ab’nin 50’nci yaş kutlamaları

  • Avrupa Birliği’nin 50’nci yılı kutlamaları iki gün sürdü. Kutlamalar tüm üye Avrupa ülkelerinde, birliğin dış temsilciliklerinde ve Güney Kıbrıs Rum kesiminde büyük bir coşkuyla yapıldı. Kutlamalara aralarında Türkiye’nin de bulunduğu aday ülkelerin hükümet ve devlet başkanları ise davet edilmedi.


    Avrupa Birliği’nin 50’nci yılı kutlamaları iki gün sürdü. Kutlamalar tüm üye Avrupa ülkelerinde, birliğin dış temsilciliklerinde ve Güney Kıbrıs Rum kesiminde büyük bir coşkuyla yapıldı. Kutlamalara aralarında Türkiye’nin de bulunduğu aday ülkelerin hükümet ve devlet başkanları ise davet edilmedi. Bazı kesimlerin baskıları sonucunda, günlük ve gecelik hayatımızın her alanında büyük bir hoca’lama dönemine girdiğimiz şu günlerde, AB’nin bizi davet etmemesi pek çoğumuzun en derin siyasi ve Avrupai hislerini zedelemiştir. Başbakanımız da bu olaya tepkisiz kalmadı ve biz de onları FİSKO Birliğin etkinliklerine davet etmeyiz, anlamına gelebilecek açıklamalar yaptı. Zaten bizimkileri davet etmiş olsalardı, davulumuzu, zurnamızı, kamberimizi ve silahımızı alıp giderdik. Ama az da olsa katıldığımızı düşünüyorum; çünkü Almanya Cumhurbaşkanı’nın AB ülkeleri hükümet ve devlet başkanları onurlarına verdiği yemekte kullanılan sebzelerin bir kısmı Türkiye’den gitmiş olabilir. Yani zerzevatımızla katılmış olabiliriz. Almanya Cumhurbaşkanı bu yemekte yaptığı konuşmada sanki yemekte kullanılan soğanları büyük halkalar şeklinde kesmenin küresel ısınmayı arttırdığını ima etti. Bu kutlamalara davet edilmeyişimizin iki tane çok önemsiz nedeni var bence. Birincisi şu an aklımda değil ama ikincisi ile ilgili açıklamayı bundan sonraki cümlede bulabilirsiniz. İkinci neden şu an aklımda değil ama birincisi ile ilgili açıklamayı bundan önceki cümlede bulabilirsiniz. Bu iki nedenin dışındaki bütün nedenler ise kutlamalara davet edilmeyişimizin en önemli sebepleri oldukları için hepimiz onları biliyoruz. Başbakan Erdoğan’ın konuyla ilgili son açıklamaları ise baş müzakerecinin, Türkiye-Norveç maçını farklı bir bakış açısıyla seyretmesine neden oldu. Sabahlara kadar süren gürültülü kutlamalar bizleri rahatsız etti. Tabii gürültü yaparlar! Onlara, gürültüyü kesin, diyecek bir adamımız kalmadı ki… Eskiden olsaydı, dönemin padişahı veya başbakanı Avrupalılara çıkışarak, gürültü yapmayı kesin, ışıkları da kapatıp yatın, burada benim vatandaşlarım uyuyorlar; gürültü yapıp onları uykularından uyandırmayın, derdi.
    Aziz Gültekin
    www.evrensel.net