Bekaroğlu: Erdoğan, AKP iktidarı için erken seçim istiyor

Bekaroğlu: Erdoğan, AKP iktidarı için erken seçim istiyor

MHP’nin HDP’ye yönelik düşmanca tavrı nedeniyle AKP’nin adayı İsmet Yılmaz’ın başkan olması 'AKP-MHP koalisyonu geliyor' yorumlarını doğurdu. AKP’yi yakından tanıyan CHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu, Cumhurbaşkanının AKP’nin tek başına iktidarı için erken seçim istediğini söyledi.

Sultan ÖZER
Ankara

Meclis Başkanlık Divanının oluşmasının ardından, 7 Temmuz Salı günü Meclis Genel Kurulu toplanacak. Bu birleşimde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’yu koalisyon kurmakla görevlendirmesine ilişkin tezkere okunacak. Böylece koalisyon kurulması için öngörülen 45 günlük süreç başlamış olacak. Bu süreçte AKP heyeti partileri ziyaret ederek, koalisyon görüşmelerini başlatacak. 20 Ağustos’a kadar koalisyonun kurulması gerekiyor.
AKP’nin koalisyon protokolünde seçime ilişkin bir maddenin de yer alacağı,  CHP ile koalisyon olursa biraz ileri bir tarih, MHP ile koalisyon olursa daha yakın bir tarihte seçim isteyeceği, konuşulanlar arasında.
“Bu süreçte bir koalisyon kurulabilecek mi?, CHP ile koalisyon rafa mı kalktı, AKP-MHP koalisyonu mu geliyor. Erken seçim mi gözüküyor?” bütün bu sorulara, AKP’yi çok yakından tanıyan, CHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu yanıt verdi. Seçim ihtimalinin koalisyon seçeneklerinden daha yüksek bir ihtimal olduğunun altını çizen Bekaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, “Bakın ben koalisyon kötü demiştim, haklı çıktım, bir koalisyon da kuramadılar” diyerek AKP’nin tek başına iktidarını hedeflediği erken seçimi istediğini söyledi.
Bekaroğlu’nun sorularımıza yanıtları şöyle:

MHP’nin Meclis Başkanlığı seçimindeki tutumu bir AKP-MHP koalisyonunu mu işaret ediyor? Nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bahçeli’nin tutumunu anlamak mümkün değil, birbiri ile çelişen, saçma işler. Söyledikleri tutarsız. HDP’ye diyor ki ‘meşru değilsiniz’. Kardeşim 7 Haziran’da seçim oldu, o seçimden HDP de 80, sen de 80 milletvekili çıkardın. Eğer HDP meşru değilse demek ki sandık meşru değil. Sandık meşru değilse sen de meşru değilsin.
Dolayısıyla Bahçeli’yi anlamak mümkün değil. AKP’ye Meclis başkanlığını hediye etti. Bu MHP- AKP Koalisyonu anlamına mı gelir. Bazıları öyle yorumladı. Bence hayır. Eğer, AKP ile MHP anlaştılar ve Meclis başkanlığında iş birliği yapıyor olsalardı farklı sonuç çıkardı. AKP MHP’nin adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’yu destekler başkan seçerdi. O zaman derdik, ‘Bunlar anlaştılar’ diye. Hayır. öyle bir şey yok. Bahçeli’nin o, baştan beri ortaya koymuş olduğu anlamsız bir tutumdan kaynaklanıyor.

Niye böyle yapıyor?
Bir şey demiyorum çünkü ben psikiyatri uzmanı olduğum için söyleyeceğim her şey meslek etiği sınırlarına giriyor, onun için bir şey demiyorum. (Gülüyor)

Bundan sonra ne olur?
Bundan sonra bence CHP-AKP; AKP-MHP hükümeti ile seçim eşit ihtimalde. Şansları eşit. AKP’siz hükümet olmayacağı net, açık. AKP’nin de tabanının tercihinin MHP olduğu anlaşılıyor. Ama aklı selim, yukarıda bu işin, Türkiye’nin gittiği yerin farkında olan insanlar CHP ile yapılacak büyük koalisyonla Türkiye’nin temel sorunlarının çözüleceğini düşünüyorlar.

