Fotoğraf: Evrensel

‘Ezilen halkın yazarı olmak zordur’

Kürt Yazarlar Derneği, geçtiğimiz haftalarda yaptığı 2.Olağan Kongresi’nde yeni yönetimini belirledi.


Kürt Yazarlar Derneği, geçtiğimiz haftalarda yaptığı 2.Olağan Kongresi’nde yeni yönetimini belirledi. Dernek başkanlığına Edip Polat seçilirken İrfan Babaoğlu, Mehmet Deviren, Arjen Ari, Saadet Erdem, Muharrem Erbey ve Ahmet İnan da yönetim kuruluna getirildi.Kürt Yazarlar Derneği Başkanı Edip Polat, Kürt PEN olarak yola çıktıklarını, ancak Uluslararası PEN’in, “Kürtlerin henüz ulus olmadıkları” gerekçesiyle Almanya’daki Kürt PEN’i yeterli gördüğünü ve Türkiye’de bir Kürt PEN kurulmasına izin vermediğini söyledi.“Oysa ki biz Türkiye’de yaşayan Kürtler, yaklaşık 15 milyonluk bir kitleyiz. Ayrı bir dil grubunun temsilcisi sıfatıyla bir Kürt PEN açma hakkımız olmalıydı” diyen Polat, bunun üzerine yola, “Kürt Yazarlar Derneği” olarak devam etme kararı aldıklarını belirtti.Kürt Yazarlar Derneği’nin Başkanı Edip Polat ile çalışmaları ve hedefleri üzerine konuştuk.

Derneğinize kaç kişi üye? Üyelik kriterleri nelerdir?
Derneğimize şu an iki yeni başvuru ile birlikte 75 asil üye kayıtlıdır ve 5 de fahri üyemiz mevcuttur. Üyelik kriterlerimiz şunlar: Kürt yazarı olmak, Kürtçe yazmak veya Kürtlüğünü kabul edip Türkçe yazmak birinci kriterimiz. Başvuran kişinin en az bir kitabının yayınlanmış olması gerekmektedir. Veya bir süreli yayında (gazete veya dergide) sürekli yazı yazıyor olmak. Vatandaş olma şartı da zaten mevcut yasalarda vardır. Diğer koşullar, bütün dernekler için üye olabilme koşullarıdır.

Son kongrenizde yeni bir yönetim kurulu belirlendi. Kürt Yazarlar Derneği’nin önümüzdeki döneme ilişkin hedefleri ve faaliyetleri neler olacak?
Derneğimizin bu yeni dönemde, başta yeni bir anlayışla oluşturduğu renkli simalardan meydana gelen bir yönetimi vardır. Bu ilk adımdır. İkincisi, içe dönük çalışma kararımızdır. Üyeler ve dernek arasında bir iletişimsizlik bulunduğu, Almanya PEN ile yürütülen tartışmalardan kaynaklı bazı kırgınlıkların olduğu bir gerçektir. Her türlü etkinlikten üyeleri haberdar ederek bu iletişimsizliği değiştireceğimize inanıyorum. Yine üyelerin etkin desteğiyle derneğe ait bir yer edinmeyi planlıyoruz; daha merkezi bir yere, koşullar elverdiğinde taşınmayı düşünüyoruz.
Çalışma programı hazırlayacağız ve bunu bütün üyelere göndererek desteklerini almaya çalışacağız. Başta üyelere bir kimlik ve rozet yaptırmayı düşünüyoruz. Kentteki tüm etkinlikleri e-mail ile bütün üyelere göndereceğiz. (DSM, Belediye, DFKM vs. yerlerde yapılan etkinlikler.) Kitabı yeni çıkan bütün üyelerin listesini çıkaracağız ve bu üyelere yönelik mutlaka bir kafede, kültür merkezinde veya toplantı salonunda etkinlik yapacağız; söyleşiler, paneller ve imza günleri düzenleyeceğiz. Benim de yakın zamanda Dûvpişk Bi Xwe Venade adında bir romanım çıkacak. Bu vesileyle de bir kokteyl verebiliriz. Çeşitli sebeplerle kokteyller, kitap satışları yapacağız. Renkli ve içeriği zengin bir Web sayfası açacağız; bu sayfada eserler tanıtacağız, etkinliklerden haberler vereceğiz.
Ayrıca yurtdışındaki yazarlar ve yazar kurumları ile de diyalogu geliştirecek, ortak projeler hazırlayacağız. Yakın illere ve ilçelere, geçmiş dönemde olduğu gibi geziler düzenleyeceğiz; söyleşiler ve imza günleri yapacağız.

Kürt Yazarlar Derneği, Kürt sorununun çözümü ve demokrasi konularında bir araya gelen aydın girişimleri içerisinde yer almıyor ya da alıyorsa, bu yönlü ilişkiler kamuoyuna yansımıyor. Türk yazar örgütleri ve aydın girişimleriyle ilişkiye geçmeyi ve ortak etkinlikler yapmayı düşünüyor musunuz?
Kürt sorununun çözümünde elbette etkin olmak istiyoruz. Aydın girişimleri içinde yer almadığımız doğru değil. Basın bize yeterli yer vermiyor diyebiliriz. Örneğin “Türkiye Barışını Arıyor” konferansı öncesi Diyarbakır’da yapılan ilk toplantının çağrıcılarından biri bizdik. Yine Orhan Pamuk, Nobel sonrası kimi çevrelerce saldırı hedefi haline getirildiğinde, dernek olarak bir açıklama yaptık ve bir destek metnini imzaya açtık. Birçok değerli yazar imzaladı ve bunu internet üzerinde yayınladık. Ama takdir edilmeli ki birçok etkinliğin çıkış yeri İstanbul veya Ankara. Biz de oralara ulaşamıyoruz, onların bizi araması lazım. “Düşünce Suçuna Karşı Girişim” komitesiyle haberleşiyoruz, ancak İstanbul Adliyesi önüne gidemiyoruz. 5 üyemiz değişik maddelerden yargılanıyor; ikisi ceza aldı, cezaları Yargıtay’da. 301’den ilk ceza alanlar üyelerimizdir. Biz bölgede yaşayan ve burada kurumsallaşan bir yazar örgütüyüz. Burada eser yazmak, etkinlik düzenlemek kolay mı?

Son olarak eklemek istedikleriniz...
Elbette ezilen bir halkın yazarı olmak da zordur, kurumların desteğini almak daha da zordur. Fakat biz, kendimizi bir oluşumun başlangıcında görüyoruz. Bunun için örgütlenmeyi güçlendirmek gerekir. Elbette sizin ve diğer basının bize olan desteği önemlidir. (Diyarbakır/EVRENSEL)
Mehmet Aslanoğlu
www.evrensel.net