EMEK GÜNLÜĞÜ

  • Her yıl tüm dünyada birlik, mücadele, dayanışma şiarı etrafında sokaklara dökülen milyonlarca işçi ve emekçi; baskılara, adaletsizliğe, savaşa, yeni dünya düzenine, esnek çalışmaya, yoksulluğa, ırkçılığa, şovenizme karşı alanlara çıkıyor.


    Her yıl tüm dünyada birlik, mücadele, dayanışma şiarı etrafında sokaklara dökülen milyonlarca işçi ve emekçi; baskılara, adaletsizliğe, savaşa, yeni dünya düzenine, esnek çalışmaya, yoksulluğa, ırkçılığa, şovenizme karşı alanlara çıkıyor.
    Her ülkenin kendine özgü talepleri olmakla beraber enternasyonal dayanışmanın coşkusunu 1 Mayıs’ta yaşıyorlar. Türkiye’de de bu günü dünya işçi sınıfı ile birlikte coşkuyla yaşıyoruz.
    Peki Türkiye’de 2007 1 Mayısı’na hangi koşullarda yaklaşıyoruz?
    Devletin Newroz öncesi yürüttüğü gerginlik politikası, 1 Mayıs öncesi de gündeme gelecektir. Bir yandan Cumhurbaşkanlığı seçiminin yarattığı gerginlik ve kapışmalar, diğer yandan 1 Mayıs’tan 6 ay sonra gerçekleşecek seçimler...
    Patronların bitmek tükenmek bilmeyen talepleri, IMF dayatmaları, DB istekleri, ABD emperyalizminin Irak bataklığında giderek dibe batması ve Türkiye egemenlerine biçtiği rol, baskıların giderek artacağını gösteren gelişmeler olarak ortada duruyor.
    İşçi ve emekçiler üzerideki baskılar; düşük ücretle çalıştırma, sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma, esnek çalışma uygulamaları, sigortasız çalıştırma ve kamu emekçilerine uygulanan baskılar; sürgün politikaları, grevsiz ve toplu iş sözleşmesiz sendika dayatması... Bütün bu gelişmeler düşünüldüğünde, AKP Hükümeti’nin, işçi ve emekçilerin mücadelesini daraltmaya çalışacak bir tutum içine gireceğinin göstergesidir.
    Aynı zamanda 1 Mayıs’ın işçi sınıfının bayramı olarak tatil ilan edilmesi, işçi sınıfının bir kazanımı olarak yasalara geçmesi talebi halen gerçekleşmedi.
    Son olarak, Mersin Serbest Bölgesi’nde yaşanan işçi eylemi dikkat çekicidir. Ellerinde bir mücadele aracı olmadan 3 bin işçinin günlerce yapmış olduğu hak arama mücadelesi sonucunda küçük de olsa bazı haklar elde edildi. 1 Mayıs; sanayi siteleri, organize sanayi bölgeleri ve serbest bölgelerdeki baskılara karşı işçilerin kendi talepleri ile alanlara gelecekleri bir güne dönüşebilir. Bunun için sendikaların özel bir çaba içerisinde olması, sendikal mücadelenin örgütlenmesinin temeli olacak bir çalışmanın başlangıcı olabilir. Daha önce böylesi çalışmalardan elde edilen olumlu sonuçlar herkes tarafından biliniyor.
    Bu nedenle 2007 1 Mayısı, işçi ve emekçiler ve onların örgütleri açısından daha büyük bir önem arz ediyor. Bütün bu gelişmeler dikkate alındığında; ülkenin her yanında en kitlesel biçimde ve tüm sendikaların, kitle örgütlerinin, emekten yana partilerin, örgütlerin içinde yer alacağı bir çalışmanın ihtiyaç haline gelmiş olduğu görülmektedir. 2007 1 Mayısı için tüm sendikaların içinde yer alacağı bir platform kurulması, daha büyük ve ortak talepler için bir araya gelerek çalışma yürütülmesi gerekiyor.
    1 Mayıs 2007, işçi sınıfının birliği ve halkların kardeşliği açısından bir fırsat olarak karşımızda durmaktadır. Askeri kanat, iktidar, ana muhalefet ve Meclis dışındaki burjuva partilerinin bölünme fobisi etrafında yürüttükleri ırkçı ve milliyetçi çalışmaya karşı, halkların kardeşliğini savunmak ve bu tutumları boşa çıkartmak için birliğe ihtiyaç vardır.
    Evet, 2007 1 Mayısı’nı; sermaye cephesine karşı, işçi ve emekçilerin seçeneksiz olmadığı birleşik bir halk cephesinin adımlarının atıldığı bir mücadele gününe dönüştürmek, başlıca görevlerimiz arasındadır.
    Öyleyse haydi birlik, mücadele, dayanışma içinde olmaya!..
    Seyit Aslan
    www.evrensel.net