‘Normal  ne ayol!’

‘Normal ne ayol!’

Onur Haftası kapsamında yapılacak etkinliklerden biri de 23. Onur Haftası Sergisi ‘Nerdeen Nereye’. Bu yıl Danışma Kurulunda Taner Ceylan, Fatih Özgüven, Canan X, İlhan Sayın, Aslı Çetinkaya ve Asena Günal’ın bulunduğu sergi 22 Haziran Pazartesi akşamı 19.00’da maumau ve BLOK Art Space galerilerinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek. Sergi komisyonundan Metin Akdemir ve Efe Songun’la Onur Haftası’nı ve ‘Nerdeen Nereye’ projesini konuştuk.

Sevda AYDIN
İstanbul

İstanbul LGBTİ (lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks) Onur Haftası bu yıl 23. yılını kutluyor. 22 Haziran’da başlayacak ve pek çok etkinliklerin yapılacağı haftada LGBTİ’ler yaşamın her alanında ‘normal’ kavramını sorgulayacak. 

Onur Haftası kapsamında yapılacak etkinliklerden biri de 23. Onur Haftası Sergisi ‘Nerdeen Nereye’. Bu yıl Danışma Kurulunda Taner Ceylan, Fatih Özgüven, Canan X, İlhan Sayın, Aslı Çetinkaya ve Asena Günal’ın bulunduğu sergi 22 Haziran Pazartesi akşamı 19.00’da maumau ve BLOK Art Space galerilerinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek. 

Sergi komisyonundan Metin Akdemir ve Efe Songun’la Onur Haftası’nı ve ‘Nerdeen Nereye’ projesini konuştuk.

LGBTİ Onur Haftasının geleneği haline gelmeye başladı “Nerdeen Nereye” sergileri. Bu tür işleri önemsemenizin nedenleri nedir?
İstanbul LGBT Onur Haftası kapsamında gerçekleştirilen sergilerden ilki 2009 yılında Hafriyat’ta ‘Stonewall Olayları’nın 40. yılı anısına yapılan ‘İsyan ve Onur’ sergisiydi. 2014 yılında sergi ekibi, ‘Nerdeen Nereye’nin sürdürülebilir bir proje olabilmesi ve LGBTİQ sanatçı ya da destekleyen sanatçıların katılımını ön plana çıkartmıştı. 2015 yılındaki sergi aynı ekiple 22-30 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek. 
Onur Haftası, bir çok anlamda LGBTİ bireylerin kendilerini farklı biçimde temsil edebildikleri ve görünürlülüklerini her anlamda artırdıkları bir alan. Görsel Sanatlar da bir ifade biçimi olarak dönüşürken, içinde LGBTİ, Queer, homoerotik sanat barındıran bir yapıya açık bir ortam sağlayabilmesi ve bu ortamın açık kimlikli ya da destekçi sanatçılar için desteklenebilir hale getirilmesi bizim için önemliydi. Bir çok anlamda Queer, LGBTİ ve homoerotik sanat kendine yer bulmaya en azından Türkiye sanat piyasasında yeni yeni yer bulmaya başladı. Onur Haftası etkinliği hem bu alanın içinde sanatçıların varlığını ortaya çıkartırken, danışma kuruluyla da sanatçıların farklı bir büyümeye ve geri bildirim alabilmesine de olanak sağlayan bir yapıya sahip olmasını sağladı. 

Peki bu yıl ‘Nerdeen Nereye’ sergisini oluşturan unsurlar neler oldu?
Sergi, hem Onur Haftası’nın teması “Normal” kavramından destek alıp, bize biraz normalin dışında pekiştirilebilecekler ile yüzleştirmeye çalıştı. Başvuran tüm işlerde de ve seçilen tüm işlerde bu yüzleşme her anlamıyla ortada. Sergi mekanları BLOK Art Space ve maumau’da bu unsurların birer parçası oldular hem kendi yapıları gereği, iki galeri de hem kendi sanatçıları arasında Queer, Homoerotik ve LGBT sanat ile ilgilenen kişileri barındıran galeriler, bu yüzleşmeye olanak sağlayan mekanlar oldu. 
Danışma kurulunun detaylı bakış açısı da hem birikim hem de yönlendirme açısından serginin sürdürülebilir olmasına bir adım daha katkı sağladı. Geçtiğimiz yıl sergi seçici kuruluna ek olarak bu yıl Taner Ceylan’ın eklenmesi geri bildirimin daha verimli olduğu bir ortama olanak sağladı. 

