Kimin çıkarına bir koalisyon olacak?

Kimin çıkarına bir koalisyon olacak?

Orhan KARAKAYA*

Sendikalar patronların daha fazla kâr hırsına, sömürüsüne karşı, işçilerin, emekçilerin haklarını korumak üzere işçiler tarafından kurulan örgütlerdir.
Yaşamın en büyük çelişkilerinden biri sermaye-emek çelişkisidir. Yani patronların istek ve çıkarları ile işçilerin, emekçilerin çıkarları bir değildir.
Bir patron daha fazla kâr etmek için işçinin emeğinin hakkını vermez. İşçilerin ürettiği artı değere el koyar.
Maliyeti nedeniyle işçilerin ölmesi pahasına, alması gereken güvenlik önlemlerini almaz. Tıpkı Tuzla Tersanelerinde alınmayan önlemlerde olduğu gibi maliyetten kaçar. Son olarak Soma madeninde 301 işçimizin öldüğü olayda da görüldüğü gibi patron kârından azaltmamak için yaşam odasını kurmaz. İşçileri, emekçileri daha ucuza çalıştırmanın hesabını yapmaktadır. Yasal görevlerini dahi (işçinin sigortasını yatırmak, servis hakkını vermek vb) yapmaz, yapmamaktadır.
Amacı daha fazla kâr etmek olan, kâr için işçilerin, emekçilerin ölmesine neden olan sermaye sahibi patronlarla ve onların örgütleri ile asıl amacı işçilerin, emekçilerin haklarını korumak, daha az sömürülmesi için mücadele etmek olan yani varlık nedenleri patronlara karşı mücadele olan sendikaların ortak hareket etmesi akla uygun mudur? Olağan bir görüntü müdür? İşçiler, emekçiler insanca yaşamak istiyorsa, emeğinin, alın terinin karşılığını istiyorsa hiçbir zaman patronların, zenginlerin olduğu yerde olmaması gerekiyor. Yani bir patronun destek verdiği, aday olduğu bir partiye bir işçinin destek olması, oy vermesi sağlıklı, mantıklı bir durum değildir. Bunun aksi durum emekçilerin daha fazla sömürülmesine neden olacaktır.
Tüm bunları niçin yazıyorum? Daha önce de ülkenin, halkın yararına hareket etmek adına yaşanan ekonomik krizlerde ve başka olaylar sonrasında patron örgütlerle bir araya gelen Türk-İş, T.Kamu-Sen ve Memur-Sen bu sefer 7 Haziran 2015 seçimleri sonrası ülkede bir an önce koalisyon kurulsun diye TÜSİAD, TOBB, TESK, MÜSİAD vb sermaye örgütleri ile bir araya gelerek partileri ziyaret ediyor.
Adı sendika olan ve buralara üye olan kamu emekçilerine, işçilere sesleniyorum. Üyesi olduğunuz sendikalar bu tutumlarıyla sizlerin haklarını, çıkarlarını korumak bir tarafa sizleri şimdiye kadar toplu görüşmelerde olduğu gibi satarlar. Şimdiye kadar olduğu gibi emekçilerin zararına olan politikalara, uygulamalara sessiz kalırlar, karşı çıkmazlar.
Yukarıda yazdığımı tekrarlamak istiyorum. Patronların istediği, destek olacağı bir hükümet (koalisyon) işçilerin, emekçilerin haklarını iyileştiremez, koruyamaz. Çünkü patronların çıkarlarıyla, beklentileriyle, işçilerin, emekçilerin çıkarları, beklentileri ortak değildir. Patronların kazanması için işçilerin, emekçilerin haklarının yenmesi, alın terlerinin karşılığının verilmemesi, kölece, taşeron olarak çalışması, çalışmaya devam etmesi gerekmektedir.
İşçilerin kazanması, haklarının iyileşmesi, taşeron sistemin kalkması, sendikalaşmasının önünün açılması için ise patronların kaybetmesi, kârlarından vazgeçmesi anlamına gelecektir. Böylesi bir durumda patron örgütleri ile sendikaların ortak hareket etmesi, birlikte davranması emekçilerin yararına değildir, olamaz. Birlikte olmaları da doğru ve doğal değildir.
Bu sendikaların niyeti emekçilerin yararına bir hükümetin bir an önce kurulması ise bu sendikalar (Türk İş, T.Kamu-Sen, Memur-Sen) patron örgütleri ile hareket etmek yerine DİSK-KESK-TMMOB vb sendikalar, meslek odaları ile niçin bir araya gelerek hareket etmezler? Olması gereken birliktelikbu değil midir? Bunun dışındaki birliktelikler nasıl izah edilirse edilsin işçilerin çıkarına bir birliktelik, ortak hareket değildir.

*SES Kayseri Şube Başkanı

www.evrensel.net
ETİKETLER Orhan Karakaya