De Masi: Yunanistan’a yapılan ekonomik terörizm

De Masi: Yunanistan’a yapılan ekonomik terörizm

Evrensel'e konuşan Avrupa Parlamentosu Milletvekili Fabio de Masi, Troyka’nın Yunanistan politikası için ‘ekonomik terörizm’ dedi. De Masi, ülkenin dayatılan kısıtlama paketleriyle sefalete sürüklendiğine dikkat çekti.

Yücel ÖZDEMİR
Köln

Almanya Sol Parti Avrupa Parlamentosu Milletvekili Fabio de Masi, Yunanistan’ın Troyka’nın dayatmaları karşında aldığı referandum kararı, Almanya’nın tutumu ve solun bu süreçte neler yapması gerektiği konusunda gazetemizin sorularını yanıtladı. De Masi, “Yunanistan’a yapılan ekonomik terörizm”dir dedi.

Avrupa kamuoyu yoğun bir şekilde Yunanistan’ın aldığı referandum kararını tartışıyor. Siz kararı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Referandum kararına çok sevindim. Yapılması gerekendi. Daha önce Eski Başbakan Papandreu da kararı halkın alması gerektiği yönünde eğilim belirtmiş, ama Almanya Başbakanı Angela Merkel ve büyük bankaların yöneticileri tarafından engellenmişti. Yunanistan yıllar boyu dayatılan kısıtlama paketleriyle sefalete sürüklendi. AB kurumları, Yunan hükümetinden resesyona yol açacak bir çizgi izlemesini talep ettiler. Bu insanı felaketin uzatılması, borç sorununun çözülmemesi anlamına geliyordu. Borçlar, Yunan hasta bakıcı veya emekliyi değil, Alman ve Fransız bankalarını kurtarmak için alınmıştı. AB kurumları Yunan hükümetini pazarlıkta taraf olarak kabul etmediler. İşte bu nedenle Yunan hükümeti, “Madem ki siz bizi taraf olarak kabul etmiyorsunuz biz de halka sorarız” dedi.

SYRIZA ve Çipras hafta içinde bir öneri paketini sunmuştu, ama buna rağmen kabul edilmedi. Troyka ve diğer ülkeler Yunanistan’dan tam olarak ne istiyor?
Yunanistan’da başarısızlığı kanıtlanmış politikanın sürdürülmesini istiyorlar. Bu politika ekonominin yüzde 25 oranında tahribatına, borç kotasının yüzde 120’den 180’e yükselmesine, Yunanistan’daki gençlerin yarısının işsiz kalmasına yol açtı. Halkın çoğunluğu bu politikanın başarısız olduğuna inanıyor.
AB, AMB ve IMF’den oluşan Troyka, temel gıda maddelerindeki KDV’nin yükseltilmesini istiyorlar, ama lüks gıda maddelerinde vergi artışına karşılar. Yani ekmek pahalılaşacak ama havyar fiyatları artmayacak! Yunan hükümetinin emeklilik maaşlarında kısıtlamaya gitmek ya da gıda maddelerinin KDV’sini arttırmak yerine en fazla kâr getiren işletmelerden fazla vergi alma önerisi de Troyka tarafından reddedildi.

‘MERKEL’İN POLİTİKASI ALMAN HALKININ ÇIKARINA DEĞİL’

Yunanistan’a dayatılan bu planda Almanya’nın rolünün fazla olduğu biliniyor. Bu nedenle Almanya’ya tepki yüksek. Son pazarlıklarda Almanya’nın rolü hakkında bilgi verebilir misiniz?
Federal Maliye Bakanı Wolfgang Schäuble’nin Başbakan Angela Merkel’le birlikte bu politikaları dikte ettirmeye çalıştığı açık. Almanya, tüm Avrupa’yı Almanya’nın ihracat sanayisi için bir işletme tezgahı haline getirmesi gerektiğine inanıyor. Avrupa’nın geri kalan ülkeleri kabullenmemesine rağmen, Avrupa’nın bazı ülkelerindeki ucuz iş gücünün, maden kaynaklarının ucuz ithal edilmesinden yararlanıp üretilenleri Asya’ya satmayı planlıyor. Bu politika Alman halkının çıkarına da değil. Yunanistan’a eski borçlarını ödesin diye yeni kredi verildi. Yunanistan’a Alman ve Fransız bankalarının borç taleplerini karşılamak için borç verildi. Ama Yunanistan’ı resesyona (durgunluk) sokup hiç bir gelirinin kalmamasına yol açılırsa borçların geri alınması da imkansızdır. Parası olmayanın borcu ödeyemeyeceğini çocuklar bile bilir. Kısacası, Merkel ve Schäuble, Alman halkının parasını da çarçur etti.

