‘Cumhurbaşkanımızı tartışma konusu yapacak hiçbir müzakerenin içinde olmayız’

‘Cumhurbaşkanımızı tartışma konusu yapacak hiçbir müzakerenin içinde olmayız’

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin grup toplantısında hitap etti. 

AKP grup toplantısında konuşan ve Suriye'deki gelişmelere değinen Davutoğlu, kimsenin AKP’nin ismini bir terör örgütüyle yan yana yazamayacağını öne sürerek "Biz DEAŞ'a karşıyız, El Kaide'ye karşıyız. Terör örgütüyle iş birliği suçlamasında bulunanlar bir kez de dönüp Kandil'e seslensinler ve teröre karşıyız desinler. Bu Türkiye'ye dönük bir saldırıdır. Türkiye'nin terör örgütüyle iş birliği yaptı iddiasını delilsiz şekilde gündeme getirenler, uluslararası saldırının bir parçası olmuşlardır" dedi.

AKP iktidarı boyunca Türkiye'nin hiçbir maceraya sokulmadığını iddia eden Davutoğlu, "Bir siyasi hareket kurulduktan bir yılı kısa bir süre geçtikten sonra iktidar görevini üstüne aldı. 10 Kasım'da aynı bu kürsüden yine Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan, o günkü AK Parti kadrolarına hitap etti. İşte o gün değişimin başladığı gündü. Ama önümüzde büyük meseleler vardı. Siyaset normalleşmemişti. Bir parti iktidara gelmiş ama, Genel Başkanı Meclis'te değildi. Önümüzde Irak Savaşı, Kıbrıs meselesi, AB üyelik süreci olmak üzere çok kritik süreçler vardı. Ama AK Parti kadroları bütün bu meseleleri birer birer aştı. İç siyasette normalleşmeyi sağlayıp muhtar bile olamaz dedikleri genel başkanını bu kürsüye Mart 2003'te Başbakan olarak çıkardı. Şiddete başvurmadan, hiçbir protesto gösterisi yapmadan, hiçbir gayri meşru eylem içinde meşruiyet olmadan çizgisi içinde siyaseti normalleştirdik. Irak Savaşını, AB sürecini, Kıbrıs müzakerelerini başarıyla yönettik. Ülkemizi hiçbir maceraya sokmadık. Ülkemizin itibarını onurlu bir dış politikayla ayağa kaldırdık. Kıbrıs meselesinde tabuları yıkarken davamızın haklılığını da herkese gösterdik. AB sürecini, tıkandı, bitti denen süreci; doğru bir istikamete oturttuk. Bugün AB sürecinde istediğimiz yerde değilsek gönül rahatlığıyla 14 yıl sonra söylüyorum, bunun müsebbibi Türkiye değil, stratejik vizyon eksikliği taşıyan AB'dir. Biz her zaman gereğini yaptık, yapmaya devam edeceğiz. Eğer bugün Kıbrıs meselesi çözülmemişse bunun müsebbibi Türkiye değil, Kıbrıs Türkleri değil; bunun müsebbibi Kıbrıs Türklerinin barış çabalarına cevap vermeyen Rum yönetimi ve onun arkasında duran AB ve uluslararası toplumdur. Bugün Irak'ta hala barış gerçekleşmemiş ve çevreye bütün bu kriz yayılmışsa bunun müsebbibi hiçbir zaman Türkiye olmamıştır. Biz her zaman başta Irak'ta olmak üzere bütün Ortadoğu'da barış için çaba sarf ettik" diye konuştu.

