Hepimiz Emrah’ız, Enes’iz, Uğur’uz...

Evrensel’e yazdığın mektubu yine buradan birkaç gün önce okuduk. Kardeşimiz olduğunuzu ve acılarınızı paylaştığımızı ifade edebilmek için sana bu mektubu yazdık.


Sidar kardeşimize:
Evrensel’e yazdığın mektubu yine buradan birkaç gün önce okuduk. Kardeşimiz olduğunuzu ve acılarınızı paylaştığımızı ifade edebilmek için sana bu mektubu yazdık. Yaklaşık 1 yıl önce 28 Mart olaylarında kaybettiğimiz sınıf arkadaşın Emrah’ın da aralarında bulunduğu 14 canımıza rağmen hâlâ hiçbir güvenlik görevlisinden hesap bile sorulmaması, senin olduğu gibi herkesin adalet anlayışını ve güven duygusunu derinden sarsmaktadır.
Bu durum aslında yıllardır dili yasaklanan, kimliği yok sayılan, kültürü horlanan Kürt halkı için de geçerlidir. Yıllardır uygulanan baskı, imha, inkar ve asimilasyon politikalarına rağmen Kürt halkı, barıştan ve kardeşlikten yana olduğunu, birliktelikte ısrar ederek göstermektedir. Senin yaşadığın duyguları belki de daha derinden ve ne olduğunu da anlayamadan Uğur Kaymaz’ın sınıf arkadaşları yaşamıştı bundan 2 yıl önce. Çünkü Uğur’a 12 yaşında sıkılan 13 kurşunun ederi, devletin Kaymaz ailesine vermesi gereken vergi iadesinden daha fazla tutuyordu.
Ama senin de dediğin gibi; “Acının bize verdiği güç, bizi birbirimize bağlayıp her zamanki gibi bizi onların kurşunlarından daha güçlü kılıyor.” Onlar da biliyorlar bir gün insanlığa hesap vermek zorunda kalacaklarını ve barıştan, kardeşlikten yana olanların, insanlıktan yana olanların; yani bizim, her geçen gün daha da çoğaldığımızı... Ama bilmiyorlar ki biz Türk ve Kürt gençleri, barış ve kardeşlik için her türlü bedeli ödemeye hazırız.
Sidar kardeşimiz; sana bir kere daha söylemek isteriz ki bizler de sizlerin acılarını paylaşıyoruz ve devlete karşı yaşadığınız bu derin güven bunalımına rağmen barıştan, kardeşlikten yana olmanızdan onur duyuyoruz. Hepimiz Emrah’ız, Enes’iz, Uğur’uz... Yaşasın Türk ve Kürt gençliğinin kardeşliği... Yaşasın halkların kardeşliği...
Denizli’den Emek Gençleri
www.evrensel.net