EKONOMİ DÜNYASI

  • Patron örgütleri TOBB ve TİSK; işsiz emekçilerin iş talebini patronlar lehine kullanmayı amaçlayan yeni planlarını kamuoyuna duyurmuş bulunuyorlar.


    Patron örgütleri TOBB ve TİSK; işsiz emekçilerin iş talebini patronlar lehine kullanmayı amaçlayan yeni planlarını kamuoyuna duyurmuş bulunuyorlar.
    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, işçilerin işsizlik sigortasında biriken birikimlerine göz dikerken Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) istihdamın yükünü yeni teşvikler ve vergi- SSK primi indirimleri yoluyla devlet bütçesinin üstüne yıkmayı talep ediyor.
    TOBB 1 Nisan 2007’den başlamak üzere 2 yıl boyunca her ilave istihdam artışında tüm sosyal güvenlik priminin işsizlik sigortası fonundan karşılanmasını temel talep olarak duyuruyor. TOBB ayrıca, istihdam maliyetlerinin azaltılması ve istihdamı cezalandıran mevzuatın değiştirilmesini talep ediyor.
    Patronların taleplerine tam destek veren Radikal Yazarı Fatih Özatay, sihirli 50 rakamı çerçevesinde İş Yasası’nda “mini reform”lar yapılması gerektiğini yazıyor. Patron örgütleri İş Yasası’nda yer alan 50, 100, 150 işçi çalıştırılması halinde uyulması gereken yükümlülüklerden, özellikle de zorunlu istihdamdan kurtulmak istiyorlar.
    Bilindiği üzere aynı il içerisinde 50 ve daha fazla işçi çalıştıranlar;
    · Yüzde 3 oranında özürlü işçi
    · Yüzde 1 oranında eski hükümlü işçi
    · Yüzde 2 oranında terörden zarar gören işçi
    · İşyeri hekimi,
    · Sanayiden sayılan işletmeler, iş güvenliğinden sorumlu teknik eleman, çalıştırmak zorundalar.
    100’den fazla işçi çalıştırılması halinde Yıllık İzin Kurulu oluşturulması ve yıllık izin zamanlarını bu kurulun belirlemesi, 100’den fazla kadın işçi çalıştırılması halinde işyerlerinde emzirme odası, 150’den fazla kadın işçi çalıştırılması halinde ise işyerinde kreş açılması zorunluluğu bulunuyor.
    İşte patronlar İş Yasası’nda işçi-emekçiler lehine olan bu düzenlemeleri istihdamı cezalandıran mevzuat olarak nitelendirerek kaldırılmasını talep ediyorlar.
    İşsizlik sigortasından yararlanma koşullarının ağırlığı, yararlanma süresinin ve verilen işsizlik ödeneğinin azlığı nedeniyle biriken fon, patronların göz dikmesine yol açmış durumda. İşçi ve emekçiler, işsizlik sigortasından yararlanma koşullarının işsizler lehine değiştirilmesini, işsizlik ödeneğinin tutarının artırılmasını ve süresinin uzatılmasını talep ederken patronlar kârlarına kâr katmak için bu fonun kendileri için kullanılmasını talep ediyorlar.
    Patronların bu talepleri yeni olmadığı gibi işçi ve emekçilerin bu talepler uğruna mücadelesi de yeni değildir.
    Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı’nın yayınladığı “1927 Adana Demir Yolu Grevi” adlı kitapta yer alan o günlerdeki gazete haberleri işçilerin o gün hangi talepler uğruna mücadele ettiğini ve greve gittiğini duyuruyor.
    Kitaptan aktaralım:
    · Çalışma sırasında, hastalanan, yaralanan işçilerin Kumpanya’nın (Yenice Nusaybin hattını o dönem Fransız Kumpanyası işletiyordu) tedavi ettirmesi,
    · Başka görev yerlerine gönderilen işçilerin zorunlu masraflarını ödenmesi,
    · İşçilere uygulanan cezalara karşı itiraz edilebilmesinin sağlanması,
    · Resmi tatil günlerinin ücretli olması,
    · İşçi cemiyetinin tanınması,
    · İşçilere ehliyet ve liyakatına göre ücret ödenmesi,
    · Fazla mesai yapılması halinde ücretin zamlı olması,
    · Diğer benzer işyerlerindeki ücretlerin ücret belirlenmesinde dikkate alınması,
    · İşten çıkarılma uygulamasında keyfiliğin kaldırılması,
    · İşten çıkarılan işçilere ücretlerinin ödenmesi,
    · İşyerinde daimi doktor ve eczacı istihdamı...
    O gün işçilerin uğruna greve gittikleri taleplerin önemli bir kısmı bugün işçi hakkı olarak yasalarda yer almaktadır. Ama bugün patronlar, işçilerin tren raylarına, lokomotifin önüne yatarak kazandığı sınırlı hakları ortadan kaldırmak, işçileri, 80-100 yıl önce olduğu gibi güvencesiz, karın tokluğuna, sosyal haklardan yoksun ve örgütsüz çalıştırmanın hesabını yapıyorlar.
    Tahir Şilkan
    www.evrensel.net