gereği düşünüldü

gereği düşünüldü

  • Hakimin kaşları o kadar çatık, suratı o denli asıktı ki gözlerine baktığı beşeri, Yunan mitolojisindeki Medusa gibi taşa çevirecekti sanki.


    Hakimin kaşları o kadar çatık, suratı o denli asıktı ki gözlerine baktığı beşeri, Yunan mitolojisindeki Medusa gibi taşa çevirecekti sanki. Cemalettin; “Ulan hep böyle suratsız mı olur bu hakimler” diye geçirdi içinden. Evet, Cemalettin kaçak elektrik kullanmıştı ve suçluydu. “Kes hakimim cezamı, kes de bitsin bu işkence, bitsin bu zulüm. Paşa paşa yatar çıkarım, cezamı çekerim. Altı ay on gün değil mi, bir çırpıda geçiverir. Bir daha da mecbur kalmadıkça, tövbe elektrik melektrik kaçırmam! Kaçırırsam da az kaçırırım ve dikkatli olurum. Ulan amma kerizlik yaptık be! Ben elektrikçilerin gelme zamanını nasıl da unuttum. Ama Emine’de de suç var! (Emine Cemalettin’in karısı) Benim kafamda zaten kırk tane tilki dolaşıyor... Bütün gün evde olan sensin! Sen nasıl unutuyorsun kadın?! Ne derdin, ne tasan var da unutuyorsun?! Gerçi dertsizsin, tasasızsın diyorum da... Emine’ye haksızlık mı ediyorum yoksa? Kadının annesi hasta zaten, yarın öbür gün mevta olacak belli. Ona canı sıkkın epeydir. Çocuklarla bile doğru düzgün ilgilenemiyor. Samet (Cemalettin’in küçük oğlu) geçen okula giderken yakasını takmayı unutmuş. Müdür bağırmış buna, eve göndermiş yakasını taksın diye. Çocuk ağlaya ağlaya eve dönerken babam görmüş yolda. Durdurmuş, zorla konuşturmuş. Samet hıçkıra hıçkıra anlatmış, böyle böyle oldu diye. Emine bana hiçbir şey söylemedi. Babam anlatmasa haberim olmayacak olaydan. Eskiden olsa Emine hiç unutur muydu çocuğun yakasını? Offff! Allah’ım ne zaman bitecek bu mahkeme? Hadi hakimim, ne uzatıyorsun, keseceğin ceza belli: 6 ay 10 gün hapis! E daha nesi?! Ne bu teferruat?!” diye düşünüyordu ki hakimin gür seni salonun duvarlarında çınladı aniden:
    - Gereği düşünüldü!
    Herkes ayağa fırladı. Hakim devam etti:
    - Suçu sabit görüldüğünden, 6 ay 10 gün...
    Cemalettin “hapsine” diye tamamladı içinden hakimin cümlesini. Hakim devam etti: 6 ay 10 gün sinemaya gitmemesine!
    “Sinemaya gitmemesine mi?” dedi Cemalettin. Hakim, kısa süreli cezaların farklı yaptırımlarla çekilmesini öngören maddeye dayanarak vermişti bu kararı.
    Mahkeme çıkışında Cemalettin gazetecilerin sorularını şöyle yanıtladı:
    - Verilen cezaya çok şaşırdım. Ama üzülmedim. Çünkü ben sinemadan çok kahveye gitmeyi seviyorum. Hakim bana kahveye gitmeme cezası verse çok üzülürdüm...
    (Bu olay Edirne’de yaşanmıştır. Ali Can Zeray’ın haberi, Posta gazetesi, 5 Nisan 2007)
    M. Öner
    www.evrensel.net