Bursa’daki Coşkunöz ve MAKO metal fabrikalarında huzursuzluk had safhada

Bursa’daki Coşkunöz ve MAKO metal fabrikalarında huzursuzluk had safhada

Vedat YALVAÇ
Bursa

Patronların ve Türk Metal sendikasının tüm saldırılarına rağmen direnen ve üretimi durduran metal işçileri kısmi kazanımlar elde ederek üretime tekrar başladı. Direnişlerin büyük bir oyun oynanarak kırıldığını belirten işçiler, bunun öfkesini yaşıyor.  Bazı yerlerde protokoller imzalayarak, bazı fabrikalarda ise yapılan sözlü  anlaşmalar üzerine istemeye istemeye içeri giren işçilerin huzursuzluğu sürüyor. 

Özellikle Coşkunöz ve Mako’da bu huzursuzluk had safhada. Coşkunöz’de bu huzursuzluk, direnişin ilk önce bırakmanın pişmanlığıyla birleşince patlamaya hazır bomba durumuna gelmiş. Bir Coşkunöz işçisi “Bu saatten sonra Coşkunöz işçisi patlarsa bu sefer bunun sonuçlarını kimse hesap edemez” diyerek fabrika yönetimini uyarıyor. Patronların söz verdikleri halde temsilci  seçimlerini yaptırmamasına tepki duyan Mako’da da benzer bir huzursuzluk hakim! 

TAKIM LİDERLERİ ÜZERİNDEN DİRENİŞ KIRILDI

İşçilerin verdiği bilgiye göre, direnişi kıran takım liderleri, temsilciler ve işçilerle de konuşmayarak yoklarmış gibi davranıyorlar. 

Renault işçileri kadar yeterince örgütlü hareket edemediklerini ve takım liderlerinin oyununa geldiğini belirten bir Coşkunöz işçisi şunları anlattı: “Bazı temsilcilerin bireysel tutumundan dolayı çatlamalar başlamıştı zaten. Direnişin kırıldığı gün, ‘Temsilciler dışında kimse görüşmeye katılmayacak’ kararı alınmasına rağmen toplantıya 80 tane takım lideri katıldı. Bunların büyük bir kısmı zaten patron tarafından daha önce konuşularak ikna edilmişti. Toplantı sırasında patron temsilcisi ‘Bizimle misiniz?’ diye sorduğunda 80 takım liderinin 70i parmak kaldırarak ‘evet’ dedi. Kırılma bu gelişme üzerinden yaşandı,” 
Takım liderlerinin bu tavrına rağmen işçi temsilcilerinin işçileri sabaha kadar dağılmamaya ikna ettiği bilgisini veren bir başka Coşkunöz işçisi sonraki süreci şöyle anlattı: “Takım liderleri tek tek adam kafalayarak çalışmaya ikna etti. Bu arada bazı temsilciler de başından beri savunduğumuz 3 talepten taviz vererek baştaki tutumlarının çok gerisine düştü.” 

Yaptığı bu özetin ardından, o süreçte öne çıkan herkesi temsilci seçtiklerini bunun yanlış olduğunu, temsilci seçimlerinde daha titiz davranmaları gerektiğini şimdi kavradıklarını vurguladı. 

İşçiler, tüm bu eksikliklerini gidermek için şimdi temsilci seçimlerinde ısrarcı davranıyorlar. Patronun direnişin bitmesi istemeyen takım liderlerinin yerlerini değiştirdiği bilgisini veren bir Coşkunöz İşçisi, “İşçi şu anda direnişi kıran takım liderlerine karşı büyük bir öfke duyuyor. Eğer iş barışı istiyorlarsa bizim damarımıza daha fazla basmasınlar” diye konuştu.

KİMSENİN YÜZÜNE BAKAMADIK

Direniş sonrasının işçiler için adeta bir kahra dönüştüğünü Coşkunöz işçisinin şu anlatımlarından anlıyoruz: “O gün hepimizin morali yerlerde. İlk bırakan biz olduğumuz için büyük bir huzursuzluk var. Biz diğer fabrikalara gidemedik. Gidecek yüzümüz yoktu. Renault işçileri ne dese haklı. Ben evime gittiğimde aileme hesap veremedim. Annem babam benimle dalga geçti. Evde küçücük çocuklarıma bile hesap veremedim. Sabahları durağa çıkılıyor. Yanında Renault’dan TOFAŞ’tan, Mako’dan işçiler biniyor servislere.  Bu işçi arkadaşlarımızın yüzüne bakamaz olduk. Bu yüzden artık işçinin büyük bir çoğunluğu atılacaksak atılalım diyor”.

