03 Nisan 2007 00:00

GÜNCEL

Hukukçular “darbe yapmak” suçunu “teşebbüş” suçu olarak tarif ederler. Yani, darbe başarılı olursa sizi yargılayabilecek bir kurum olamayacağı için, darbe yapmak suçundan ancak başarısız olduğunuzda yargılanabileceğiniz anlatılmak istenir böylece.

Paylaş

Hukukçular “darbe yapmak” suçunu “teşebbüş” suçu olarak tarif ederler. Yani, darbe başarılı olursa sizi yargılayabilecek bir kurum olamayacağı için, darbe yapmak suçundan ancak başarısız olduğunuzda yargılanabileceğiniz anlatılmak istenir böylece.
Fakat, bizim memlekette darbeci başarılı olsa da olmasa da yargılanamaz.
Talat Aydemir, Fethi Gürcan eylemini saymazsak, (ki eylem bir darbe girişimi sayılmazdı, ordudan çıkarılmış bir subayın bir nevi intihar eylemi idi) Türkiye’de sayısız darbe girişimi ve üç darbe, bir postmodern darbe, pek çok asker müdahalesi olmuş; bunların faillerinin hiç biri yargılanamamıştır.
Nokta Dergisi’nin haber yaptığı “darbe girişimi” haberine, olayda adı geçen general dışında kimse “doğru değildir” dememiştir. Yani, politika ile ilgili olan hemen hemen herkes Nokta Dergisi’nin haberinin doğru olduğuna inanmaktadır. Ama, böyle bir girişimin ortaya çıkması infial falan da yaratmamıştır. Belki, Ana muhalefet Partisi gibi haftada birkaç kez açıklama yapan askerler, darbecisi, ırkçısı da dahil askerlerin tümüne aşırı saygı ve tolerans gösteren basın, sık sık yayınlanan “en güvenilir kurum ordu” anketleri vd. darbelerin kanıksanmasına neden olmuştur. Belki de, darbe günlerindeki işkence, zulüm ve baskı insanları askerleri eleştirmekten korkar hale getirmiştir.
Bırakın muazzaf askerleri, emekli askerlerden bile korkulmaktadır. Mersin’de silah üzerine ırkçı yemin törenleri düzenleyenler, televizyonlarda, gazetelerde demeç verip toplantılar yapan emekli subayların söylediklerini başkaları söylese mahkeme kapılarında süründürülür. Gazeteler “adam bitirme” kampanyaları düzenler.
Ama bizde burjuva politikacıların da, basının da, yargının da demokrasi diye bir meselesi yoktur.
Dünyanın her yerinde demokratikleşme çabaları darbecilerin yargılanması ve cezalandırılması, darbe girişimlerinin cezalandırılarak darbeci askerlerin ordudan çıkarılması, ırkçı, gerici sözler eden askerlerin hemen görevlerinden alınmaları vb. tutumlarla birlikte yürümüştür.
İspanya’da daha geçenlerde bir kuvvet komutanı görevinden alındı.
Artık Latin Amerika ülkelerinde bile bizdeki gibi olaylar olmamaktadır.
Türkiye şu anda dünyada tektir. Türkiye’den başka bir ülkede insanlar “askerler darbe yapacak mı?” diye düşünmemektedir.
Darbe tartışmaları bir kere daha, demokrasi cephesi ihtiyacının ne kadar yakıcı olduğunu göstermiştir.
Kamil Tekin Sürek
ÖNCEKİ HABER

Barış ve kardeşlik için

SONRAKİ HABER

'Burhan Sadık Sarılar neden öldü' sorusu TBMM gündeminde

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa