Belirsizlik ve milliyetçilik açmazı

Maltepe Üniversitesi tarafından düzenlenen, “Ortadoğu’da Güvenlik ve Barış” başlıklı uluslararası sempozyumda, Ortadoğu’daki yeni dönemin gelişmelerinin neler olabileceği tartışılırken, ABD müdahalesinin bölgeye büyük bir kaos getirdiği vurgulandı.


Maltepe Üniversitesi tarafından düzenlenen, “Ortadoğu’da Güvenlik ve Barış” başlıklı uluslararası sempozyumda, Ortadoğu’daki yeni dönemin gelişmelerinin neler olabileceği tartışılırken, ABD müdahalesinin bölgeye büyük bir kaos getirdiği vurgulandı.
Ortadoğu’da bundan sonraki gelişmelerin ABD’nin ön gördüğü gibi gitmeyeceğine dikkat çeken konuşmacılar arasında, Irak’taki Kürt oluşumuna ilişkin de farklı görüşler ifade edildi. Irak’ta bir Kürt devletinin savaş nedeni sayılması gerektiğini öne sürenlerin yanı sıra, bu gerçekliğe alışmak gerektiğini ve komşu Kürt oluşumu ile iyi ilişkiler geliştirmenin Türkiye’nin de çıkarına olduğunu savunanlar da vardı.
Sempozyumun öğleden önceki “Irak’ta Barış ve Güvenlik” başlıklı oturumunda özellikle emekli General Necati Özgen’in, Türkiye’de “terörle mücadele” adına sivillere yüklendiği, Kürtlerin aslında Türk kökenli olduklarını savunduğu ve Irak’taki bir Kürt devletinin savaş nedeni sayılması gerektiğini öne süren konuşması, sempozyumun güvenliği, barış tartışmalarının önüne geçiren konuşması oldu. Verilen arada gazeteciler arasında, bu ilk bölümünün nasıl haberleştirilmesi gerektiğine dair sohbetlerde, “Barış da yok, güvenlik de” gibi ironik başlık önerileri de, bu bölümü özetler nitelikteydi.
Sempozyumda bilimsel tartışmalar ise, öğleden sonraki bölümde gerçekleşti. “İsrail ve Filistin Sorunu” başlıklı oturumda konuşan İsrail Hayfa Üniversitesi Jeostratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Arnon Soffer, İsrail’in “güvenlik” gerekçesiyle aldığı “önlemlerin” anlaşılmasını istedi. BBC Ortadoğu Muhabiri Hüsnü Mahalli ise İsrail’in Filistin’de işgalci durumda olduğunu, bağımsız devlet ve eski topraklarına dönebilmek gibi taleplerin Filistinlilerin doğal hakları olduğunu söyledi.
Keyman: Dış güçlerin rolü azalacak
Sempozyumun “Genel Tartışma” başlıklı bölümünde, Prof. Dr. Fuat Keyman, konuşmasına başlarken, ABD’nin Irak’ı işgaline ve 1 Mart Tezkeresi’ne karşı çıkanlardan biri olduğunu hatırlattı. Keyman, ABD’nin işgali başlatırken, “imparatorluk” düzeyindeki bir “hiper emperyal” güç olduğunun kabul edildiğini belirterek, “Bugün karşımızda yenilmiş bir ABD var. Kendisine karşı direnmenin mümkün olduğunun görüldüğü bir ABD dış politikası var” dedi. Ortadoğu’nun geleceğinde dış güçlerden çok, iç dinamiklere şans tanıdığını belirten Keyman, bundan sonra bir demokratikleşme sürecine gireceğine de inandığını söyledi. NTV Haber Müdürü ve Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Mete Çubukçu ise, Ortadoğu’da gelinen noktanın, Büyük Ortadoğu Projesi’nin de çöküşünü gösterdiğini dile getirerek artık liberal Arap aydınların bile projeye desteklerini çektiklerini belirtti.
Çömez: İsrailliler peşmergeleri eğitiyor
AKP Milletvekili Turan Çömez de, daha önce basına yansıyan görüşlerini tekrar ederek, Kerkük’ün nüfus yapısının değiştirilmek istendiğini söyledi ve ekledi: “Oraya ceplerine para konan peşmergeler getirildi. Referandumdan son da Kerkük’ün sözde Kürt devletine bağlanması düşünülüyor. Irak’ın kuzeyindeki Kürtler, İsrailliler tarafından, MOSSAD ajanları tarafından eğitiliyor.”
Sempozyumun soru-cevap bölümünde, Irak’ın kuzeyine dair sorular karşısında Gazeteci Mete Çubukçu, “Oradaki Türkmenler, Türkiye’deki Türklerin akrabaları ise, oradaki Kürtler de, Türkiye’deki Kürtlerin akrabaları değil mi? Ankara’da farklı bir siyasi söylem var Irak’ın kuzeyine dair. Ancak, Türk şirketleri orada 3 milyar dolarlık yatırım yapıyor. Yolları Türk şirketleri yapıyor, petrolü yine onlar arıyor” şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Betül Çotuksöken de, sorular bölümünde, Edward Said’in oryantalizmini örnek vererek, Ortadoğu’ya müdahale edenlerin, bölgedeki halkları gerçek bir özne olarak tanımadığını, onları nesneleştirdiğini söyledi ve “çok kültürlülük” gibi tanımların, Ortadoğu’ya yapılan müdahale için “teorik bir taban” oluşturduğu görüşünü dile getirdi.
Sempozyumda Kürtlerin Türk ırkından olduğunu öne süren ancak, Irak’ta devletleşmeye yönelmelerini savaş nedeni sayan Özgen ve Çömez’in ifadelerindeki çelişkiler, milliyetçi tezlerin açmazları olarak yansırken, bu konuda dile getirilen alternatif görüşler ise yeni döneme dair olumlu açılımlar olarak öne çıktı. (İstanbul/EVRENSEL)
Fatih Polat
www.evrensel.net