ROJEV

ROJEV

KESK’e bağlı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Eğitim Sen’in bugün ve yarın Türkiye’nin 7 bölgesinde düzenleyeceği mitingler önemli bir dönemde yapılıyor.


KESK’e bağlı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Eğitim Sen’in bugün ve yarın Türkiye’nin 7 bölgesinde düzenleyeceği mitingler önemli bir dönemde yapılıyor.
Mitinglerin güçlü geçmesi, artarak süren ekonomik, siyasi ve kültürel saldırılara verilmiş önemli bir yanıt olacaktır. AKP Hükümeti’nin kültür ve sanata yönelik yıkıcı ve yasaklayıcı tutumu, KESK Genel Başkanı İ. Hakkı Tombul ile KESK’e bağlı sendika genel başkan, yönetici ve üyelerine birkaç gün önce verilen cezalar, gazetelerin kapatılması, gazetecilerin tutuklanması ve diğer saldırılar düşünüldüğünde, mitinglerin önemi daha da artıyor.
Başta kamu emekçileri olmak üzere, tüm işçi ve emekçiler, aydınlar, kadın ve gençler süren bu pervasızlığa dur demek için alanlara çıkarak AKP’ye ve sırtını emekçilere dönmüş olan Baykal’a bir yanıt vermeleri gerekiyor.
Mitingler, 21 Mart Newroz Bayramı’nda yükselen barış ve kardeşlik taleplerinin hâlâ sürdüğü ve işçi sınıfının sömürü ve baskı düzeni olan burjuva diktatörlüğüne karşı Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanında meydanlara çıkacağı 1 Mayıs öncesi gerçekleşiyor.
Mitingleri işçi ve emekçilerin birliği, halkların kardeşliği için güçlü kılmak, insanca yaşam ve demokratik Türkiye için güçlendirmek gerekiyor. Sorunu ve sorumluluğu sadece Eğitim Sen ve KESK’in değil, tüm işçi ve emekçilerin, tüm aydınların, demokratik Türkiye mücadelesindeki tüm güçlerin sorunu ve sorumluluğu olarak ele almak ve gereği için bugünü ve yarını değerlendirmek gerekiyor.
7 ve 8 Nisan’da yapılacak mitingler başta KESK’e bağlı sendikalar olmak üzere tüm kamu emekçileri konfederasyonlarına sorumluluk yüklüyor. Ancak başta KESK’e bağlı sendikaların bugün ve yarın mitinglere katılımda göstereceği tutum önemlidir. Her şeyden önce gözler KESK’in üzerinde olacaktır.
Ancak, bugün Ankara, İzmir, Adana, Diyarbakır, Trabzon ve Van’da, yarın ise İstanbul bölgesinde yapılacak mitingleri sadece Eğitim Sen üyelerinin ve KESK’in katılacağı mitingler olarak görmek, gidişatı ve sorumluluklarımızı anlamamak olacaktır.
Cumhurbaşkanlığı seçimi üzerinde yaratılan fırtına sürerken, genel seçimlerin işçi ve kamu emekçileri başta olma üzere, tüm halkımızın başına örülecek yeni çorapların planıyla ele alındığı günümüzde, meydanın boş olmadığını göstermek için büyük sorumlukla karşı karşıyayız. İşçi ve kamu emekçilerine yönelik dinmeyen saldırıları durduracak olan tek güç birleşik işçi ve halk hareketi olabilir. Sağcı, solcu, laik ve şeriatçı gibi kamplaşmalarla ezilen ve sömürülen halkları bölüp parçalamak isteyenlere karşı birlikte hareketin önemi buradan geçiyor.
DİSK genel merkezi mitinglere katılma kararı aldığını açıkladı. Ancak kararların hayat bulması için daha fazla çabaya gereksinim bulunmaktadır. TÜRK-İŞ merkezi bir açıklama yapmamış olsa bile, bağlı sendikaların bu kötü gidişe dur demek için karşı karşıya bulundukları sorumlulukları unutması düşünülemez. Genel merkezin böyle bir karar almamış olması mitinglere katılmamak olarak anlaşılamaz ve bunun önünde bir engel bulunmamaktadır.
1 Mayıs öncesinde, işçi ve kamu emekçileri konfederasyonları, üretici köylü sendikaları, sendika ve sigorta talebi olan tüm işçiler, işsizler, emekçi kadınlar, başta belirsiz bir gelecek içinde olan üniversite gençliği olmak üzere geniş gençlik yığınları mitinglere pankartları ve talepleriyle katılarak Eğitim Sen’e ve demokratik Türkiye mücadelesine güç vermelidir.
Adana Eğitim Sen Şubesi bu yaklaşımla örnek bir çalışma gerçekleştirmiş. Dünkü Evrensel’i okuyanlar Adana Eğitim Sen Şubesi’nin miting öncesi yürüttüğü çalışmayı okumuşlardır. Bu çalışmada 300’e yakın eğitim ve bilim emekçisi de sendikaya üye olmuş.
Adana’daki mitinge TÜRK-İŞ ve DİSK de katılıyor. TÜRK-İŞ’e bağlı sendikalar, TEK GIDA-İŞ, Demiryol-İş başta olmak üzere birçok sendika pankartlarıyla katılacaklarını açıklamışlar. Dün görüştüğümüz Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Güven Boğa, HAK-İŞ ve bağlı sendikaların katılımı için süren çabalarını aktardı.
Eğitim Sen’in “İnsanca Yaşam Demokratik Türkiye” talepleriyle gerçekleştirdiği mitingler, sağcı, solcu gibi ayrımları bir yana bırakarak tüm konfederasyonların ortak hareket edecekleri ve alanlara çıkarak güçlerini birleştirecekleri olanaklar sunuyor.
Yaşasın ‘İnsanca Yaşam ve Demokratik Türkiye’ mücadelesi...
Ender İmrek
www.evrensel.net