SANSÜRE HAYIR!

SANSÜRE HAYIR!

Düşünce ve basın özgürlüğü tam bir denetim ve kontrol altında. İnsan hakları zaten ikinci, üçüncü planda...


Yavuz Önen*
Aslında yargının; temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan bir ortam olarak kullanıldığını bir yıl içinde çok net olarak herkes gördü, öğrendi. Yargının, “reform süreci” dedikleri süreci asla yaşamadığını görüyoruz. Olumlu olan değişiklikler de yansımıyor. Zaten düşünce özgürlüğü ve basın özgürlüğü tam bir denetim ve kontrol altında. İnsan hakları, fikir özgürlüğü zaten ikinci, üçüncü plana itiliyor. Yargı da bu devletin resmi politikasının bir uygulayıcısı konumunda.
Yargı; ileriye açık, hak ve özgürlüklerden yana bir tarz hiç sergilememişti. Gazeteye yönelik tavırlar, son bir ayın işi ama son bir yıl içinde üç yüze yakın soruşturma açılmıştır, bu çok vahim bir durumdur.
Aslında bunlar, yargının isterse nasıl hızlı bir mekanizma olarak çalışabileceğini gösteriyor.
İşkence davalarında ise bunun tam tersini görüyoruz. Yıllara yayılıyor, hatta zamanaşımına uğruyor. Bu, bir başka özelliğidir Türk yargı sisteminin; yani özgürlükleri kısıtlamada atik, çevik ama ihlalcileri korumada çok yavaş, atıl davranan bir sistem.
(*)Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanı
Gazete kapatılması ortaçağ zihniyetidir
Faruk Balıkçı (Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı): Bir gazetenin kapatılması, fikir ve düşünce özgürlüğüne vurulmuş bir darbedir. Bir ortaçağ zihniyetidir. Türkiye’nin demokratikleşmeye, AB ile bütünleşmeye çalıştığı bir dönemde gazetelerin kapatılıyor olması, demokrasiye ve basın özgürlüğüne vurulmuş bir darbedir. 1990’lı yıllarda da gazeteler ve gazeteciler üzerinde baskılar vardı. O dönem bir gazeteci bir habere gitmek için 5-6 arama noktasından geçerken bugün, sadece bir arama noktasından geçiyor. Bu anlamıyla bir iyileşmeden söz etmek mümkün. Ama 1990’lı yıllarda da gazeteler kapatılıyor, sansüre uğruyordu; bugün de uğruyor. Hatta bugün gazeteler üzerindeki baskıların daha da arttığını söyleyebiliriz.
Düşünce özgürlüğüne aykırı
Berat Günçıkan (Cumhuriyet Gazetesi Editörü): Bir gazeteci olarak gazete kapatılmasını düşünce özgürlüğüne aykırı buluyorum. Suç işlendiğini düşünüyorum. Ana akım gazetelerinde çıkmayan bilgi ve haberleri ediniyordum bu gazeteler aracılığıyla. Bir okur olarak da bilgi edinme hakkımın engellendiğini düşünüyorum. Her ikisini de yasadışı işlem olarak değerlendiriyorum.
Medya bazı konularda ikili tavır gösteriyor
Mete Çubukçu (NTV): Yayın organlarının ırkçılık, ayrımcılık, aşağılama, hakaret türü haberler dışında; şiddete teşvik gibi konular dışında mahkemeye konu olmasına, kapatılmasına karşıyım. Bu konular dışındaki engellemeler, basın ve ifade özürlüğüne karşıdır. Basın camiasının geniş bir kesiminin bu kapatmaları ve engellemeleri sessizlikle karşılamasını da bu kuruluşların tavırları ve bakışlarına bağlıyorum. Medyanın, bazı konularda ikili tavır gösterdiğini söyleyebiliriz.
www.evrensel.net