Çocuğa cinsel istismar davasında ‘rapor’ çelişkisi!

Çocuğa cinsel istismar davasında ‘rapor’ çelişkisi!

Seçkin SAĞLAM
Çanakkale

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde yaklaşık dört yıl boyunca devam ettiği ileri sürülen 1997 doğumlu Ö.Y.’nin, ‘cinsel istismarı’nın 2011 yılında ihbar etmesi ile son bulduğu öğrenildi. Söz konusu kişinin, kendisi ile 4 yıl boyunca 10 kez ilişkiye girdiğini ifade eden Ö.Y.’nin adli tıp kurumundaki raporda “Korktuğum için kimseye söyleyemedim” dediği öğrenilirken, 2011 yılında başka birinin daha cinsel tacizine maruz kalması üzerine polise gittiği ve iki ayrı cinsel istismar olayının deşifre olduğu ortaya çıktı. Dava sürecinde birbiri ile çelişkili raporlar ise dikkat çekti. 

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde cinsel istismara uğradığını iddia ederek, 2011 yılında hukuk mücadelesini başlatan Ö.Y.’nin davası, bugün Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme tarafından 31 Ekim 2011 tarihinde mağduru bulunduğu (mağdurun beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs) olayı nedeniyle Çanakkale Devlet Hastanesi’nin 5 Mart 2012 tarihli raporu ile Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu’nun 22 Kasım 2013 tarihli raporları arasında çelişki olduğundan çelişkinin giderilerek ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda Genel Kurul’ca rapor düzenlenmesi istemiyle gönderilen dava dosyası Adlî Tıp Genel Kurulu’nun 9 Nisan 2015 tarihli oturumunda görüşüldü. Çanakkale Devlet Hastanesi raporunda ruh sağlığının bozulduğu ifade edilirken, Adli Tıp Kurumu’nda çocuğun etkilendiği, ancak ruh sağlığının bozulmadığı yönünde rapor verildi. İşte o çelişkinin giderilmesi için Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesi’nin istediği rapor da bugün görüldü. Rapor ikinci raporun aynısıydı. Raporda çocuğun, “Cinsel istismar” olayından etkilendiği, ancak ruh sağlığının bozulmadığı ifade edildi. Mağdur vekili ise rapora itiraz sürecini başlatmaya hazırlanırken dava, 5 Kasım tarihine ertelendi. 

4 YILDIR DEVAM EDİYORMUŞ!

Davanın mağduru Ö.Y.’nin anne ve babasının ayrı olduğu, kendisinin annesi ile birlikte yaşamını devam ettirdiği öğrenilirken, olayın 2005-2011 yılları arasındaki 4 yıllık bir zaman diliminde gerçekleştiği ileri sürüldü. Ada sakinlerinden A.K., isimli şahsın kendisi ile zorla ilişkiye girdiğini açıklayan Ö.Y, ilk olayı 2013 yılındaki Adli Tıp ifadesinde; “4 senede 10 kez ilişkiye girdik. Korktuğumdan dolayı sesimi çıkarmadım. Olayın farkına vardığımda görüşmeyi kestim, sonra tehditle devam etti, tekrar görüşmek istemedim. Unutmaya çalışıyorum, erkeklerle konuşmuyorum, derslerden kaçıyordum” diye özetledi. Korktuğu için kimseye söyleyemediğini ifade eden Ö.Y., 2011 yılında başka bir şahsın kendisini taciz etmesi üzerine başından geçtiğini iddia ettiği tüm olayı ifade süreçlerinde anlattı. 

İKİNCİ ŞAHIS İDDİALARI KABUL ETMEDİ

İkinci olayın; annesinin şehir dışına gitmesi sebebiyle başladığını ifade eden Ö.Y, annesinin bir arkadaşında kalacağı gün, gerçekleştiğini söyledi. Kendisini taciz eden ve ilişkiye girmek için eylemlerde bulunan C., isimli şahıs hakkında polise şikayetçi olan  Ö.Y, ardından gelişen hukuk mücadelesi sırasında başından geçen diğer olayı da anlattı. İfadeler sürecinde Ö.Y.’nin iddialarını kabul etmeyen C., “Üzerime atılı suçu kabul etmiyorum” dedi. 

DEVLET HASTANESİ; “RUH SAĞLIĞI BOZULDU” 

Çanakkale Devlet Hastanesi’nin 5 Mart 2012 tarihli, 1578 sayılı raporunda; Öy’nin, “Ekim 2011' de bir kişi tarafından uyku esnasında dokunma ve sürtünme şeklinde cinse tacize uğradığını, olay esnasında uyanarak durumu fark ettiğini, çok korktuğunu, şok olduğunu” söylediğine yer veriliyor. Çanakkale Devlet Hastanesi raporunda; “Mevcut belirtilerin Travma Sonrası Stres Bozukluğu ile uyumlu olduğu ve hastanın işlevselliğinde bozulmaya yol açtığı, dolayısıyla yaşadığı iddia edilen cinsel istismar eylemine bağlı ruh sağlığının bozulduğu, hastanın mevcut ruhsal belirtileri nedeniyle Çocuk Psikiyatri Kliniği'nde takip ve tedavi altına alınması önerildiği” kararı dikkat çekiyor. 

ADLİ TIP RAPORU, ÖNCEKİ RAPOR İLE ÇELİŞİYOR 

6. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 15 Mart 2013 tarihli muayene kaydında; “Ruhsal    durum muayenesinde; zorlayıcı rahatsız edici anılar bulunduğu, anımsatan ve sembolize eden konularla ilgili rahatsızlık, travmaya eşlik etmiş düşünce ve duygulardan kaçınma, travmaya ilişkin etkinlik ve ortamdan kaçınma, uykuya dalmak ve sürdürmekte zorluk, suçluluk, üzüntü mevcut olduğu, Subklinik Travma Sonrası Stres Bozukluğu tespit edildiği, 8 ay sonra yeniden değerlendirilmesinin uygun olduğu”na karar verildi. Bunun üzerine 6. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nda 22 Kasım tarihli raporda; “Kurulumuzca 15 Mart 2013 ve 8 Kasım 2013 tarihlerinde yapılan muayenelerinde ve dava dosyasının incelenmesinde; mağduru bulunduğu olaydan kaynaklanmış (olay öncesi var olan Travma Sonrası Stres Bozukluğu belirtilerinde artış) tespit edildiği, tespit edilen bu psikiyatrik tablonun ruh sağlığını etkilediği ancak ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olmadığı” kararı verildi. 

“ÇELİŞKİYİ GİDERİN”

Bunun üzerine 31 Ekim 2011 tarihinde mağduru bulunduğu (mağdurun beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs) olayı nedeniyle Çanakkale Devlet Hastanesi’nin 5 Mart 2012 tarihli raporu ile Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu’nun 22 Kasım 2013 tarihli raporları arasında çelişki olduğundan çelişkinin giderilerek ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda Genel Kurul’ca rapor düzenlenmesi istenen Ö.Y., için yine aynı rapor verildi. Raporda; “Ruh sağlığının etkilendiği, ancak bu etkilenmenin ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olmadığı oybirliği ile mütalaa olunur” dendi. 

KADIN PLATFORMU, Ö.Y’YE SAHİP ÇIKTI 

Bugün Çanakkale Adliyesi Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava öncesi, Adliye Binası önünde hazır bulunan Kadın Platformu üyeleri bir açıklama yaparak olaya tepki gösterdi. Kadın Platformu adına Çanakkale Tabip Odası’ndan Dr. Güleda Erensoy, “Biz kadınlar bugün buradayız çünkü Çanakkale'de yaşanan çocuğa yönelik nitelikli cinsel istismar olayı kamuoyunun vicdanında büyük bir sarsıntı yaratmıştır” dedi. Erensoy, “Bu üzücü olay çocuk istismarının toplumumuzda ne denli ciddi ve ne denli örtük kalmış bir olgu olduğunu, istismarı önlemeye, ortadan kaldırmaya yönelik önlemleri yaşama geçirmenin ne denli yaşamsal olduğunu bir kez daha göstermiştir. Çocuğa yönelik cinsel istismar, çocukların bir yetişkin tarafından cinsel uyarı ve tatmin amacıyla kullanılmasıdır. Çocukların gelecekteki yaşantılarını da derinden etkileyecek bu olumsuz deneyim, bazen gizli kalarak yıllar boyu sürdürebilir ve bıraktığı hasar çok ağır olabilir. Çanakkale Kadın Platformu olarak bugün burada çocuğun nitelikli cinsel istismarı davasında taraf olarak adalet yerini buluncaya kadar bu meselenin takipçisi olduğumuzu, erkek egemen düzenin kadınları, çocukları hedef alan cinsel şiddetinin son bulması için sorumluların cezalandırması gerektiğini bir kez daha haykırıyor ve adalet istiyoruz. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı davasında konuya duyarlı tüm kesimleri dayanışma içinde olmaya ve birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

www.evrensel.net