Ne hastayız, ne yalnız görün artık buradayız

Ne hastayız, ne yalnız görün artık buradayız

İstanbul’da 6. Trans Onur Haftası, İstiklal Caddesi’ni her yıl olduğu gibi yine rengarenk yapan kitlesel bir yürüyüşle sona erdi. Fransız Konsolosluğu önünden Tünel'e yürüyen binlerce kişi, 6. Trans Onur Haftası’nın bu yılki sloganı olan “Bize bir yasa lazım” diye haykırdı.

İstanbul’da 6. Trans Onur Haftası final yürüyüşü için Fransız Konsolosluğu önünde bir araya gelen binlerce Tünel Meydanına yürümek istedi. Kitle Konsolosluk önünde kısa bir süre polis tarafından engellendi. Polis Tünel Meydanı’nda Birleşik Haziran Hareketi üyelerinin eylemini gerekçe göstererek yürüyüşü polis barikatıyla engellemeye çalıştı. Kitle “Polis fuhuş yap, onurlu yaşa” sloganıyla engellemeye tepki gösterdi. Polis barikatının kalkmasıyla yürüyüş başladı. Yürüyüşe HDP Milletvekili Erdal Ataş da katıldı. 

Sık sık, ‘Trans cinayetleri politiktir”, “Susma haykır translar vardır”, “Aşk aşk hürriyet uzak olsun devlet”, “Devletin başına dönme gelecek” sloganları  atıldı. “Alışın buradayız”, “Hepimiz dönmeyiz”,  “Kimin ahlakı” yazılı lolipoplar da ellerden inmedi. Yürüyüş boyunca enstrumanlar eşliğinde söylenen şarkılar ve  atılan sloganlar coşkuyu arttırdı. Metrelerce uzunlukta trans bayrağının açıldığı yürüyüşte Kürtçe ve Türkçe dövizler de taşındı. 

‘İÇ GÜVENLİK PAKETİ ÖLDÜRÜR’

Bu yıl Trans Onur Haftası’nda  eşitlik, cinsel yönelim ve cinsel kimliklerin Anayasa’da tanınması talebi öne çıktı. Yürüyüş boyunca da bu talepler yüksek sesle bir kez daha dile getirildi. “Ne hastayız ne yalnız görün artık buradayız” pankartıyla yürüyen translar, yasaların artık transları da tanımasını istedi.

Yürüyüş boyunca İç Güvenlik Paketine tepki de öne çıktı. İç Güvenlik Paketinin sadece ölüm getirdiğini söyleyen translar, öldüren değil yaşam hakkını güvence altına alan yasaların üretilmesini istediklerini söyledi.

Translar  özellikte HDP’nin barajı geçmesinin önemine vurgu yaparak, “HDP’nin barajı geçmesi görünürlülüğümüzün  artması anlamında önemli. Sokaklarda daha rahat yaşabileceğimizi düşünüyoruz” dediler.

TRANSLAR HERKES İÇİN GEÇERLİ OLAN HAKLARDAN MAHRUM BIRAKILIYOR

Trans Onur yürüyüşünün ardından Tünel'de Ebru Kırancı tarafından bir açıklama yapıldı. Nefret saldırılarında ve cinayetlerinde eksik ve yanlı yürütülen soruşturmalarla, transların herkes için geçerli olan haklardan mahrum bırakıldığını belirten Kırancı: “Devlet trans toplumunun yaşam haklarını garanti altına almalıdır. Türkiye'de kamusal alan içinde yaşam içindeki durumu toplum ve devlet tarafından belirlenmektedir. Nefret cinayetlerindeki bu artış devlet politikalarının ve toplumdaki değerler sisteminin bir ürünüdür. Yeni anayasa yapım sürecinde eşitliği düzenleyen 10. maddeye cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ibarelerinin eklenmemesi, ağır tahrik indirimlerinin kaldırılmaması devletin ve AKP hükümetinin trans katliamlara açık çağrısıdır. Bu yüzden bu yılki temamız 'Bize bir yasa lazım'” dedi.

Eşcinsel vekil adayı Barış Sulu üzerinden LGBTİ’leri hedef gösteren Tayyip Erdoğanın, aynı gün saldırıya uğrayan iki arkadaşlarının sorumlusu olduğunu vurgulayan Kırancı şunları söyledi: “İktidarı boyunca katledilen tüm transların birinci dereceden sorumlusudur. İç güvenlik yasası olarak bilinen, kendinden olmayan herkesi cezalandıran yasa en çok transları vuracaktır. Transların varlığı bu paket aracılığıyla tamamen yok sayılacaktır. Hukuksuzluğu ve katliamı yalnızca translar yaşamıyor. Ortadoğu'yu kan gölüne çeviren IŞİD zulmü, artan kadın cinayetleri, savaşa kurban giden gençler, tecavüz dahi her türden eziyeti yaşayan kadınlar ve çocuklar aynı kıyımın farklı yüzleridir. Müslüman görünüp İslam devletine lojistik destek sağlayanlar ile nefret kültürüyle topluma karşı savaş yürütenler aynı kişilerdir. Kobanê'yi cehennem yerine çeviren nefret kültürünü yayarak tüm azınlık, kimlik ve ötekileri sistematik olarak katlediyor. Kobanê'de kafa kesenler, İstanbul'da gülleri katlediyor. Kobanê'de kadınları pazarlarda satanlar sokak ortasında gençleri vuruyor. Ancak bu gidişatı değiştirme kararlılığımız gün geçtikçe artıyor” 

Nefret cinayetlerini ve trans cinayetlerini mutlaka durduracaklarını ifade eden Kırancı; “İster marjinal ister sapkın olarak tanımlayın, toplumun tüm renkleri buradayız. Bugün bizlerin ayağındaki zincirler yarın hepimizi tutsak kılacaktır, nefret cinayetlerine, ötekileştirmeye, katledilmeye karşı bize bir yasa lazım. Nefrete inat yaşasın hayat!” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

ERDAL ATAŞ: KADINLAR VE LGBTİ’LER İKTİDAR TARAFINDAN DÜŞMAN İLAN EDİLİYOR

Eylemde konuşan HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş Dünyada cinsiyete yönelik sömürünün sürdüğünü belirterek “Maalesef bu coğrafyada büyük bir yoksulluk var, dil problemi var, ekoloji ve inançlara karşı bir ayrımcılık var. Emek, ekoloji, inanç ve cinsiyete yönelik saldırılar var. Kadınlar ve LGBTİ’ler yok sayılıyor. Temel problemlerden biri cinsiyete yönelik. Kadınlar ve LGBTİ’ler İktidar tarafından düşman ilan ediliyor. İktidarın özellikle yandaşı olan medyanın genel seçimlerde LGBTİ’leri kullanarak seçim kampanyamıza yönelik saldırılar oldu. Dünya üzerinde tekçi ve faşist saldırılara dünyanın büyük bir bölümünde de karşı çıkılıyor. Yalnız değiliz hep beraber hareket edersek emek ve sosyal kimlikler çerçevesinde barış içinde yaşayabiliriz. Yalnız değiliz, hepimiz güçlerimizi birleştirirsek parça parça değil de, mücadele edebiliriz, başarabiliriz” dedi.

IŞİD'e karşı Kobanê'de ve Rojava'da savaşanlara selam yollandı. (İstanbul/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 21 Haziran 2015 20:03
www.evrensel.net