Sağlık Bakanı kimleri koruyor?

Sağlık Bakanlığı’nda yaşanan otomasyon skandalı ile ilgili yapılan suç duyurusu, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a takıldı. Bakan Akdağ, skandala karışan bürokratlarla ilgili soruşturma açılmasına izin vermedi.


Sağlık Bakanlığı’nda yaşanan otomasyon skandalı ile ilgili yapılan suç duyurusu, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a takıldı. Bakan Akdağ, skandala karışan bürokratlarla ilgili soruşturma açılmasına izin vermedi. Akdağ’ın gerekçeli kararında, “dolandırıcılık, suç işlemek için görevi kötüye kullanmak, çetevari bir oluşumla kaynak aktarmak” gibi bir dizi iddiaya yanıt verilmezken “Kimler, niye korunuyor?” sorusu gündeme geldi.
2001 yılında, Sağlık Bakanlığı bürokratlarının önce Sağlık Bakanlığı Bilişim Derneği’ni, ardından SB Bilişim Şirketi’ni kurmasıyla başlayan otomasyon skandalı, Muhasebat Başkontrolörü Cevat Görücü’nün raporuna “Hastaneler aracılığıyla SB Bilişim Şirketi’ne, dolayısıyla Sağlık Bakanlığı Bilişim Derneği’ne kaynak aktarılması amacını taşıdığı kanaatine ulaşıldığı” şeklinde yansımıştı. Skandal, Ankara 12’nci Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararındaki “bürokratik süreçlerden uzak çalışmalar yapılması” ifadesiyle de belgelenmişti.
“Dernek ve şirket aracılığıyla hastanelerden toplanan 500’er doların yıllar sonra TL olarak iade edilmesiyle ortaya çıkan kur farkından kaynaklanan 146 bin doların ‘buhar olması’, Bakanlık bürokratlarının bir şirket aracılığı ile ticari faaliyetlerde bulunması, Bakanlığın üzerine kayıtlı olan ve hasta bilgilerini içeren programın Bakanlık’tan kaçırılarak satılması, milyon dolarlık otomasyon ihaleleriyle kaynak aktarılması” gibi birçok boyutu olan skandalın üstü, Sağlık Bakanlığı tarafından bir kez daha örtüldü.
SB Bilişim Şirketi’nin yeni sahibi Sedat Sayımlar’ın Bakanlık bürokratları hakkında yaptığı suç duyurusu üzerine Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Başmüfettişleri Nebi Çelik ile Yalçın Bayram, inceleme yaparak Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a bir ön inceleme raporu sundu. Bakan Akdağ, Sağlık Bakanlığı eski Müsteşarı Haluk Tokuçoğlu, Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İsmail Demirtaş, Bilgi İşlem Dairesi eski Başkanı Suat Duranay ve Bilgi İşlem Daire Başkanlığı görevlisi Mahir İlgü hakkında soruşturma izni vermedi.
Sedat Sayımlar’ın suç duyurusu dilekçesinde, “dolandırıcılık, suç işlemek için teşekkül oluşturmak, kamu kurum ve kuruluşlarını dolandırmak ve görevi kötüye kullanmak” gibi iddialara yer verilmiş, Bakanlık bürokratlarının “çetevari bir oluşumla” kendilerine kaynak aktardıkları öne sürülmüştü. Dilekçede, konuya ilişkin gazetemiz Milli Gazete ve TV-5’in yayınları da deliller arasında yer almıştı. Ancak Bakan Akdağ’ın gerekçeli kararında, bu iddiaların büyük çoğunluğuna bir yanıt verilmezken daha önce yapılan ön incelemeler ve yargı kararları dayanak gösterildi.
Akdağ raporu yok saydı
Bakan Akdağ, “SB Bilişim Şirketi’nin 39/40 oranında eski hissedarı olan Suat Duranay ile diğer bürokratların görevini kötüye kullandığı ve şirket aracılığıyla hastaneler üzerinden haksız kazanç elde ettiği” ve “şirket ve dernek yönetiminde bulunan bürokratların Bakanlığın üzerindeki programın kaynak kodlarını yasadışı bir şekilde kaçırarak sattıkları” gibi ciddi iddialara yanıt vermedi. Hastanelerden toplanan 500 dolarlarla ilgili Danıştay’ın 2002 yılında verdiği “ceza kovuşturulmasına gerek olmadığı” yönündeki karara atıfta bulunan Bakan Akdağ, yeni bir belge ya da delil olmadığını iddia etti. Böylece Akdağ, Muhasebat Başkontrolörü Cevat Görücü’nün Danıştay kararından sonra çıkan 2003 tarihli “kaynak aktarımını tespit eden” ve suç duyurusunun ekinde yer alan raporu yok saydı.
Öte yandan Akdağ, Dr. Mahir İlgü’ye soruşturma izni verilmemesine “2002 yılında yapılan bir incelemede İlgü’ye kınama cezası verilmesinin önerilmesini” gerekçe gösterdi. Akdağ’ın, cezanın verilip verilmediğine ilişkin bilgi vermemesi dikkat çekti.
Ankara Tabip Odası’nın, gazetemizde çıkan haberleri dayanak göstererek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı suç duyurusuna ilişkin süreç ise devam ediyor. (Ankara/EVRENSEL)
Sedat Sayımlar: ‘Birileri ciddi şekilde korunuyor’
“Yaptığımız suç duyurusu ile bize gelen yanıtta, birbiriyle bağlantısı olmayan birçok konu var. Devlet malını peşkeş çekme gibi iddialarımıza değinilmediği gibi 5 sene evvel yapılan soruşturmalardaki ifadelerden yola çıkılarak cevap verilmiş. Birileri ciddi şekilde korunuyor. Hastanelerden Bakanlığa kadar uzanan bir yolsuzluk zinciri var. Bu zincirin ortaya çıkmaması için ciddi çaba gösterildiği alenen ortada. Belki yüzlerce insan şaibe altında, milyonlarca doların akıbeti, soruşturma izni verilmediği için belirsiz. Bakan’ın soruşturma izni vermesi gerekiyordu ki en azından suçlanan insanlar aklansın, Bakanlığın üzerindeki şaibe ortadan kalksın. Suçun üstünü örtmeye çalışmak da suçtur. Sağlıkta Dönüşüm Projesi’nde kullandıkları programlara dokunan bir şeyler mi var acaba? Biz bu işi sonuna kadar götüreceğiz.”
Onur Bakır
www.evrensel.net