‘AK PARTİ'NİN İKTİDAR OLDUĞU HİÇBİR SANİYEDE TERÖRLE İŞBİRLİĞİ OLMAMIŞTIR’

AKP'nin hiçbir dönemde terör ve şiddet ile işbirliğinin olmadığını savunan Davutoğlu, "Memleketin hiçbir meselesini ertelemedik. Kapatılma davasının açıldığı andan Anayasa Mahkemesinin kararına kadar 5-6 aylık sürede memleketin hiçbir meselesini acaba yarın bu koltuklarda oturacak mıyız, düşüncesiyle ertelemedik. Bugün de birileri yeni hükümet kurulana kadar bizim hükümetimizi geçici ilan edip bazı kararlar alamaz, diye ifadeleri var. Hayır arkadaşlar. Biz bu emaneti omuzlarımızda taşırken ülkemizin çıkarı neyi gerektiriyorsa bir saniye dahi ömrümüz kalsa o bir saniyeyi de değerlendirir en doğru kararı alır ve uygularız. Bugün bazı çevreler Türkiye'yi terör örgütleriyle irtibatlandırmaya çalışıp sonra da bu çatı altında konuşmaya kalkışanlar bilsinler ki AK Parti'nin iktidar olduğu hiçbir dönemde, hiçbir yılda, ayda günde, saatte, dakikada, saniyede terörle; şiddetle, zulümle işbirliği olmamıştır. Olmayacaktır" ifadelerini kullandı.

‘HER TÜRLÜ MÜZAKEREYİ YAPARIZ; AMA İLKELERİMİZDEN TAVİZ VERMEYİZ’

Koalisyon değerlendirmesinde bulunan Davutoğlu, "Madem ki millet koalisyon demiştir, kimseye kapımızı kapatmayız. Koalisyon görüşmelerinde en iyi niyetli tavrı sürdürürüz. Her türlü müzakereyi yaparız; ama ilkelerimizden taviz vermeyiz, dayatmalara izin vermeyiz. Bütün bu çabalar inşallah iyi bir netice verir. Ama netice vermezse, yine milletimizin huzunra gider onun kararı neyse o kararın gereğini yaparız. O günden bu yana, işte milletimiz şahit. Hiçbir parti yetkilimizin ağzından, herhangi bir başka partiye, onun liderine, onlara oy seçmenlere dönük olarak rencide edici tek bir söz çıkmadı. Kutuplaştırıcı, şucular, bucular diye bir tasnif olmadı. Tek bir gün dahi bize oy vermeyen seçmenlerimizi rencide edecek bir söylem kullanmadık. Etik dışı davranışlara yönelmedik. Ahlaklı erdemli tutumumuzu sergiledik. Sergilemeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.

‘KILIÇDAROĞLU BLOK LAFINI ZİHNİNDEN ÇIKARSIN SONRA GELİP BİZİMLE KONUŞSUN’

Muhalefet partilerinin seçim sonrasındaki tutumları hakkında konuşan Davutoğlu, CHP'nin 'yüzde 60'lık blok' ve 'yüzde 40'lık blok' açıklamalarını eleştirerek "Diğer partilere bakalım. O partileri eleştirmek kastıyla sadece söylemiyorum. Milletimizi şahit kılmak ve o partileri iç muhasebeye davet etmek için söylüyorum. CHP, günlerdir başka partilerin ne yapması gerektiğini incelemekle meşgul. Kendilerinin yüzde 25 oy aldığı gerçeğini unutup, yüzde 41’in hiçe sayıldığı bir koalisyon nasıl oluştururuz diye çalışmakla meşgul. En acısı yüzde 60’lık bir blok diye, blok tanımlaması. Blok ne demek? Yüzde 60’lık blok demek, karşıda da yüzde 40’lık blok var demek kutuplaştırıcı dilin en alası değil mi? Neden seslerini yükseltmezler? Çünkü onların meselesi kutuplaşmayla ilgili değil, AK Parti ile ilgili. Bütün formülleri Kılıçdaroğlu, ortaya koyuyor kendince. Yüzde 60 nereden çıkıyor? Parlamento dışındaki partilerin oylarını da oraya koyuyor, bizden de yüzde biri kendi tarafına alıyor. Bunlarla blok yapıyor. Buradan Kılıçdaroğlu’na, şu blok lafını, bu kutuplaştırıcı dili zihninden gönlünden çıkarsın da ondan sonra gelip bizimle konuşsun, ya da biz geldiğimizde ona göre bizimle konuşsun. Biz koalisyon çalışmasını yürütüken Hz. Mevlana’nın felsefesiyle gel diyerek, yürüyelim birlikte yeni güne diye yola çıktık" dedi.

‘MHP'YE RETÇİ TUTUM YERİNE MUHASEBECİ BİR TUTUM TAVSİYE EDİYORUZ’

MHP'nin retçi bir tutum içerisinde olduğunu ileri süren Davutoğlu, "MHP daha ilk geceden tam bir öfkeyle, bütün diğer partilere yönelik bir dil. Arkasından o günden bugüne sürekli olarak retçi bir tavır. Siyaset ret etme sanatı değildir. En doğru kabulü, milletin kabulü şekline dönüştürme sanatıdır. Yeni tabloyu okumadığınız her dönemde yaptığınız her hata ile bir sonraki siyasi tabloda yerinizi daraltırsınız. Biz hiçbir zaman ret demedik. Hiçbir zaman da millete rest çekmedik. İşte koalisyon görüşmeleri öncesinde MHP ile bir değerlendirme yaparak bu retçi tutum yerine, muhasebeci bir tutum, ülke geleceğiyle ilgili kritik ortamda, gelecekle ilgili atılması gereken adımları ele alacak bir tutum benimsemesini tavsiye ediyoruz" diye konuştu.

‘HDP'DEN BEKLEDİĞİMİZ PKK TERÖRÜNE KARŞI NEREDE DURDUKLARI TUTUMUDUR’

HDP'nin tutumunu da eleştiren Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "HDP'ye baktığınızda seçim kampanyasında dillerinden, batıda barış, doğuda şiddet söylemi çıktı. Şimdi işte sınama vaktidir. Eğer Türkiyelileşme idealiyle bu ülkenin siyasetinde yer edineceklerse, önce dönüp her türlü teröre, her türlü şiddete karşı açık bir tavır sergilemek zorundadır. Çözüm sürecinin devamını isteyeceksiniz ama şehirlerin kenarlarında, dağlarda silahlı grupların mevcudiyetine onay vereceksiniz. HDP’den beklediğimiz, bizim değil milletin beklediği, barış sözcüklerine kanarak onlara oy verenlerin beklediği öncelikli tutum, PKK terörüne karşı nerede durdukları tutumudur. Teröre karşı nerede duruyorlarsa Türkiye siyasetinde de o kadar yer alacaklar. Ama milleti bir kez aldatırsınız, iki kez belki aldatabilirsiniz ama daima aldatamaz. Ya şiddet ya demokrasi, ya terör ya barış. İkisi bir arada olmaz"

‘İSMET YILMAZ'I PAZARLIK YAPMAK İÇİN GÖSTERMEDİK’

Başbakan Davutoğlu, Meclis Başkanı seçimine de değindiği konuşmasında şunları kaydetti: "Bir kere birkaç istisna hariç olmak üzere, Türkiye’de bir teamül oluşmuştur. En büyük partiden Meclis Başkanı seçilir. Birtakım söylentiler duyuyoruz. Acaba Meclis Başkanlığı koalisyon görüşmelerinin bir parçası mıdır? AK Parti tercihini değiştirir mi? Buradan hepinize net bir tutum olarak ifade ediyorum ki, bizim bir tane Meclis Başkanı adayımız var, son turun son saniyesine kadar da sadece onu destekleyeceğiz. Erdemli davranış, herhangi bir dava arkadaşını pazarlık meselesi yapmayı ahlaksızlık olarak görür. Biz Sayın İsmet Yılmaz’ı aday gösterdiysek herhangi bir aşamada pazarlık yapmak için göstermedik. İsmet Yılmaz inşallah kazanır. Kazansa da kazanmasa da son ana kadar 258 desteğin arkasında olmasını talep ediyorum. Bugünlerde bir senaryo gündeme getiriliyor. Üçüncü turda bizim bazı arkadaşlarımızın başka bir adaya yöneleceği bir taktik manevrayla son tura iki adayın kalmasını sağlayacağı. Bizde gizli hesap olmaz. Bizde siyasetin ahlakına aykırı tek bir davranış olmadı, olmayacak. Yok şu matematiksel oyunu oynarsak şu neticeyi alırız, dediğimiz anda o seçimi kazansak bile siyasetin ahlakını kaybederiz. Bu gruptan AK Parti grubundan milletimizi rencide edecek hiçbir davranış olmadı, olmayacak"