Neye karar verecekler?
Tabii en yukarısının, (Gülerek) Köşk, Köşk artık demiyoruz, Sarayın, Cumhurbaşkanının kararı daha çok önemli, öyle anlaşılıyor. AKP’de daha çok etkili olduğu belli. Neticede bir karar verecekler ama sanki cumhurbaşkanı, ‘Koalisyon kurulamıyor, koalisyonun kötü olduğunu demiştik zaten. Kurulamıyor, sorumlusu da muhalefettir, kuramadılar bile’ diyerek bir seçim isteyecek. CHP ile MHP arasındaki polemikleri, söylemleri de kullanarak, ‘Bunlardan bir şey olmaz, tekrar iktidarı AKP’ye verin’ diye seçimlere götürmeye çalışıyor. Benim izlenimim bu.
Bu ne kadar mümkün olacak, göreceğiz. Ama seçim ihtimali var ve en kuvvetli ihtimal seçim ihtimali. ‘Bunlar beceremiyorlar, bakın işte Bahçeli ile Kılıçdaroğlu, MHP ya da CHP arasındaki şeyleri görüyorsunuz’ diyerek edilen lafları da kullanacak.  ‘CHP sözcüsü böyle dedi, şu şöyle dedi, bakın bir hükümeti de kuramadılar’ deyip, seçime götürmeye çalışıyor. En önemli, büyük ihtimal bence seçim gibi gözüküyor.

YAŞ’a AKP’li hükümet ile başkanlık etmek için süreci uzattığı, oyaladığı yorumları da var...
Bilmiyorum yani. YAŞ...Niye bunu yapacak ki, çok da önemli olduğunu düşünmüyorum. Her YAŞ’ta böyle şeyler yapılır. Ben kendimi bildim bileli YAŞ toplanırken hep böyle spekülasyonlar yapılır. En belirleyici şeylerin bunlar olduğu kanaatinde değilim.

MADDELERDE ANLAŞIRSAK AKP İLE HÜKÜMET KURARIZ
Bu süreçte CHP’nin tavrı ne olacak?.

MHP ile ilgili söyleyecek, yapılacak bir şey kalmadı bence. Hükümetle, koalisyonla ilgili de aslında bu sorunun cevabını biz verdik. 14 ilke koyduk. AKP hükümet teklifi ile gelecek, biz de diyeceğiz ki, ‘Tamam kuralım, ama bu 14 madde olacak mı? Mesela makul bir zamanda cumhurbaşkanlığına örtülü ödenek kullanma izni veren yasayı iptal edecek miyiz’. 14 tane ilkemiz var, bunlar oluyorsa, konuşulur tabi, bazı maddeler çıkar, bazı maddeler girer. Bunlar oluyorsa CHP, AKP’yle hükümet kurar. CHP’nin izleyeceği tavır net. Bunlara bakacağız, oluyorsa kuracağız, olmuyorsa bir şey yok.

14 MADDEDE ESNEME YOK
CHP’nin vaatlerini, örneğin emeklilere, asgari ücretliye verdiği sözler, yerine getirmek için koalisyonda yer alalım, 14 maddenin kimi maddelerinde esneyebiliriz diyebileceği konuşuluyor. Bu olur mu?

Hayır. Bakın her parti vaatlerini iktidara gelip gerçekleştirmek ister. Yalnız ya da koalisyonla. CHP’nin de bunu istemesinden doğal bir şey yok. Ama ‘CHP, iktidarda çok olmak istiyor, atlayacak’ böyle bir şey yok. İlkeleri koyduk. Bu maddelerden biri  de refahın tabana yayılması, sosyal devlet dengelerinin yeniden kurulması. Dolayısıyla emeklilerden, taşeron işçilere, asgari ücretliye kadar vaatlerinin gerçekleşmesi. Elbette diğer taleplerimiz  ve bu gerçekleşiyorsa hükümette bulunup, gerçekleşmesini çok da isteriz. Ama yani ‘Hükümete çok istekli CHP; her konuda esnetir’ falan...Hukuk devletinden vaz mı geçeceğiz yani. Hukukla, yargıyla ilgili çok ciddi problem var, ciddi bir onarım gerekiyor. Bundan nasıl vazgeçeriz. Bunlardan vazgeçmek mümkün değil.
Yolsuzlukla mücadeleden mi vazgeçeceğiz. Bizim yolsuzlukların önlenmesi için bir teklifimiz var. Devletin denetlenmesi, Mecliste Kesin Hesap Komisyonunun kurulması, Şeffaflaşma gibi... Siyasi Ahlak Yasası gibi ilk 100 günde gerçekleştireceğimiz vaatler... Koalisyonda da isteyeceğiz, ‘Siz de istiyordunuz Siyasi Ahlak Yasası, gelin çıkaralım, siyasetin finansmanı gibi, yüzde 10 barajının kaldırılması gibi... Eğer bizimle koalisyon yapacaksanız koalisyon protokolü şartlarımız bunlar. Gelin bunları müzakere edelim’ diyoruz.

45 günlük sürede hükümet olur mu?
Olur tabii. 45 günlük süre salı günü başlayacak. Meclis Başkanlık Divanı oluştuktan sonra. 5-6’sında başladığını düşünelim, Ağustos’un 20’sine geliyor. O zamana kadar her şey belli olur.

www.evrensel.net