Sinsi bir silah: Mayın

Sessiz sedasız gömüldüğü yerde kurbanını bekleyen antipersonel kara mayınları her yıl binlerce kişinin yaşamını yitirmesine bir o kadarının da sakat kalmasına neden oluyor.


Sessiz sedasız gömüldüğü yerde kurbanını bekleyen antipersonel kara mayınları her yıl binlerce kişinin yaşamını yitirmesine bir o kadarının da sakat kalmasına neden oluyor. Hedef gözetmeyen, yıllarca avını sinsice bekleyen bir silah olan kara mayınlarına karşı, BM geçtiğimiz yıl 4 Nisanı “Mayınlara Karşı Bilinçlendirme“ günü ilan etti. Mayınların yarattığı tehlikeye dikkat çekmeye çalışarak topraklara mayın yerine barış ekilmesini isteyenler de 4 Nisan’da yaptıkları çeşitli etkinliklerle bu konuda kamuoyu bilinci yaratmaya çalışıyor.
5 yıldır Türkiye ve dünyadaki antipersonel kara mayınlarının temizlenmesi için çalışmalar yürüten Mayınsız Bir Türkiye Girişimi’nin Koordinatörü Muteber Öğreten, antipersonel kara mayınlarını dünyanın en tehlikeli ve sinsi silahları olarak değerlendiriyor.
Öğreten, bu silahların kurban seçmediğini ve 75 yıl boyunca yerleştirildikleri yerde sabırla kurbanını beklediğini ifade ederek “Bu silahlar barışı tanımaz. Mayınlar kadar sinsi ve tehlikeli olan başka bir silah yoktur. Bu silahlar bir tür kitle imha aracıdır” diyor.
Türkiye’de kamuoyunun antipersonel kara mayınları hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını ifade eden Öğreten, bu yıl kendilerini destekleyen kurumlarla birlikte kamuoyu duyarlılığını artırmak ve bu sorunun çözümü için atılan adımların hızlandırılması amacıyla bir dizi etkinlik düzenleyeceklerini kaydetti.
Yerleştirmek kolay sökmek zor
Bir antipersonel kara mayını birkaç dolara mal olurken bu mayını temizlemek bin beş yüz doları buluyor. 10-15 dakikada yerleştirilebilen fakat temizlemesi ayları hatta yılları bulabilen kara mayınlarını bulup imha etmek ileri bir teknoloji ve teknik kadro gerektiriyor. Öğreten, bu konuda da “Temizlik için ileri bir teknolojiye ve titiz bir çalışmaya ihtiyaç var. Mayınlı bir araziyi temizlemek için bir arkeolog gibi milim milim çalışmanız gerekir. Bu nedenle mayın, kullanımı en ucuz temizliği ise en pahalı silahtır” diyor.
Sınır içinde nerelerin mayınlı olduğu tam olarak bilinmemekte. Bu alanlar sınırlardaki mayınlı arazilerden çok daha tehlikeli. Sınırlarda bir ölçüde tel örgüler, çitlerle göreceli olarak güvenlik önlemi alınabiliyor. Oysa sınır içinde böyle bir şey de söz konusu değil. Araştırma yaptıkları yerlerden buna ilişkin örnekler veren Muteber Öğreten şöyle diyor: “İnsanlar ‘şurası mayınlı arazi, burayı yeni mayınladılar’ diyor. Bu alanlar özellikle çocuklar açısından tehlike arz ediyor. Büyükler bir yere kadar, oralara girmeyerek ya da gördüğü bir mühimmata ellemeyerek kendi önlemini alabiliyor. Çocuklar için ise böyle bir şey söz konusu değil.”
Mayının ölümlü olaylarla sonuçlanmasının yanı sıra başka sorunlara da yol açtığını aktaran Öğreten, mayın patlaması sonucu yaralananların ezici bir çoğunluğunun yaşamının geri kalan kısmını kalıcı sağlık sorunlarıyla devam ettirdiğini kaydediyor.
Suriye, Irak ve İran ile komşu güney sınır hattı Türkiye’nin mayından yana en “bereketli” toprakları. Suriye sınırında 600 bin mayını olduğu düşünülüyor. Türkiye’nin Yunanistan ve Bulgaristan sınırları haricindeki tüm sınırlar mayınlı. Öğreten, Türkiye’nin sınır içindeki mayın dağılımına ve miktarına dair ilk bilgileri 2004’te sunduğu durum raporunda açıkladığını belirtiyor.
Raporda Ardahan, Batman, Diyarbakır, Doğubeyazıt, Gaziantep, Hakkari, İskenderun, Kars, Mardin, Siirt, Şırnak, Urfa, Van ve Tunceli illerinde mayınlı araziler bulunduğu belirtiliyor. (İstanbul/EVRENSEL)
ABD başı çekiyor
BM’nin Güvenlik Konseyi üyeleri ABD, Çin ve Rusya dünyada en fazla mayın üreten ve elinde en fazla mayın bulunduran ülkeler sıralamasında başı çekiyor.
Öğreten, bu üç ülkenin elinde 100 milyonunun üzerinde antipersonel kara mayını olduğunu kaydederek , bu üç ülkenin Ottowa Sözleşmesi’ne imza atmadığını ifade ediyor. Her geçen yıl Ottowa Sözleşmesi’ne taraf olan ülke sayısında bir artış gözlemlense de dünyadaki son mayın imha edilinceye dek tehlikenin devam edeceğine vurgu yapan Öğreten, “Sözleşmeye imza atan ülkelerde mayın imha çalışmaları devam ediyor. Pek çok ülke bu konuda ciddi adımlar attı. Fakat son mayın sökülene kadar mücadele devam etmeli” sözleri ile çağrıda bulunuyor.
Ersin Büyüktaş
www.evrensel.net