‘Esir krizinin sorumlusu ABD’

İran ile İngiltere arasında yaklaşık iki hafta önce patlak veren esir krizinde tarafların karşılıklı açıklamalarıyla “çözüme yaklaşıldığı” sinyali verilirken, İngiliz basınından krize ilişkin ABD’ye suçlama geldi.


İran ile İngiltere arasında yaklaşık iki hafta önce patlak veren esir krizinde tarafların karşılıklı açıklamalarıyla “çözüme yaklaşıldığı” sinyali verilirken, İngiliz basınından krize ilişkin ABD’ye suçlama geldi.
İngiltere’de yayımlanan “The Independent” gazetesi, 15 İngiliz askerinin İran tarafından esir alınmasına, “ABD’nin İranlı iki üst düzey güvenlik yetkilisini kaçırma girişiminin yol açtığını” yazdı. Kanada’da yayımlanan “The Globe and Mail” ise, Washignton’dan yapılan açıklamaların, sorunu diplomatik yollarla çözme niyetinde olan İngiltere’nin çabalarını baltaladığı yorumunda bulundu.
Bu arada, esir krizi konusunda Tahran ile Londra’nın “ılımlı” açıklamaları üzerine ABD ise, bir vatandaşının İran’da “kaybolduğunu” iddia ederek karşılık vermeye çalıştı. “Kaybolan” ABD’linin eski FBI ajanı olduğu ortaya çıktı.
Erbil baskını
İngiliz gazete, uzun bir süredir Irak’ta bulunan muhabiri Patrick Cockburn imzalı haberi manşetten duyururken, ABD’nin kaçırma girişiminin 10 hafta kadar önce olduğunu yazan Independent, 11 Ocak sabahı Kuzey Irak’taki İran irtibat bürosuna, bölgeye helikopterlerle indirilen bir grup askerin baskın yapmaya çalıştığını yazdı.
Baskın sırasında bölgeyi ziyaret etmekte olan iki üst düzey güvenlik yetkilisi İran Ulusal Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Muhammed Caferi ve Devrim Muhafızları İstihbarat Şefi General Manuçehr Firuzende’nin ele geçirilemediğini, Amerikalı askerlerin de büroda bulunan daha alt düzeydeki 5 İranlı güvenlik elemanını gözaltına aldığını yazan gazete, 5 İranlı görevlinin halen “casusluk” faaliyetleri yaptıkları iddiasıyla ABD tarafından tutulmakta olduğuna dikkat çekti.
Söz konusu olay, Irak-İran arasında krize neden olmuştu.
Bölgeye, Celal Talabani ve Mesud Barzani ile görüşmeler yapmak üzere Talabani’nin davetlisi olarak resmi ziyaret için gelen iki İranlının kaçırılması girişiminin, Mesud Barzani’ye bağlı güçlerin komutanı Fuad Hüseyin tarafından da doğrulandığını kaydeden Independent, Erbil’deki İran irtibat bürosunun İran’a gitmek isteyen Kürtlerin vize işlemlerini yaptığını da yazdı. Gazete, Hüseyin’in “Amerikalılar asıl İran Ulusal Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Caferi’nin peşindeydi ve onu büroda bulabileceklerine inanıyordu” ifadelerini kullanırken, Caferi’nin de, kaçırma girişimi sırasında Erbil’de olduğunu doğruladığını yazdı.
The Independent gazetesi, ABD ve müttefiki ülkelerin, İran üzerindeki baskıyı artırmaya çalıştıklarını, ancak Erbil’deki baskın girişiminin “aşırı saldırganlık içeren çok ciddi bir eylem” olduğunu ifade ederken, “Bu olay ABD ile İran arasındaki gerilimi tehlikeli biçimde artırdı ve bu da İranlıların ABD’den daha yumuşak bir hedef olarak gördüğü 15 İngiliz askerinin esir alınmasına yol açtı” yorumunda bulundu.
Uzlaşma sinyalleri
Öte yandan İran ise, krize yönelik “ılımlı” sinyaller verdi. İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, krizin “çözülebileceğini” ve “askerlerin yargılanmasına gerek olmadığını” belirtti. Bu açıklama üzerine Londra ise, krizin “erken ikili görüşmeler” yoluyla çözümlenmesi konusunda Tahran ile aynı görüşü paylaştığını bildirdi. Krizde erken gelişme sağlanması için İngiliz yetki-lilerin bugün İranlı yetkililerle görüşecekleri öğrenildi.
‘Kaybolan’ eski ajan
İngiltere ile İran arasında “uzlaşma” sinyalleri gelişmesi üzerine ABD ise, bir vatandaşının İran’da “kaybolduğu” iddiasına sarıldı.
ABD’li Sözcü Sean McCormack, eski ajan olan ABD’linin, ABD hükümeti için çalışmadığını, özel işi için İran’a gittiğini iddia etti. McCormack, kayıp vakasıyla esir krizi arasında bir bağlantı görmediklerini kaydetmesine karşın, kayıp vakasının 11 Mart’tan bu yana bilinmesi ve açıklamanın esir krizi günlerine denk getirilmesi dikkat çekti. (DIŞ HABERLER)
www.evrensel.net