‘CUMHURBAŞKANIMIZI TARTIŞMA KONUSU YAPACAK HİÇBİR MÜZAKERENİN İÇİNDE OLMAYIZ’

Cumhurbaşkanlığı makanına yönelik tartışmalara değinen Davutoğlu, "İnşallah Meclis Başkanı seçildikten sonra cumhurbaşkanımızdan görevi alacağız. Görüşmelere başlayacağız. Burada nasıl Meclis Başkanlığı koalisyon ile irtibatlı değilse, Cumhurbaşkanlığı makamı da koalisyon müzakerelerinin parçası değildir, olmayacaktır. Cumhurbaşkanlığı makamını rencide edecek, Cumhurbaşkanımızı tartışma konusu yapacak hiçbir müzakerenin içinde olmayız. Bunu da erdemli davranışın, 17 Mayıs 2001’de bu hareketi erdemliler hareketi olarak başlatan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a olan saygımızın bir gereğidir. Herkesin Cumhurbaşkanlığı makamına saygıda kusur etmemesini vurgulamak istiyorum. Önümüzdeki günlerde tam bir iyi niyetle, hükümet oluşturmak için gayret sarf edeceğiz. Ümit ederiz ki muhataplarımızdan karşılıklı saygı içerisinde olgun bir davranış görürüz. Gerçekten öyle bir konjonktürde yaşıyoruz ki, Türkiye’nin geçici dönemlere ya da yeni arayışlara mahal bırakmayacak bir istikrara kavuşması lazım" ifadelerini kullandı.

‘YUNANİSTAN'IN EKONOMİK KRİZİ AŞABİLMESİ İÇİN NE YAPMAMIZ GEREKİYORSA HAZIRIZ’

Yunanistan'daki gelişmeleri değerlendiren Davutoğlu, Yunanistan'a içinde bulunduğu durum dolayısıyla destek mesajı vererek "Dost ve komşu Yunanistan’ın karşı karşıya kaldığı tabloyu göz önüne alınız. Biz benzer tablolarla karşı karşıya değilsek, AK Parti'nin yönettiği ekonomi sayesindedir. Bu kürsüden, komşu Yunanistan’a dayanışma mesajımızı da iletmek istiyorum. Biz çevremizde barış içinde yaşayacağımız, güçlü ülkeler görmek isteriz. Hiçbir komşumuzun zayıf düşmesinden menfaat ummayız. Yunanistan ekonomik kriz içindeyken, 2011’den itibaren Yunanistan ile işbirliği konseyini bu mantık içinde kurduk. Son Yunanistan ziyaretimde, Sayın Çipras ile görüşmüştüm. Kendilerine de ifade etmiştim. Biz Yunanistan’ın güçlü olmasını isteriz. Ege’nin barış gölü olmasını isteriz. Kıbrıs’ın çözülmesini isteriz. Türkiye her türlü işbirliği teklifine ya da ekonomik iş birliği arayışına olumlu yaklaşacaktır. Yunanistan’ın ekonomik krizi aşabilmesi için elimizden ne gelirse, turizm, ticaret, enerji alanlarında ne yapmamız gerekiyorsa yapmaya hazırız. Bu çerçevede de Yunanistan’ın ekonomik sorunları karşısında, birlikte atabileceğimiz adımları, karışlıklı oturup konuşmak üzere, ilk fırsatta hükümet kurma çalışmalarının sonrasında daha önce planladığımız işbirliği konseyini yapmak üzere Yunanistan'la temasa geçeceğiz" dedi.

