SU

  • Eğer yaşamlarımızda, uğrunda savaşmaya değecek değerler silsilesine sırtımızı yaslamıyorsak, eğer sınıfsal bakışla bir dünya görüşünden güç ve direnç almıyorsak, yaşantılarımızın bize dayattığı zorluklarda nasıl da boşlukta kalırdık, sendelerdik….


    Eğer yaşamlarımızda, uğrunda savaşmaya değecek değerler silsilesine sırtımızı yaslamıyorsak, eğer sınıfsal bakışla bir dünya görüşünden güç ve direnç almıyorsak, yaşantılarımızın bize dayattığı zorluklarda nasıl da boşlukta kalırdık, sendelerdik….
    Akıp giden günler içinde kimi zaman bizi derinden etkileyen, duygulandıran, kimi zaman da yaşadıklarımızdan umudumuzun alabildiğine yeşerdiği, anlamı derin gerçeklerle karşılaşırız...
    Anlatacağım, yaşadığım ve derinden etkilendiğim olay şöyle başladı:
    Bir şubat akşamı telefonum çaldı. Adının Seyfiye Yıldırım olduğunu öğrendiğim bayan, “Sizi Manisa Salihli’de görmek istiyoruz. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü için” der. Sımsıcaktır sesi, heyecanlıdır. Güzel sözlerle mutlu eder beni. EMEP’li bir aile olduklarını anlatır. “Elbette” derim “10 Mart’ta orada olacağım”…
    Bu etkinliği öncelikle CHP, ÖDP ve kitle örgütleri ile birlikte oluşturduklarını söyler… Ancak hazırlıklar tüm hızıyla sürerken 10 Mart’a birkaç gün kala çok üzülmüş olarak bir kez daha beni arar, der ki “Hocam, CHP’liler desteklerini çektiler, EMEP’li bir hanım EMEP’li bir yazarı çağırmış, koşturup duruyor ortalarda”. Çok üzgündür sevgili arkadaşım, ama o yılmadan koşturur, el ilanları bastırır etkinliğin duyurusu için, kendi gücü ile hiçbir masraftan kaçınmadan… İşte ne olduysa o günlerde olur, Seyfiye Hanım’ın aniden gözleri görmemeye, elleri uyuşmaya başlar, teşhis kötüdür; tam o koşuşturmalar sırasında, üzüntü içinde iken bir de yorgunluk eklenince, beyin kanaması geçirmiştir… Haberi aldığımda büyük bir üzüntü içinde “İptal edelim” dedim... Ancak o, bunu kesinlikle kabul etmedi...
    Salihli’ye gittiğimde Sevgili Hatice, Ayşe, Aliye ve EMEP İl Başkanı Turgut Bey’in de emekleri ile etkinlik gerçekleşir. Bu arada Sevgili Seyfiye, bir yandan İzmir’e hastaneye gidip gelirken ve durmadan acı çekerken bir yandan da evden telefonlarla çalışmalara devam etmektedir. Sık sık kaldığım yere gelir, ancak elleri devamlı acıyla yüzündedir, o coşkuyu canı yana paylaşmaya çalışır… Masada oturuyoruz, bu yiğit arkadaşımın elini tutuyorum, öpüyorum… “Ne çok yoruldun, ama ne çok dirençlisin” diyorum… Diyor ki Sevgili Seyfiye “Selma Hanım, ben emeğin sömürüsüne karşı inançla kavga veren bir partinin üyesiyim; zaman zaman yapayalnız kalsam, gücümü o namuslu insanların oluşturduğu bir partiden alıyorum ve savunduğum bu dünya görüşümle de onurlanıyorum”…
    Sevgili arkadaşım bugün Ankara Gazi üniversitesi Hastanesi’nde beyninden ameliyat oldu.
    Yarın başucuna bir gül koyacağım… Ve o güzel elini bir kez daha öpeceğim...
    Ve bir kez daha ‘umut asla tükenmez’ diyeceğim...
    Bu yiğit, güzel bir dünya için canlarını ortaya koyarak savaş veren onurlu ve bilinçli kadınlarımız oldukça…
    Selma Ağabeyoğlu
    www.evrensel.net