DUVARIN ARKASINDA NE OLDUĞUNU GÖRDÜK

Olumsuzluklara rağmen işçiler büyük bir kazanım elde ettiğinin de farkında! İşte bu yüzden Coşkunöz işçisi bir yandan yaşadıklarından ders çıkarırken bir yandan da, şimdi bu kazanımı nasıl büyütürümün planlarını yapıyor. 

Renault işçilerinin başlattığı mücadelenin kendilerine ışık olduğunu belirten Coşkunöz işçileri, “Bizim en büyük eksimiz Renault işçisi kadar organize olamamak, onlar kadar örgütlü hareket edememek” diyor. Bundan sonraki tüm adımlarını da Renault işçilerine göre atacaklarını belirtiyorlar. Temsilci seçimlerine yoğunlaşan işçiler, sendika konusunu ise halen tartışıyor. 

İşçiler bazı konularda bilgi ve deneyim eksikliği yaşasalar da birçok konuda önemli ve büyük bir yol katettikleri Coşkunöz işçisinin şu sözlerinden anlaşılıyor: “Bizim ilk tepkimiz Türk Metale karşıydı. Çünkü patrondan zam talep ettiğimizde, ‘Gidin sendikanızdan isteyin, siz beyaz yakalı değilsiniz. Eğer beyaz yakalı olsanız size zam verirdik’ diyordu. Biz de bu yüzden ilk başlarda tepkimiz sendikaya karşıydı. Bizim için ilk duvar Türk Metal’di. Biz bu duvarı yıkınca duvarın arkasındaki polisi, patronu, dostu da düşmanı da gördük!”

‘ESKİ ABİ’ ETKİSİ

Ellerinde akıllı telefonlar var ve bütün gelişmeleri sosyal medya üzerinden anbean takip ediyorlar ancak hâlâ “eski abiler” üzerinden gelen bilgilere itibar ediyorlar.

Türk Metal hakkında yaşayarak bilgi edinen işçiler, Çelik-İş ve Birleşik Metal hakkında ise “eski abiler”in söyledikleri sınırlı bir bilgiye sahipler. İşte o bilgilerin özeti: Çelik-İş hükümet yanlısı, kıdem tazminatının kaldırılmasına destek veren bir sendika. Birleşik Metal-İş ise aidatları PKK’ye giden bir sendika. 
Sosyal medya üzerinden tüm gelişmeleri dakika dakika takip eden 30 yaşındaki bir Mako işçisine “Peki bu sendikalar hakkında bilgi edinmek için bir araştırma yaptın mı?” diye sorduğumuzda ise bu sendikalar hakkında bilgi edinmek için bir kez dahi olsun internete girmediğini söyledi. 

MAKO İŞÇİSİ OYALANIYOR

MAKO’da da büyük bir huzursuzluk hakim! Temsilci seçimlerinin bir an önce yapılmasını isteyen işçiler, fabrika yönetimi tarafından ‘Temsilcinizi istediğiniz gibi seçebilirsiniz’ sözü verilmiş olmasına rağmen  şimdi muhatap bulamıyor.  

Genel Müdür Erol Bakan ile görüşmek isteyen işçilere, “İtalya’da” yanıtı veriliyor. Genel müdürle görüştürülmemenin işçide büyük bir öfke yarattığını anlatan bir Mako işçisi, diğer taraftan üretimde çalıştırılmak üzere taşeron işçi alınmasının öfkeyi daha da büyüttüğünü dile getiriyor.

“Daha önce taşıma ve benzeri işleri yapan taşeron firmalar vardı. Ancak geçtiğimiz günlerde yeni bir firma ile anlaşılmış. Bu firmanın üretime de işçi sağlayacağını, üretimde çalışmak isteyen bir arkadaşımın iş başvurusu yapmasının ardından bu yeni firmaya yönlendirilmesiyle anladık” diyen Mako işçisi huzursuzluğun giderek arttığını vurguladı,

Bundan sonra ne yapılacağı konusunda da tartışma yürüten Mako işçilerinin, Çelik-İş’in adını bile duymaya tahammülleri yok. Bu durumu, “Türk Metal’den o kadar nefret ettik ki, kardeşlerine tahammül edebilmemiz mümkün değil” diyorlar. Birleşik Metal-İş’e ise daha ılımlı bakıyorlar. 

 

www.evrensel.net