Orlando Logo

SANSÜRE HAYIR!

SANSÜRE HAYIR!
Fotoğraf: Evrensel

Gazetelerin kapatılması sosyal kontrata, dolayısıyla demokrasinin kalbine darbe vurmak demektir


Demokrasi, sosyal kontrata dayanır. Sosyal kontrat olmazsa demokrasi asla gerçekleşmez.
Sosyal kontratın oluşması da ifade özgürlüğüne dayanır. İfade özgürlüğü olmazsa sosyal kontrat asla gerçekleşmez.
Sosyal kontrat ile ifade özgürlüğü arasındaki olmazsa olmaz ilişkiyi açıklamak için sıradan bir kontratı ele alalım:
Alışveriş yapan taraflardan biri, alışveriş akdini tezvir veya cebir kullanarak yönlendirmeye kalkışırsa, yapılan akdin hukuki geçerliliği olur mu? Buna gerçek manada alışveriş akdi denir mi? Kişinin kendi malının değerini ifade etmesine fırsat tanımaksızın, onu baskı altında tutmak suretiyle akde icbar etmek ne denli sahih bir alışveriş akdi olabilir ki?
Sosyal kontrat da böyledir. Ülkede var olan siyasi bir akımı, sürekli baskı altında tutarak o siyasi akımın kendisini ifade etmesine imkan vermezseniz, o sosyal kontrat gerçek anlamda bir sosyal kontrat sayılmaz. Sadece adına sosyal kontrat ve demokrasi demiş olmak için yaparsınız ama bu gerçek bir sosyal kontrat ve demokrasi olmuş olmaz.
Bir ülkede yalancı ve sahtekar olmayan sağlıklı bir demokrasinin doğması ve gelişmesi için sağlıklı bir sosyal kontrat kurumunun oluşması lazım. Sağlıklı bir sosyal kontrat kurumunun oluşabilmesinin yolu da düşüncenin suç olmaktan çıkarılması ve ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kalkmasıdır. Halkın bir kesiminin düşünüş biçimini peşin peşin suç sayarak baskı altında tutmak suretiyle yapılacak seçimler, gerçek manada bir sosyal kontrat sonucuna götürmez.
Gazetelerin kapatılması ile sosyal kontrata çok önemli bir darbe vurulmaktadır. Sosyal kontrata vurulan her darbe, demokrasinin kalbine yönelen ataklardır.
Yrd. Doç./Dicle Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi
Sadece basın özgürlüğü çiğnenmiyor
Ragıp Duran (Gazeteci): Hükümet ile Silahlı Kuvvetler arasındaki siyasal çatışmaların yoğunlaştığı bir dönemde, K. Irak’taki gelişmeleri de hesaba kattığımızda, Türk resmi politikasının Kürt siyasal dünyasına karşı topyekün bir bastırma harekatına giriştiğini görüyoruz. DTP yöneticilerine yönelik soruşturma, dava açma, gözaltı ve tutuklama kampanyası sürerken Gündem gazetesine getirilen yasak, ayrıca Kürt internet siteleri ile Kürt televizyonlarına yönelik baskılar; sadece basın özgürlüğü ve halkın habere özgürce ulaşma hakkını çiğnemiyor, siyasal-toplumsal sorunların barışçı, siyasal, diplomatik yöntemlerle çözülmesini engelleyerek şiddet opsiyonunu gündeme getiriyor. Legal siyasal ve medyatik sesi kesilmeye çalışılan Kürt dünyasını yasadışı yollara itmeye çalışıyor Ankara’nın bir kanadı. Milliyetçi kampanyayı da teşvik eden bu politika, Ankara’daki antidemokratik yönetim yanlılarını uluslararası arenada yalnızlığa sürüklerken ülke içinde de özellikle milli çelişkileri keskinleştirmeye çalışıyor.
Yasak, iktidar ve muhalefetin ayıbıdır
Ahmet Abakay (Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı): Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak Gündem gazetesinin kapatılmasını, Güncel gazetesinin dağıtımının engellenmesini ve Azadiye Welat’a verilen kapatma cezalarını tabii ki kınıyor, protesto ediyoruz. Geçen yıl Terörle Mücadele Yasası (TMY) ağırlaştırıldığı zaman meslek örgütleri olarak tepki gösterdik. Ama sonuç alamadık. Yani perşembenin gelişi çarşambadan belliydi. TMY’nin ne kadar vahim sonuçlar doğuracağı da ortadaydı. Bu baskılar belki TMY anlamında yasaldır ama hukuki değildir. Çağdaşlığa yakışmıyor. TMY Meclis’ten geçerken, bu yasayı eleştiren, buna karşı çıkan kimseyi göremedik. Bu yasa şimdi de Türk aydınlarının ve gazetecilerinin başına bela olmuş durumda. Bunun çözümü ise Meclis’tedir, ancak TMY’yi demokratikleştirecek olan Meclis’ten umudumuz yok. Çünkü gündemlerine dahi almıyorlar bu yasayı. Türkiye’deki düşünce özgürlüğü için, demokratik kurumların dayanışma içerisinde olması son derece önemli. Biz daha önce de olduğu gibi, yine onların yanındayız. Türkiye’deki ifade ve düşünce özgürlüğünün bugün içerisinde bulunduğu durum, iktidarın ve muhalefetin ayıbıdır. Türk basınında gelecek kuşaklar, bu baskıları hoş karşılamayacaklardır.
Ahmet İnan

İLGİLİ HABERLER

Toplam Query: 37