EVRENSEL’den

  • “Yeni Andıç” haberini makul ve vakur karşılayan TBMM ve sermaye partileri, “2 darbe atlatmışız” haberini de aynı biçimde karşıladılar.


    “Yeni Andıç” haberini makul ve vakur karşılayan TBMM ve sermaye partileri, “2 darbe atlatmışız” haberini de aynı biçimde karşıladılar.
    Bu haberlerin ne amaçla sızdırıldığı, bunlarla hangi güçlerin neyi amaçladığı elbette politika tartışmalarının önemli gündemlerindendir. Ancak tüm bunlarla birlikte başka bir nokta daha var ki en az, işin bu yönü kadar önemli. O da, bu yazının ilk cümlesinde ifade edilen “kanıksanma” yönü. Hükümet, muhtemelen bir yandan Cumhurbaşkanlığı seçimine giderken ortamı germenin kendisine puan kaybettirebileceğini düşündüğü için diğer yandan da cesaret gösteremediği için bu haberleri sessizlikle geçiştirmeyi tercih etti. Hükümet kanadından bu konularda yapılan açıklamalar, ancak “sözde” açıklama olarak değerlendirilebilecek cinsten. CHP ise askerden kaynaklı basıncın, hükümeti zayıflatıp kendisini güçlendireceğini düşünmüş olmalı. CHP’nin son yıllardaki siyaseti, bu anlayışa son derece uygun. Şimdi okurlarımız arasında “CHP önceden daha mı sivildi?” diye soranlar çıkacaktır. Elbette bu açıdan, bugünkü çizgisine taban tabana zıt bir CHP yoktu. Ancak parlamento dışından gelen halk muhalefetinin baskısı, CHP’yi bugünkünden daha farklı tepkiler vermeye zorluyordu. Bugünkü CHP ise bu açıdan halkın beklentilerinden tamamen kopmuş, sivil siyaset gibi bir derdi hiç kalmamış bir CHP’dir. Cumhuriyet’in kuruluş yıllarındaki askeri ağırlık, o dönemin CHP’sinin siyaseti açısından belki nesnel bir durumun ifadesi sayılabilir, ancak bugün için bu siyaseti izlemek, NATO güdümlü bir cuntacılığın payandası olmaktan başka hangi anlama gelmektedir?
    CHP dışındaki diğer sermaye partileri de darbe haberlerini benzer bir biçimde, sessizlikle karşıladılar. Aslında bu manzaranın kendisi bile, Türkiye’nin bir askeri darbeye ihtiyacı olmadığının teyidi gibidir. Yani parlamentoyu ilga edecek bir girişime ihtiyaç bırakmayacak kadar, asker ile iyi geçinmeyi esas alan, bu istikametten sapmayan bir parlamentomuz var.
    Parlamento dışındaki alanda ise zaten hükümet, CHP ve diğer sermaye partileri, askeri yöntemlerle aynı hatta birleşmiş görünüyorlar. Örneğin bu kesimlerin; Gündem, Yaşamda Gündem, Güncel ve Azadiye Welat gazetelerinin kapatılması karşısındaki sessizliği, bunun bir göstergesidir. Ülkenin temel sorunlarının başında gelen Kürt sorunu ile bağlantılı konularda askeri yöntemleri benimseyenler, demokratikleşmenin hangi konusunda özgürlükçü davranabilirler?
    Tam da bu nedenle sermaye cephesinin dışındaki ve karşısındaki kesimlerin seslerini daha fazla çıkarmaları gerekiyor. Gazetemizde, bugünden itibaren Gündem, Yaşamda Gündem, Güncel ve Azadiye Welat gazetelerinin kapatılmasına karşı görüş ve değerlendirmelere yer vereceğiz.
    İyi haftalar.
    www.evrensel.net