SERGİDEKİ İŞLERİN İÇERİĞİNDEN DAHA ÖNEMLİSİ SAMİMİYETİ

Geçtiğimiz yıl sergideki işler farklı disiplinlerden gelen çalışmalardı. Bu yıl da benzer bir durum var mı?
Geçtiğimiz yıl 16 sanatçının katılımı ile maumau ve HAYAKA ARTI galerilerinde gerçekleşen sergi sanatçılarından bu yıl bazı isimler yine aynı kaldı, bu seçici kurulun sanatçıların gelişimine dair verdikleri bir emekken, diğer yandan eklenen yeni isimlerle ‘Nerdeen Nereye’ ailesinin bir anlamda daha da büyüdüğünü görmüş olduk. 

Sanatçılar arasında Mandy Niewohner, MK Yurttaş, Kara Pembe Karşı Sanat Kolektifi, Anıl Erdoğan, Şafak Şule Kemancı, Marin Marie, Seçkin Tercan, Ömer Tevfik Erten, Leman Sevda Darıcıoğlu, Hüseyin Rüstemoğlu, Hülya Dolaş, Esra İlbeyli, Sadık Arı, Kemal Özen, Elif Keskinkılıç, Kıvanç Öztüre bulunuyor. Seçkin Tercan, 2014 sergi katılımcısı bu yılda Ülker Sokak sonrasında çektiği bir seri fotoğrafı gün yüzüne çıkartırken, yeni katılımcılar arasındaki Kara Pembe Karşı Sanat Kolektifi, sergiye katılacakları karışık teknik iş ile tek gecelik ilişkilere dair bir eleştiri getiriyor. Sergiye başvuran ve seçilen sanatçıların arasında bazı uluslararası isimlerin yer alması da hem İstanbul LGBTİ Onur Haftası’nın uluslararası görünürlülüğünü bizim için ortaya çıkartırken, bir anlamda da umut vadediyor.

İşleri seçerken bu farklılıkların zorlukları neler oluyor?
Bu yıl sergi başvurusuna gelen toplam kırk adet başvuru arasında on altı iş seçildi. Sanatçıların portfolyolarından öte LGBTİ hareketi ile ilişkisi, yaptığı işlerin cinsel yönelim adına ortaya koydukları değerlendirildi. Sergi katılımını açık kimlikli ve destekleyici olarak çıkmamız da aslında bunu destekliyor. Bizim için teknik ya da içerikten ziyade işin samimiyeti önemliydi. LGBTİ hareketine eklemlenmeye çalışan tüm sanatçılar için önceliğimiz yine bu samimiyet oldu. 

Farklı disiplinlerden gelen seçiçi kurul ortak bir noktada buluşup mücadelenin farklı yerlerinden bize destek verebileceklerini düşündükleri işleri seçtiler. Sergideki işler arasındaki çeşitlilik de bunun en iyi göstergesi oldu. LGBTİ hareketindeki çeşitliliğin işlere de yansımasına özen gösterildi.

MÜCADELEMİZ HOMOFOBİNİN ÜSTÜNÜN ÖRTÜLMESİNİ ENGELLİYOR

Boston Gay Men’s Chorus konserine yönelik çıkan haberlerin ardından konser iptal edildi. Bunu yaşayınca Türkiye’de queer sanatın geleceği için yakın zamanda pek iyi şeyler düşünemiyorum. Ya siz?
Boston Gay Men’s Chorus her ne kadar Zorlu tarafından geri gönderilmiş olsa da, Boğaziçi Üniversitesinin desteğiyle Türkiye’de tekrar sahne alacak. Bu gelişme de geçtiğimiz yıllarda Türkiye’de güçlenen LGBTİ hareketinin her geçen gün daha da perçinlendiğini ortaya koyuyor. Üniversite örgütleri, bir çok yerel örgüt Türkiye’de LGBTİ hareketini güçlendirirken, homofobik bu tepkinin Türkiye’de böyle karşılık bulması, yine hareketi umutlandıran aşamalardan biri oldu. LGBTİ hareketinin homofobiye karşı mücadelesi bu olayın da üstünün örtülmemesi ve bir kazanım sağladığını göstermiş oldu.

Son Düzenlenme Tarihi: 19 Haziran 2015 10:25
www.evrensel.net