Dolly sofralara geliyor

Genetiği değiştirilmiş ürünlerin (GDO) ardından şimdi de insan sağlığına olumsuz etkileri olup olmadığı tam olarak kesinleştirilmeden klonlanmış hayvanların etleri piyasaya sunulmak isteniyor.


Genetiği değiştirilmiş ürünlerin (GDO) ardından şimdi de insan sağlığına olumsuz etkileri olup olmadığı tam olarak kesinleştirilmeden klonlanmış hayvanların etleri piyasaya sunulmak isteniyor. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, 2006’nın son ayında klonlanmış hayvanların et ve sütlerinin güvenilir olduğuna dair bir karar aldı. Yapılan açıklamaya, tüketici örgütleri başta olmak üzere birçok kesim sert tepkiler gösterdi.
Bu karardan birkaç ay sonra da Avrupa Komisyonu, konunun incelenmesi için bir çalışma başlattı.
ABD ve AB’de yapılan çalışmalar sonucunda, klonlanmış etlerin insan sağlığı açısından bir risk taşımadığının ortaya çıktığı iddia ediliyor. Ancak tüketicilerin tepkisi, et sektörünü daha ihtiyatlı davranmaya itiyor. Et söktürü temsilcilerinin, önümüzdeki dönem Amerika’da birtakım kampanyalarla karara tepki gösteren kesimleri iknaya çalışacakları ifade ediliyor.
Konuya ilişkin röportaj yaptığımız Amerikan Tüketici Federsayonu Yöneticisi Chris Waldrop, “Ortada güven veren bir çalışma yok” diyor.

FDA’nın kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Amerikan Tüketiciler Federsayonu olarak bizler, Gıda ve İlaç Dairesi’nin, klonlanmış hayvanlardan alınan et ve süt ürünlerinin güvenilir olduğu yönündeki kararına şüpheli yaklaşıyoruz. Çünkü bize göre, böyle bir karar almak için FDA’nın elinde yeterli ve güvenilir bilgiler yok.
Gıda Dairesi’nin aldığı karar, çok az sayıdaki inak üzerinde yapılan çalışmalar temel alınarak oluşturuldu.
Burada söz konusu olan yeni bir teknoloji ve ortada, bu teknolojiye güvenmemizi sağlayacak kadar ayrıntılı ve uzun süreli yapılmış çalışmalar yok. Bu anlamda FDA’nın kararını en iyi şeklide, erken ve zamansız olarak alınmış ve açıklanmış bir karar olarak yorumlayabiliriz.

Sizlere göre klonlanmış hayvanların et ve sütleri tüketiciler için riskler içeriyor mu?
Şu an bu konuda kesin bir şey söylemek doğru olmaz diye düşünüyorum. Bunu söylemek için yeterli bilgi yok ortada. Yani bu tür ürünler tüketildiğinde bunun etkileri ne olacaktır? Bu etkiler ayrıca çok uzun bir süre sonra da ortaya çıkabilir. Tüm bunların göz önünde tutulması lazım. Olası tüm riskler değerlendirilerek bu ürünlerin tüketimine izin verilmeli ya da verilmemeli.

Amerikalı tüketiciler bu kararı nasıl karşıladı? Onlar klonlanmış hayvanların ürünlerini yemeye istekliler mi?
Amerikalı tüketiciler, şu anki duruma göre klonlanmış hayvanların et ve sütünü tüketmeye pek sıcak bakmıyorlar.
Şu an tüketiciler, bu konuya etik, ahlaki ve dini bakımlardan endişeli yaklaşıyorlar.
Yapılan birçok kamuoyu araştırmasında da zaten Amerikan halkının büyük bölümünün, klonlamaya fikir olarak da karşı oldukları ve bundan rahatsızlık duydukları ortaya çıkıyor. Ayrıca bunun dışında Amerikalı tüketicilerin yüzde 60’ı, FDA klonlanmış hayvanların et ve sütlerinin güvenli olduğunu söylese de bu tür ürünleri satın almayacaklarını ifade ediyor.
Amerikan Meclisi ve Senato’da görüşülen bir yasada, klonlanmış et ve süt ürünlerinin etiketlenmesinin gerekliliği isteniyordu. Bu hayata geçerse tüketiciler ne aldıklarını bilecekler ve almak istemedikleri ürünleri almak zorunda kalmayacaklar. Ayrıca hayvanların klonlanması, etik ve ahlaki kaygılar ortaya çıkarıyor; bunlar da tüketicilerin bu ürünlere yönelik tavrında etkili ve belirleyici oluyor. FDA bu türden kaygılara yanıt verebilecek durumda değil. Fakat İnsan ve Sağlık Hizmetleri Sekreterliği, Amerika Başkanı ya da Kongre, bir komisyon kurarak klonlanmış hayvanların et ve sütlerinin tüketilmesinin etiksel etkilerini araştırabilir; bu yöndeki çalışmaları halka sunarak halkın daha sağlıklı karar almasının yolunu açabilirler.
Taylan Özgür Efe
www.evrensel.net