03 Nisan 2007 00:00

Çehov Diyarbakır tiyatrolarında

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu, bu sezon sahnelediği Yedikocalı Hürmüz oyunun ardından Anton Çehov’un yazdığı “Evlenme ve daha bir sürü” isimli oyunu ile izleyici karşısında.

Paylaş

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu, bu sezon sahnelediği Yedikocalı Hürmüz oyunun ardından Anton Çehov’un yazdığı “Evlenme ve daha bir sürü” isimli oyunu ile izleyici karşısında. Geçtiğimiz günlerde prömiyer yapan oyun, dört ayrı öyküden yola çıkarak hazırlanmış. Yönetmenliğini Yurdaer Okur’un yaptığı oyun, kapitalizme yeni yelken açan eski toprak sahiplerinin içine düştükleri kargaşayı aralamaya çalışıyor.
Mülkiyete açılan kapılar
İzleyiciden büyük beğeni toplayan oyun, bir tarafı toprağa bağlı bir yaşamın alışkanlıklarında duran, bir da tarafı da kapitalizmin karakteristik özelliklerini benimsemenin provalarını yapan dönemin Çarlık Rusya’sında cereyan eden gündelik yaşamlardan kesitler sunuyor. Eleştirel bir temelde sunulan bu kesitlerin en önemli ögelerini ise, kadınlar, kadınların aile ve toplumsal yaşamdaki kimliği, erkeğin cinsel temelde kadını algılama biçimi, mülkiyet ve bunların etrafından örülen yaşamları içeriyor.
Yönetmen Okur, oyunu tercih etme nedenlerini birkaç nedene bağlıyor. “Hepsinden önemlisi varlık gösterdiğinden beri insanın hayvanı olmaktan kaçamadığı kapitalizmin mülkiyet biçimine yönelik eleştiriyi yeniden gündeme getirmek. Bir ikincisi ise, Çehov’un bunu neden yazdığını ve yansıtırken başvurduğu incelikli ve ustaca yöntemleri yeniden keşfetmek ve bunu izleyiciye göstermek.”
Oyunun metnine bağlı kalmayı tercih eden Yurdaer Okur, oyuna daha çok zaman ve mekan algısını bunların etrafından kullandığı fotoğraf ve saat gibi göstergelerle oyunun anlatımını güçlendirmeye ve zenginleştirmeye çalışmış. Örneğin fotoğraflar, bir dönemin kapanıp alaşağı edilmesinde önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor. Kocası Bay Popo’nun kendisini bir arzu nesnesi olarak gördüğünü bilmesine rağmen ölümünden sonra yalnızlık içinde eve kapanan Katya, hiçbir insanla görüşmeyerek sunulan erkeksi dünyaya tam sadakat gösteren bir karakterle öne çıkıyor. Ta ki kocasının eski borçlularından Simirnov’un zorla eve girerek yeni olay örgüsünün başlamasına kadar.
Oyunculuk üzerine
Oyun ile ilgili sohbet ettiğimiz Yurdaer Okur, son dönemlerde kısa oyunların revaçta olduğu, bunun giderek daha dönem kazanacağı görüşünde. Okur, bu konuda şunları ifade ediyor: “Kısa oyunlar her zaman büyük oyunlara göre daha zor ve titizlik gerektiren bir iş. Büyük oyunlarda çok sayıda oyuncu vardır ve hikayeler bir süreklilik gösterdiği için oyunculuk daha kolay olabiliyor. Tabii ki oyunun genel dağılımı içinde meydana gelen küçük aksamalar izleyiciyi pek yansımayabilir. Ama kısa oyunlarda bu işin bütün zorlukları öne çıkar. Oyunculuk her şeyin üzerindedir. Dekor, kostüm ister istemez ikinci plana kalır.”
Okur, tiyatroda aslolanın oyunculuk olduğunu da vurguluyor. Kostüm ve makyajların özenle hazırlandığı oyunun kadrosunda Selim Bayraktar, M. Şamil Kafkas, Gökçe Yurtsal, Uğur Çınar, Murat Bölük, Gözen Müftüoğlu ve Pınar Gür yer alıyor. (Diyarbakır/EVRENSEL)
ÖNCEKİ HABER

Baykal Kent: Sanatımı yapamıyorum

SONRAKİ HABER

Akar: Bedelli askerlikten 9 milyar 533 milyon lira gelir elde edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa