Urfa Baro Başkanı: Türkiye savaş suçu işlemiştir

Urfa Baro Başkanı: Türkiye savaş suçu işlemiştir

İbrahim POLAT 
Devran TOPTAŞ

Kobanê'de öldürülen IŞİD üyelerinden Ahmed Hasan'ın üzerinden çıkan AFAD'ın Süleyman Şah Kampı kimlik kartı, her türlü gözlem ve denetime kapatılan mülteci kamplarını gündeme taşıdı. Türkiye'deki kamplarda kalan IŞİD üyelerinin Rojava'ya geçiş güzergahlarını geçtiğimiz yıl raporlaştıran İHD Urfa Şubesi'nin Eşbaşkanı Atilla Yazar "Bu sadece bir örnek" derken, Urfa Baro Başkanı Hikmat Delebe ise IŞİD üyesi üzerinden çıkan kart ile uluslararası hukuka göre Türkiye'nin savaş suçu işlediğini ifade etti.

IŞİD’in "İkinci Kobanê Savaşı" olarak nitelediği ve yüzlerce çocuk, kadın ve yaşlının katledildiği katliamda IŞİD üyelerinin bir bölümünün Türkiye üzerinden geçtiğine dair görgü tanıklarının anlatımlarının ardından, öldürülen IŞİD’linin üzerinden çıkan AFAD kimlik kartı bu anlatımları ispatladı. Çetenin üzerinden çıkan AFAD kartı ile yeniden gündeme gelen kamplara ilişkin İHD, geçtiğimiz yıl bu kampların çete yuvalarına döndüğü doğrultusunda rapor hazırlamıştı. 

İHD 1 YIL ÖNCE KAMPLARI RAPORLAŞTIRDI

HDP Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan, IŞİD üyelerinin Türkiye üzerinden girdiği iddialarını TBMM'ye taşırken, İHD Urfa Şube Eşbaşkanı Atilla Yazar, 2014 yılında IŞİD’lilerin Türkiye'den giriş güzergâhlarını raporlaştırdıklarını, ancak herhangi bir adımın atılmadığını söyledi. Geçtiğimiz yılın Temmuz ayında Birecik'e bağlı Ziyaret köyünde yaptıkları incelemeler sonrasında, IŞİD’in Karkamış'taki kamptan Cerablus üzerinden, Akçakale'deki kamptan da Girê Spî üzerinden Rojava'ya geçtiklerini duyurduklarını, ancak konuya ilişkin herhangi bir gelişme yaşanmadığını belirten Yazar, son Kobanê saldırısında ele geçirilen IŞİD üyesinin üzerinden çıkan AFAD kimlik kartı ile tespitlerinin ispatlanmış olduğunun altını çizerek "Bu sadece bir örnektir. Ahmed Hasan isimli bu DAİŞ üyesinin üzerindeki kart kendisinde unutulduğu için ortaya çıktı. Çok fazla sayıda çete üyesinin bu kamplarda barındığı, eğitim aldığı ve sınırdan diğer tarafa geçirildiği biliniyor. Ama çıkışta onlara verilen bu kartlar mutlaka alınıyor" diye konuştu. 

'URFA'DA DAİŞ'İN HÜCRE EVLERİ VAR'

İnsan Hakları Derneği olarak şu ana kadar sadece Suruç'ta bulunan AFAD mülteci kampına girebildiklerini dile getiren Yazar, "Başta Urfa olmak üzere birçok kentte de barındıkları, hücre evleri bulunduğunu bütün dünya biliyor. Bugüne kadar bunlardan hiç birine tek bir operasyon yapılmadı. Mesela söz konusu kimlik kartının verildiği ve IŞİD üyesinin oradan gittiği ortaya çıkan Süleyman Şah Mülteci Kampı'na herhangi bir operasyon yapıldı mı? Mesela Girê Spî'den Akçakale tarafına geçtiği açıkça ortada olan IŞİD'çilerin ne olduğuna dair tek bir bilgi yok" dedi. Urfa'da faaliyet yürüten 60 derneğin doğrudan ya da dolaylı olarak IŞİD’e destek verdiğini sözlerine ekleyen Yazar, "Dayanışma Derneği" adıyla faaliyet yürüten bu derneklerin insani yardım adı altında terör örgütüne eleman kazandırdığına dikkat çekti. 

'ULUSLARARASI HUKUKA GÖRE SAVAŞ SUÇU'

IŞİD’e destek verdiğini inkar eden siyasi iktidarın bir taraftan da kendisini besleyen medya aracılığıyla bu söylemlerine tezat oluşturduğuna dikkat çeken Urfa Baro Başkanı Hikmet Delebe ise, şunları aktardı: "Katliam gerçekleştiren DAİŞ militanlarının AFAD kimliği ile bu eylemleri gerçekleştirmiş olmaları hukuki açıdan kabul edilebilir bir durum değildir. Bunlar uluslararası hukuk ilkelerine göre savaş suçunu oluşturur. Hiçbir ülkenin başka bir ülkede meydana gelen bir savaşa müdahale etmesi söz konusu olamaz. Türkiye'nin taraf olduğu evrensel metin ve evrensel hukuk ilkeleri bunu kabul etmez." 

'TÜRKİYE KAMPLARI DENETİME AÇMIYOR'

500 binden fazla Suriyeli mültecinin yaşadığı Urfa'da bulunan çadırkentlerin denetimden uzak birer kapalı kutu konumunda bulunduğunu kaydeden Delebe, "Burada onbinlerce insan konaklıyor. Türkiye buradaki çadır kentlere insani yardımlar yaptığını ifade ediyor. Ancak çetevari örgütlenmelerin mevcut olduğunu, DAİŞ çetelerinin çadır kentlerde beslendiğine dair ciddi kuşkular var. Tabi Türkiye bu çadır kentlerin denetimini insan hakları örgütlerine ve hukuk savunucularına açmıyor" dedi. Delebe, Urfa Barosu olarak süreci yakından takip edeceklerini belirtti. (Urfa/DİHA)

www.evrensel.net