KOALİSYONU BOZMAK İSTİYORLAR

Yunanistan ve AB için çözüm önerileriniz nelerdir? Çipras, Troyka’dan bir ay zaman istedi ama kabul edilmedi. Neden böyle acele ediyorlar?
Yunanistan’ı kaosa sokmak istiyorlar. Avrupa Merkez Bankası, Yunanistan bankalarına ancak acil kredileri, Yunanistan bu borcu bir sermaye pazarından ya da başka bir ülkeden aldıysa verebiliyor. Ya da borç sorununa bir çözüm bulunması lazım. 1 Temmuz’a kadar bunlar gerçekleşmezse program sona erer. Yunanistan’dan para alınmadı. Aylardır beş kuruş alınmadan borç verildi. Ama şimdi program sona erince AMB, Yunan bankalarına acil kredi vermeyi kesecek. Bu yapılana ekonomik terörizm denir. Bu yolla Yunan hükümetine diz çöktürmek istiyorlar.  SYRIZA hükümetine diz çöktürüp yeni bir hükümet kurulmasını sağlamak istiyorlar. Yunan hükümetine “ANEL’den ayrılın, PASOK ve DIMAR ile koalisyon yapın o zaman anlaşırız, sizi destekleriz”  dediler. Hükümet bunu kabul etmedi, çünkü Yunan seçmenleri açıkça Troyka’nın tasarruf politikasına karşı çıkmışlardı. SYRIZA da tasarruf politikasına karşı çıkan partilerle koalisyon yapacağını açıklamıştı. Yunan halkı 5 Temmuz’da yapılacak referandumda ‘evet’ derse hükümet Troyka ile onların dayattığı koşullarla anlaşmaya hazır olduğunu açıkladı. Halk ‘hayır’ derse Troyka yeni önerilerde bulunup bulunmayacağı konusunda karar vermek zorunda.

YUNAN HALKI TÜM AVRUPA İÇİN SANDIK BAŞINA GİDECEK

Yunan halkı 5 Temmuz’da ‘hayır’ derse AB ve Avro Grubu için yeni bir dönem mi başlayacak?
Evet. Yunan halkı sadece kendisi için değil tüm Avrupa için oyluyor.  Avrupa’da ilk defa bir ülkede halk, dayatılan tasarruf planına, ücretlerin ve emeklilik maaşının kısıtlanması, kitlesel işsizlik, açlık ve depresyon politikasını kabul edip etmediğine karar verecek. Yunan halkı bu politikayı reddederse Avrupa’daki milyonlarca insan adına yapmış olacak. Demokrasiyi savunacak, David,  Merkel ve bankalardan oluşan Goliat’a karşı kazanmış olacak ve net bir mesaj gönderecek. Troyka da bir halkı tümüyle cezalandırıp cezalandırmayacaklarına karar verecek. AB’den mi atacaklar yoksa demokrasiye saygı mı gösterecekler, göreceğiz.

Avrupa’da herkes Yunanistan ve SYRIZA’yı konuşuyor. Almanya ve diğer ülkelerde sol bu süreçte neler yapılabilir?
Halk oylaması öncesi sokağa çıkmak çok önemli. Almanya’da oylama öncesinde büyük eylemler yapılması üzerine tartışmalar sürüyor.  Medyada sürdürülen yalan kampanyasına karşı çıkmak hepimizin görevi. Okuyucu mektupları yazıp, komşu ve iş arkadaşlarımızla bu konu üzerine konuşmalıyız. Yunanistan’a yönelik kurtarma paketinin Yunan emeklileri, halkı için değil; Alman ve Fransız bankaları için hazırlandığını anlatmalıyız.
Yunan emeklilerinin cennette yaşadıkları doğru değil.  Emeklilik sisteminde bozukluk var ama Yunanistan’da gençler yaşlıları beslemiyor, tersine yaşlılar gençleri besliyor. Çünkü gençlerin çoğu işsiz. Ortalama emekli maaşları oldukça düşük. Bazı alanlarda belli ayrıcalıklar var. Ama Troyka dar gelirli insanların emeklilik maaşlarının azaltılmasını istiyor. Bu, ailelerin açlıkla karşı karşıya kalması demektir. Yunanistan’da intihar edenlerin oranı çok yüksek, travmalı çocukların sayısı da artıyor.  Eminim ki; demokrasinin beşiği olan Yunanistan dayatmalara hayır diyecektir. Yunanistan’da ‘Hayır’ geleneği var. Diktatörlük zamanında, faşizmde de Yunan halkı ‘Hayır’ demişti. Yine onurlarıyla oylamaya giderek dünyanın iktidar sahiplerine gereken mesajı vereceklerine eminim.

YUNANİSTAN ZATEN İFLAS ETMİŞ...

Şu anda Yunanistan’da devletini iflası engellenebilir mi?
Devlet zaten iflas edilmiş durumda. Bir ülkenin iflas etmesi için borçlarını ödeyememesi gerekiyor. Yunanistan da borçlarını ödeyemiyor.  Eski borçlarımı ödemek için yeni krediler almak zorunda kalıyorsam iflas etmişim demektir.  İflas doğal olarak ilan edilecek ama sorun kontrollü bir iflas mı yoksa kontrolsüz bir iflas mı olacağı. Borçların ödeme süreleri yeniden düzenlenip uzatılacak mı, böylece Yunanistan’ın topladığı vergiler korunup devlet kasasına para girmesi sağlanacak mı? Kontrolsüz bir iflas olursa bunun mali boyutu yüksek olur.

www.evrensel.net