‘BİZ DEAŞ'A KARŞIYIZ’

Suriye'deki gelişmeler hakkında konuşan Davutoğlu, Türkiye'nin herhangi bir terör örgütüyle iş birliği içinde olduğu yönündeki iddiaların Türkiye'ye açık bir saldırı olduğunu iddia ederek "Sınır ötelerimizde ortaya çıkacak ve Türkiye'nin içini etkileyebilecek gelişmeler karşısında kayıtsız kalmayız. Değil bir yıl, bir gün, bir ay bir dakika dahi bir saniye dahi bu görevi yürütmek için imkan varsa, o görev içinde alınması gereken kararları alırız. Suriye’de yaşananları yakından takip ediyoruz. DEAŞ terör örgütüne de Suriye rejiminin kanlı baskılarına da karşı çıktık. DEAŞ terör örgütünü ilk terörist ilan eden ülke Türkiye’dir. Bizim adımızı hiçbir terör örgütüyle kimse yan yana yazamaz. Yazamadı, yazamayacak. Ama bu iddialarda bulunanların, terör örgütleriyle adları yan yana yazılmıştır. Biz DEAŞ’a karşıyız, El Kaide’ye karşıyız. Her türlü terör örgütüne karşıyız. Ama terör örgütüyle iş birliği suçlamasında bulunanlar bir kez de dönüp Kandil’e seslensinler ve teröre karşıyız desinler. Açık bir iftirayla, açık bir saldırıyla, açık söylüyorum. Bu Türkiye’ye dönük bir saldırıdır. Türkiye'nin terör örgütüyle iş birliği yaptı iddiasını delilsiz şekilde gündeme getirenler, uluslararası saldırının bir parçası olmuşlardır. Biz teröre karşı da terörü savunanlara karşı da hangi dilde konuşulacağını çok iyi biliriz" şeklinde konuştu.

‘BİRİLERİ DEMOGRAFİK HARİTAYI DEĞİŞTİRMEYE KALKARSA AÇIK TUTUM SERGİLERİZ’

Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Birileri demografik ya da siyasi haritayı değiştirmeye kalkarsa buna açık tutum sergileriz. Hiçkimse ve aziz milletimiz kaygı içinde olmasın. Biz Türkiye’yi ne oldu bittilerle karşı karşıya kalmasına izin veririz ne de Türkiye'yi maceraya sürükleriz. Kim oldu bitti yapmaya kalkarsa geçmişte olduğu gibi cevabını veririz. Etrafımızda bir ateş çemberi var, doğru. Her türlü riskle karşı karşıyayız doğru. Ama Allah aşkına, dört yıldır hatta Irak Savaşından bu yana 12 yıldır etrafımız ateş çemberi. Bu ateş çemberi İstanbul’u, Diyarbakır'ı, Muğla’yı, Trabzon’u yakmamışsa onun arkasında AK Parti’nin erdemli, dirayetli yönetimi vardır"

‘SURİYE'DEKİ GELİŞMELERİ YAKINDAN TAKİP EDECEĞİZ’

Hükümet kurulduktan sonra çalışmaların devam edeceğini vurgulayan Davutoğlu, "Biz Suriye’deki gelişmeleri yakından takip edeceğiz. Dün MGK'da da ele aldık. Her türlü senaryoya hazırız. En kötü olabilecek senaryoya da hazırız. Bunun olmaması için daha önceki aşamalarda alınması gereken tedbirlere de hazırız. Türkiye bütün kurumlarıyla işleyen bir güvenlik yapılanmasına sahiptir. Aziz milletimiz 7 Haziran’da tercihini yapmıştır. Bunda da hiçbir acelemiz, paniğimiz yok. İlkelerimiz bellidir. Erdemli, adaletli davranış ilkeleridir. Önümüzdeki günlerde hükümetimizi kuracağız. Kaldığımız yerden devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. (DHA)

www.evrensel.net