Antakya’da ‘miting alanı gibi’ bir dergi

Antakya’da ‘miting alanı gibi’ bir dergi

Yayın hayatına yeniden başlayan Karalama Dergisi’nin Editörü Murat Altunöz ve Yazıişleri Müdürü Özcan Özgün’le Karalama dergisinin hedefleri, neden çıktığı ve edebiyat üzerine söyleştik.


Yayın hayatına yeniden başlayan Karalama Dergisi’nin Editörü Murat Altunöz ve Yazıişleri Müdürü Özcan Özgün’le Karalama dergisinin hedefleri, neden çıktığı ve edebiyat üzerine söyleştik.
2002 yılında Antakya’da seçki olarak çıkan dergi, uzun bir süre ara verdikten sonra yeniden okurla buluştu. Altunöz ile Özgün, bir okur dergisi yapmaya çalıştıklarını vurguluyor. Türkiye’de edebiyat dergilerine ilginin azlığından yakınan Karalama ekibi, dergiye ara verilmesinin nedenlerini ilgisizlik, maddi olumsuzluklar ve çalışacak insan sıkıntısı olarak açıklıyor.
Antakya’da çok sayıda yerel dergi bulunuyor, aralarında uzun zamandır yayınlanan dergiler de var. Karalama ise bu dergiler arasında kendini şu sözlerle ayırıyor: “Kapitalist çürümüş kültürün her gün yeniden üretilerek kitlelere sunulduğu bugünlerde karşı bir duruş, bir nebze bizim soluk almamızı sağlayacaktır. Kolektif bir bilinçle var olmaya çalışmakla birlikte, Karalama dergisi kendisine, çevresine ve ülkeye olan duyarlılığında yayında olacaktır. Giriş yazımızda da belirttiğimiz gibi herkes rengiyle, soluğuyla, dergimizde olsun istiyoruz. İşte bizi ayıran en büyük özellik budur.”
Arapça yayın hedefi
Antakya’da 3 edebiyat dergisi yayınına devam ediyor. Karalamacılar, kentin daha çok sayıda dergiyi de kaldırabileceğine inanıyor. “Kültür sanat etkinliklerinin yoğun olduğu şehir, dışarıdan gelen bir yazar için yüzlerce insanın toplanabildiği bir yerdi. Ama Antakya’daki bu potansiyeli harekete geçirmek önemli. Maalesef buradaki potansiyeli harekete geçirmek için de genç yazarlara büyük görevler düşüyor. Biz dergimizi hiçbir zaman yerel olarak düşünmedik, bu nedenle Antakya, bağrında çok sayıda dergiyi barındıracak durumdadır.”
Şimdilik üç aylık periyotlarla yayınlanan dergi, aylık olarak çıkmayı hedefliyor. Karalamacıların bir hedefi de dergiyi Arapça, Türkçe ve İngilizce olarak yayınlayabilmek.
“Tabii ki dergimiz halkla buluşmalı, dergimizin girmeyeceği ev ve işyeri olmamalıdır” diyen Özgün ve Altunöz, özellikle evlere, işyerlerine dağıtım yaptıklarını belirtiyor. “Sadece edebiyatla uğraşanlar değil, evde oturan ev kadınları da dergimizi okusun istiyoruz. Çünkü biz de halkın tüm sorunlarını, sıkıntılarını yaşayan, paylaşan insanlarız. Bu nedenle özellikle dergimizin halkla buluşmasını sağlamaya çalışıyoruz. Dergimizi kahvehanelere bırakıyoruz mesela. Oradaki insanlar dergiyi merak edip bakıyor, inceliyor; bu bizim için önemli bir olaydır.”
Karalama’yı; “Dergimizi bir miting alanı gibi görüyoruz” sözleriyle tarif eden dergi ekibi, kâr amaçlı kurumların kültür-sanatın gündemini belirlemesine tepkili. Tekellerin “sanatçı” yarattığını, sanatçının nasıl olması gerektiğini belirlediğini ifade ederek “Sistem kendini buradan üretiyor” diyorlar. “Biz bu tür tutum ve ilişkilere karşın dergimizi bir miting alanı olarak görüyoruz. Dergimizi bu ilişkilerden uzak, mesafeli, muhalif olarak görüyoruz. Çünkü dergimizin bir duruşu var ve bu duruş üzerinden yaşamı güzelleştirdiğimize inanıyoruz.”
Okurun katkısına açık
Derginin şu anda 12’si yurtiçi, 2’si yurtdışında olmak üzere 14 temsilcisi bulunuyor. Karalama’nın hedeflerinden biri de derginin gitmediği yer bırakmamak. Son sayıda ise Arap müziği ile ilgili bir yazıya yer verilmiş. Arap halk kültürünü işlemeye devam edeceklerini belirten Karalama ekibi, planlarını şöyle açıklıyor: “Tabii ki biz bu coğrafyada yaşıyoruz. Biz Ortadoğu’ya açılan bir kapıyız. Kültürümüz, aşklarımız, türkülerimiz, dilimiz birbirine benzer. Arap kültürünü her yönüyle işlemek istiyoruz. Bugüne kadar açılmayan bu kapıyı açmak istiyoruz. Genelde hep Batı kültürüne yer veriliyor; oysa Ortadoğu’da büyük bir maden var ve bu maden, işlenmeye hazır bekliyor. Arap şiiri denilince Türklerin de çok iyi bildiği Halid Ebu Halid akla gelir; Yabra İbrahim Yabra, Ebu Salma gibi şairler Ortadoğu’daki edebiyat taşlarının kalıcılarındandır. Bundan yola çıkarak yerel kültür, bir puzzle’ın (bulmacanın) olmazsa olmaz yapı taşlarındandır. Ucuz bölgecilik, ucuz milliyetçilik yapmadan, tüm halk kültürlerine dergimizin kapıları sonuna kadar açıktır. Çünkü biz insan temelli bir sevgi besliyoruz. İnsanların kendi kaderini tayin etme, üretme, konuşma, yazma ve kendi tarihini sahiplenmesini destekleyen bir dergiyiz.”
Tüm okurlardan ürün beklediğini bildiren Karalama dergisine; [email protected] adresinden ulaşılabilir. (Hatay/EVRENSEL)
Abdullah Yeterge
www.evrensel.net