Esenyurt Kobanê davası başlıyor ama tek delil polis tutanağı

Esenyurt Kobanê davası başlıyor ama tek delil polis tutanağı

Esenyurt’taki Kobanê eylemlerine ilişkin iddianamede savcı görüntü olmamasına rağmen 23 kişiyi molotof kullanmak, taş ve sopalarla 518 müştekiye zarar vermekle suçluyor.

Eda YILDIRIM
İstanbul

Esenyurt’ta 7-8 ekim 2014 tarihlerinde gerçekleşen Kobanê eylemlerine ilişkin 23 kişiye dava açıldı. İlk duruşması 25 Haziran’da Bakırköy Adliyesinde görülecek davanın iddianamesi ise skandallarla dolu. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu Savcısı tarafından hazırlanan iddianamede, savcı 23 kişiye “Kamu malına zarar vermek”, “Silahlı örgüt üyeliği” gibi suçlamalar yöneltiyor. Ancak savcı sanıkların molotof attıklarına, taş ve sopalarla ve yakarak  müştekilerin mallarına zarar verdiklerine ilişkin” görüntü olmadığını itiraf ediyor. Sanıkların bu suçu işlediğine ilişkin tek delil polislerin tuttuğu tutanak. Savcının  yargılananların  polisler tarafından ‘Göz takibiyle kovalanarak’ yakalandığını  belirtmesi de iddianamedeki  skandal ayrıntılardan biri. Polislerin olay yeri ve yakalama tutanaklarını, göz takibini  dayanak yapan savcı, 6-8 Ekim tarihinde Kobanê eylemlerinde haber takibi yapan Gazetemiz Muhabiri Eren Ergine’nin de aralarında olduğu  23 kişi hakkında  adeta “kes, kopyala, yapıştır” yöntemiyle hazırlanan bir iddianameyle dava açtı. 

518 ŞİKAYETÇİ

İddianamede “Silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, mala zarar verme, kamu malına zarar verme, terör örgütü propagandası yapmak, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme yönetme bunların hareketlerine katılma, Atatürk’ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veya kabrini kırma veya bozma, toplantı ve yürüyüşlere silah veya 23. maddede belirtilen aletlerle katılma, silahlı olarak katılınan toplantı ve yürüyüşte ihtara rağmen dağılmaması, kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” suçlamaları yer alıyor. iddianamede  518 şikayetçi yer alırken, 23 kişi sanık sandalyesine oturtuluyor.  

‘GÖZ TAKİBİYLE KOVALANARAK’

İddianamede olaylar sonrası sanıkların büyük çoğunluğunun kaçarak uzaklaştığı sonra polisler tarafından ‘Göz takibiyle kovalanarak’ yakalandıkları yer alıyor. Öte yandan iddianame savcısı sanıkların savunmalarında kendilerinin olayla ilgileri olmadığını, tesadüfen olaydan kaçan grup ile polis arasında kaldıkları ve bu sırada gözaltına alındıkları yönünde ifadesinin bulunduğunu belirtiyor. Ancak savcının bu ifadeler için “Bu hususun gerçeği yansıtmadığı, şüphelilerin yargılamada şüphe oluşturmak ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinden faydalanmak için daha önceden kendilerine öğretildiği şekilde aynı nitelikte şablon savunma yaptıkları” şeklinde yorum yapması dikkat çekiyor. Savcı sanıkların molotof attıklarına, taş ve sopalarla ve yakarak müştekilerin mallarına zarar verdiklerine ilişkin görüntü olmasa bile suçlamaların polis tutanaklarıyla sabit olduğunu öne sürüyor. Savcı, tüm sanıkların eylemlere katılma konusunda azim, irade, güç birliği içinde olduğunu belirterek, “Dolayısıyla yapılan her eylemden her şüphelinin iştiraken sorumlu olduğu” yorumunu yapıyor. 

HABERLER HALKI KIŞKIRTMIŞ!

Kobanê halkına yönelik IŞİD saldırılarının yoğunlaştığı dönemde,  Türkiye’de Kobanê’ye destek için eylem yapılması yönündeki çağrı ve açıklamaların halkı kışkırttığı savunuluyor.  İddianamede bu çağrı ve açıklamaların yer aldığı Fırat Haber Ajansı için “PKK/KCK  terör örgütü güdümünde propaganda yapan internet sitelerinden http:/www.fıratnews.com” yorumunu yapan savcı, bu haber ve çağrılarla İstanbul genelinde molotofkokteyli, havai fişekli korsan gösterilerin gerçekleştirildiğini, eylemler sırasında birçok işyeri, kamu kurum ve kuruluşu ile polise yönelik saldırı eylemleri yapıldığını öne sürüyor. 

IRKÇI SALDIRILAR YOK

İddianamede Kobanê eylemlerine yönelik ırkçı saldırı sırasında çenesine isabet eden kurşunla yaşamını yitiren Mert Değirmenci’den söz edilirken, ne onun ölümüne neden olan saldırıdan ne de HDP ilçe temsilciliğinin yakılmasından ne de 35 yaşındaki Vanlı Kabil Okyayatan isimli işçinin ölümden döndüğü ırkçı grubun lincinden bahsedilmiyor. 

www.evrensel.net