'Cemevleri yasal statüye kavuşmalı'

'Cemevleri yasal statüye kavuşmalı'

Balıkesir'in Edremit ilçesinde, yoldaki kaplumbağayı ezilmemesi için almak isterken bir motosikletin çarpması sonucu ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede beyin ölümü gerçekleşince organları ailesi tarafından bağışlanan 59 yaşındaki Kemal Divrikli, dün cemevinden defnedildi. Cenazenin yankıları bugün de devam etti. Yakınları, cemevinin ibadethane olarak kabul edilmemesi nedeniyle Divrikli'nin cezaevindeki oğluna cenazeye gelebilmesi için güçlükle izin alınabildiğini belirterek, cemevlerinin bir an önce yasal statüye kavuşturulması istendi.

Ahmet ERTAN

Evli, iki çocuk babası olan emlakçı Kemal Divrikli, 7 Haziran'da, arkadaşı Ali Doğan Akıncı ile Altınoluk'tan Avcılar Mahallesi'ne giderken yolda bir kaplumbağa gördü. Otomobilini yolun sağına çeken Divrikli, yoldaki kaplumbağayı ezilmemesi için almak isterken hızla gelen plakasız bir motosikletin çarpması sonucu ağır yaralandı. Ambulansla Edremit Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Divrikli'nin kafatasında çatlaklar olduğu ve beyin kanaması geçirdiği belirlenip, yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. Doktorların müdahalelerine rağmen Divrikli'nin 15 Haziran'da beyin ölümü gerçekleşti. Ailesi, organlarını bağışladı. Divrikli'nin akciğer, karaciğer, böbrekleri ve korneaları alınarak organ nakli bekleyen 4 başka ildeki hastalara nakledildi. Divrikli'nin cenazesi ise ertesi gün Altınoluk Cemevi'nde düzenlenen cenaze töreninin ardından toprağa verildi.

'CEZAEVİNDEKİ OĞLU İÇİN GÜÇLÜKLE İZİN ALINABİLDİ'

Divrikli'nin Burhaniye Cezaevi'nde olan oğlu, babasının cenazesine son anda katılabildi. 2 yıllık cezasını tamamlamasına 6 ay kalan Doğan Divrikli'nin babasının cenaze törenine katılabilmesi için Burhaniye Cumhuriyet Savcılığı'ndan izin almaya çalışan aileye, "Cemevi, ibadethane değil" denilerek önce izin verilmedi. İki günlük uğraş ve aile dostlarının araya girmesi sonunda Doğan Divrikli'nin cenazeye katılabilmesi için güçlükle izin alınabildi.

Gerekli izinler alınmasına rağmen cezaevi yetkililerinin kendilerine zorluk çıkardığını söyleyen Kemal Divrikli'nin İstanbul'da yaşayan ve televizyon programlarına metin yazarlığı yapan kızı Derya Divrikli Gül, cenazenin cemevinden kaldırılacağının öğrenilmesinden sonra, kardeşi Doğan'ın içinde bulunduğu cezaevi aracının durdurulduğunu söyleyerek, "Araçta bulunan üsteğmen, cemevinin güvenli olmadığını, bu yüzden kardeşim Doğan'ın yalnızca mezarlıktaki defin törenine katılabileceğini bize söyledi. Bu arada cemevinde tören bitmişti. Bunu rağmen biz kardeşimi getiren cezaevi aracını kendi otomobilimizle takip ederek, cemevine getirttik. Zamanla yarışıyorduk. Bu arada bazı hatırlı aile dostları da telefonlarla ilgili yerlere ricacı oluyorlardı. Telefon edip, cenazeyi mezarlığa götürecek aracı, cemevinde beklettik. Burada, babamın tabutu ve kefeni açıldı. Kardeşim Doğan, yaklaşık 20 jandarma arasında kelepçeli olarak getirilerek babamla helalleşti. Bizim canımızı acıtan asıl şey, 'Bir kaplumbağa ölmesin' diye can veren ve ölümüyle 4 kişiye hayat veren adamın ailesine bu acı yaşatılmamalıydı. Cenaze töreni, cemevinde değil de camide olsaydı, bu sıkıntıları yaşamayacaktık. Çünkü cami ibadethane kabul ediliyor ama cemevi kabul edilmiyor. Devlet, bu yönde gerekli düzenlemeleri yapmalı" dedi.

Altınoluk Alevi Kültür Derneği Başkanı Hüseyin Altay da, acılarının büyük olduğunu belirterek, cemevlerinin bir an önce yasal statüye kavuşturulmasını istedi. (Balıkesir/DHA)

www.evrensel.net