Norveç ciddi bir rakip

Norveç ciddi bir rakip

Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim 28 Mart Çarşamba günü Norveç ile oynayacağımız milli maç öncesi Frankfurt’ta basın mensuplarının sorularını yanıtladı.


Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim 28 Mart Çarşamba günü Norveç ile oynayacağımız milli maç öncesi Frankfurt’ta basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Takımda oynayan ya da oynamayan oyuncularının aynı duyguları paylaştığına dikkat çeken Fatih Terim, cezası biten Emre’nin büyük ihtimalle Norveç maçında sahada olacağını kaydetti.
Terim Norveç maçıyla ilgili ise şunları söyledi: “Diziliş ve numaraların çok fazla önemli olmadığını her zaman söylüyorum. Norveç, savaşan-tempolu bir takım. Şu an bulundukları konum itibari ile daha fazla asılacaklar bu maça. Çok daha zor geçecek Yunanistan maçından. Kadroda ve taktikte ufak tefek değişikliklerimiz olacak. Bakış açımız oyun anlayışımız olursa bence çok daha mantıklı olacaktır.”
Fatih Terim toplantıda basına sitem ederek sözlerine şöyle devam etti: “Ben 3 maç sonrası aslında çok rahattım. Rahat olmayan aslında sizdiniz. Diğer maçlardan sonra oyuncularıma ‘mükemmel oynadınız’ dedim fakat siz futbolu beğenmediniz. Yunanistan maçı öncesi kamuoyuna verdiğimiz mesajlarımıza rağmen siz Avrupa Şampiyonu-Sakatlar ordusuna karşı şeklinde bu maçı gösterdiniz. Bu takım gelişerek devam edecektir. Birkaç gün önce yaptığım basın toplantısında yine aynı şeyi dedim, gurur duyacak bir takım izleyeceksiniz şeklinde.”
‘Dostluğumuz samimiydi’
Terim, Yunanistan maçı ve öncesi olumlu olan konulara değinerek şu ifadeleri kullandı: “Yunanistan’dan tarihten gelen dostluğumuzun ben samimi olduğunu düşünüyorum. Fikirlerim de çok samimiydi. Oyun içerisinde arkadaşlarım da sadece ve sadece oyuna konsantre oldular. Bir tek Gökhan’ın sarı kart pozisyonu vardı orada da yazık oldu futbolcuma. Yunan dostluğu çok önemli. Rehhagel ve diğerlerinin elini sıktım. Bizi güzel karşıladılar. Olaylar münferitti. Ben kendi seyircilerimiz ve halkımızdan şimdiden bizle oynayacakları maç için mükemmel bir dostluk ve misafirperverlikte bulunmaları konusunda çağrıda bulunuyorum. Biz golü 4. dakikada faulden yedik, 86. dakikaya kadar yaptığımız faul sayısı 6. Biz tamamen oyuna bakmışız, sahada ellerimiz dahi kalkmamış. Bugün Nişantaşı’nda yürüse insan 5 dakikada bir birbirine çarpar faul olur.”
Hareide’ye yanıt
Norveç Teknik Direktörü Hareide’nin “Tribündeki bu kartonlara ne gerek var” şeklindeki açıklamasını hatırlatan bir gazeteciye Terim şu yanıtı verdi: “Sevgili meslekdaşım cansızlarından bu kadar rahatsız oluyorsa canlıları olsa demek ki neler olacak. Tavsiye etmiyorum kimseye. Bize verilen ceza yetmemiş galiba Norveç için. Onların bağırmayacağını bilmek oldukça zor. Pankartlarla uğraşacağımıza bence başka işlere bakalım.” Bir gazetecinin “Gökhan Ünal sakatlandı. Forvetimiz eksik görünüyor ama siz bir forvet çağırmadınız” şeklindeki sorusuna Terim şu yanıtı verdi: “Evet forvet oyuncusu çağırmadım. Çünkü takımımızın kuruluşunda yapısında ileriyi düşünerek uzun vaadeli düşüneceğimizden dolayıydı. Bazı arkadaşlarımızın birkaç mevkii de birden oynayabileceğini düşünüyorduk. Tuncay, Hakan, Mehmet Yıldız en kötü sıkışırsak uzun boylu arkadaşlarımızdan bir tanesi oyun içinde o görevi yapabilir. Sonuç olarak değişik mevkilerde oynayabilecek oyuncu sayımız fazla.”
Rehavet uyarısı
Bir gazetecini “Kamuoyu ve herkes Yunanistan maçını düşünüyor bu bizi nasıl etkileyecek?” sorusuna Terim şöyle dedi: “Halkımız bu işin keyfini sürmeli. Bu önemli bir galibiyettir. Kazandığımızdan keyif almalıyız. Kendi oyuncularıma birinci madde olarak bunu koydum “Oynadığınızdan keyif alın” diye. Ancak Norveç önemli bir takım, ciddi bir rakip. Norveç 4-5-1’i diye bir sistem var. Bu sistemi yıllardır çok iyi uyguluyorlar. Norveç’in Bosna Hersek’e mağlup olması futbolda olabilen bir olaydır, ama bu Norveç’in kötü bir takım olduğunu göstermez. Aynı şekilde Yunanistan’ı yenmemiz bizi rehavete götürmeyecek diye düşünüyorum. Oyuncularımı uyarıyorum.”
‘Seyirci baskısı futbolcuyu etkiler’
Fatih Terim seyircili maçlara döndüğümüzde takımın nasıl bir psikolojide olacağını şu şekilde anlattı: “Hiçbir kaybetme korkusu taşımadan sadece ve sadece bu konuda en yüksek psikolojiyi nasıl verebilirizi düşünerek bazı şeyler uyguladık. Destekleyen seyirci bir süre sonra baskı şekline dönerse oyuncularım bir süre sonra bundan rahatsız olabilirler. Bunu Moldova maçında da söyledim. Belki seyirci olsaydı o maçı o kadar farklı kazanamayabilirdik. Bu gerçekle yüzleşmeliyiz. Seyirci baskısı futbolcuyu her zaman etkilemektedir. Baskı altında tutan değil destekleyen seyirciye ihtiyacımız var.” (SPOR SERVİSİ)
www.evrensel.net