞİD saldırısına ilişkin Türkiye’nin rolü tartışılırken, YPG Kobanê Komutanı Cemil Mazlum, saldırı planına ilişkin ellerinde belge olduklarını açıklayarak, “Tahkikat sürüyor ancak ilk bilgiler ve belgeler saldırının Türkiye tarafından gerçekleştiğini gösteriyor” dedi. Cemil Mazlum, Türkiye devletinin Rojava’nın birleşmesi kadar YPG/YPJ güçlerinin Türkmen halkıyla kuracağı bağdan da korktuğu için Rojava’yı işgal planı yaptığını iddia eti.

Fırat Haber Ajansı’ndan Sedat Sur’un YPG Kobanê Komutanı Cemil Mazlum ile röportajından  bölümler şöyle:

Kobanê’de sivillere karşı geliştirilen vahşi saldırı ile hedeflenen neydi, hangi anlama geliyor ?
Böyle bir saldırı karşısında ne desek azdır. Bu saldırı ile Kürt halkının Rojava’da elde ettiği kazanımlar hedeflendi. Kobanê ve Rojava’da oturtmaya çalıştığımız yeni yaşam modelimiz engellenmeye çalışıldı. Henüz Kuzey Kürdistan’da olan halkımızın kalan bölümünün dönüş yapmaya hazırlandığı bir sırada bu katliam gerçekleşti. Halkımızın toprağına dönmesinin de önüne geçmeyi amaçladılar. YPG/YPJ karşısında her türlü kirli savaş yöntemi ile hareket eden DAİŞ çetelerinin hiçbir sonuç elde edememeleri sonucunda içerisine girdikleri çaresizliği ve korkaklığı da saldırının diğer bir boyutu olarak görmek gerekiyor.

Türkiye’nin rolü nedir?
Bu saldırıya ilişkin olarak Türk devletinin somut desteği var. Ulaştığımız sonuçlar var. DAİŞ çeteleri 84 kişi ile Kobanê’ye saldırdı. Çetelerin saldırı planlamasına ilişkin elimizde belgeler, ulaştığımız bilgiler var. Elde ettiğimiz bilgiler; DAİŞ çetelerinin saldırı planı ve belgeleri bize saldırının bir kolunun somut olarak Türkiye’den geldiğini gösteriyor. Sağ yakalanan Mısırlı çete ardından daha sonra yakaladığımız 2 çete mensubu daha bu yönlü bilgiler verdi.

Belgelerde neler var?
Saldırı planı ve belgelerde, çetelerin gelirken hangi yolları kullandıkları, saldırı sonrası hangi yolları kullanmayı planladıkları vs. var. Planlamada saldırının bir kolunun Türkiye’den diğer kolunun ise Sirîn’den gireceği belirtiliyor. Hemen ardından ise Cerablus’tan Qarakozak üzerinden bir grubun da bu gruplara destek amacıyla gelerek saldırı yapması planlanıyor. Yani Türk devletinin dillendirdiği Cerablus hattı, saldırının ikinci gününde daha önce gelen iki gruba destek ve Kobanê’yi kapsamlı bir saldırı altına almak için belirtiliyor. Tabii soruşturma ve tahkikat sürüyor ama ilk bilgiler ve belgeler saldırının Türkiye tarafından gerçekleştiğini gösteriyor.

Saldırılarda içeriden destek alındığına dair tartışmalar da var. ÖSO’dan Ebu İsa grubuna mensup bazılarının çetelere içeriden destek ve istihbarat sağladıkları söyleniyor…
Bu konuda bize de ulaşan bilgiler var. Sorgulamalar yapıyoruz, içeriden ne tür bir destek verildi. Nasıl istihbarat sağlandı. İstihbarat sağlandığı kesin çünkü. Yine bahsettiğiniz Ebu İsa’ya bağlı olan gruptan koparak DAİŞ ile iş birliği yapan bazılarının da olduğu söyleniyor. Netleşince bunları da kamuoyuna açıklayacağız.

Türk devletinin Cerablus’a girme planları konusunda neler söyleyeceksiniz?
YPG/YPJ’nin başarıları ardından, Cerablus, Ezaz, Minbic, Bab gibi bölgelerin de çetelerden temizleneceği korkusu Türk devletini sarmış durumda. Türk devleti, Rojava’nın birleştirilmesi ve Kürt halkının kazanımlarının korunmasından rahatsız. Bir diğer korkuları da Cerablus’tan Efrin’e uzanan hatta bulunan Türkmen halkı ile bir kardeşlik bağı kurmamız ve ortak bir yaşam yaratmamızdır. Türk devleti bu korku ile acele ederek müdahale etmek istiyor. Böyle bir durumun ne anlama geldiğini herkes biliyor. Buna nasıl cevap verileceği de bellidir. Halkımız ve Suriye halklarını DAİŞ zulmüne karşı korumak ve özgür kılmak için ne gerekiyorsa yapacağız.   (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net