Mücadelemize sahip çıkan işçilere selam

Ben Mersin Serbest Bölge’de tekstilde çalışan bir işçiyim. 1 haftalık eylem boyunca komite başkanlığını yürüttüm. Bizler, 26.03.2007 tarihli Evrensel gazetesinin okur yazar köşesine yollamış olduğunuz mektupları okuduk.


Ben Mersin Serbest Bölge’de tekstilde çalışan bir işçiyim. 1 haftalık eylem boyunca komite başkanlığını yürüttüm. Bizler, 26.03.2007 tarihli Evrensel gazetesinin okur yazar köşesine yollamış olduğunuz mektupları okuduk. öncelikle bizim eylemimizle ilgilendiğiniz için tüm işçiler adına teşekkür ediyorum. 17.03.2007 Cumartesi günü yılların verdiği baskı sonucu bireysel olarak yaklaşık 3 bin işçi işbaşı yapmayarak eylem yaptık. Nazi kamplarını aratmayacak bir iş düzeni uygulanıyordu. Maaşlarımız sürekli geciktiriliyor, SSK primlerimiz düzenli yatırılmıyor, 24 saat kameralarla izleniyor, tuvalete gidebilmek için sıra alıyor, sıra gelirse gidebiliyorduk. Zorunlu fazla mesai yaptırılıyor ve mesai ücretimiz düşük ödeniyor, kuyu suyu içiliyor damacana ile su veren işyerlerimiz ise su parasını bizlerden kesiyordu. Önemli bir işimiz çıktığında ise izin verilmiyor işinden önemli ne olabilir diye bize kızıyorlardı. Serbest bölgede devletin bize vermiş olduğu yasalar geçerli değildi. Patronların yasası geçerliydi. Onların da yasaları bizleri çok yıprattı ve insan olduğumuzu anlatabilmek için böyle bir eylem yaptık.
1 haftalık eylemimizin sonucu çoğu firma istediklerimizi kabul ederken bazı firmalar kabul etmedi. Taleplerimizi kabul eden firmalarda arkadaşlarımız işbaşı yaparken, kabul edilmeyen firmalarda eylemimiz devam ediyor. İşten atılan arkadaşlarımızla birlikte kanunun vermiş olduğu yollara baş vurarak hakkımızı aramaya devam ediyoruz. Biz orada bir hafta boyunca eylem yaptık, birçoğumuz uzak semtlerden yürüyerek geldi, simit parası olmayan arkadaşlarımız akşama kadar aç kaldı. Bu sorunlarımızın çözümü için destek istedik ama bir cevap alamadık. Belki bizlere böyle bir yardım yapılsaydı biz şu anki durumda olmazdık, eylemimiz kapı önünde davullu zurnalı devam ederdi. Çünkü sonuçta bizler işçiydik ve bir parça ekmeğe bile muhtaçtık. Yol paramız ve orda aç beklememiz bizim direnişimizi zayıflattı. DİSK’e ve TÜRK-İŞ’e bağlı tekstil işkolunda olan başkanlar bizlere eyleminizi destekliyoruz, isterseniz sendikaya üye yapabiliriz dedi, ama bizleri de sendikalarına örgütleyebilmek için yol gösterip çalışma yapmadılar. Söylemleri diğer kurumlar gibi destek açıklamasından öteye gitmedi. Mersin’de birçok parti ve sendika bize gelip destek verdiler, Mersin Üniversitesi öğrencileri son 2 gün bizimleydi, bunlar bizlere moral verdi. Bizler daha önce böyle bir eylemle karşılaşmadığımız için kafamız çok dağınıktı. Arkadaşlarımızı farklı bir şekilde yönlendirmeler oldu, bu durum da bizler açısından olumsuzluktu.
Sonuç olarak 7 günlük eylem, bizlere işçilerin birliğinin, gücünün nedenli önemli olduğunu öğretti. Birçok işyerinde talebimiz kabul edildi, şimdi bizim farklı firmalarda oluşan 40 kişilik bir alt komitemiz ve ayrıca 6 kişilik üst komitemiz var. Bundan sonra bizler sık sık bir araya gelerek durumumuzu değerlendireceğiz. İleriye dönük sendikalı olabilmek için çalışma yapacağız. Bundan sonra Mersin Serbest Bölge’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, köleliğe maruz kalan işçiler uyandı. EVRENSEL gazetesine bize eylemin başından beri yaptıkları destekten dolayı arkadaşlarım adına teşekkür ediyorum.
Mersin Serbest Bölge’de eylem yapan işçilerin sözcüsü
Muhittin Özoğul (MERSİN)
www.evrensel.net