SANSÜRE HAYIR!

SANSÜRE HAYIR!

Kürtlerin çıkardığı yayın organlarının baskı altına alınması ifade özgürlüğü açısından talihsiz bir durum


Mithat Sancar*

Çok sistematik bir kampanya olduğunu ta başından beri biliyoruz. Aslında Gündem’in kapatılması, bu alanda bir boşluk yaratıyor. Kürt sorunuyla ilgili başka hiçbir yerde bulamayacağımız bilgilerin yer aldığı bir gazete olması onun en önemli işlevi. Başka yayın organlarında yer almayan görüşlerin, olayların orada yer alması, bence Kürt sorununun daha kapsamlı tartışılmasına önemli katkı sunuyordu. Bu gazeteyi beğenip beğenmemenin ötesinde, önemsenmesi gereken bir durum.
Ayrıca bu konuda yargı mekanizmasının çok daha katı tavır takındığını düşünüyoruz. Farklı gazetelerin, başka açılardan sıkıntılı sayacağımız yayınların, özellikle Kürtlerin çıkardığı yayın organlarının bu şekilde baskı altına alınması, ifade özgürlüğü açısından Türkiye’de Kürt sorunun daha geniş veri ve bilgilerle tartışılmasını engellemesi bakımından talihsiz bir durum, kötü bir durum.
Prof. Dr./Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Halkın haber alma hakkı engelleniyor
Celal Başlangıç (Gazeteci): Bir yandan Türkiye, Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde birtakım demokratik değişim paketleri geçiriyor; ama görünen o ki bunların hiçbiri hayata geçirilmiyor. Gene basın üzerinde ağır bir baskı, sansür, hatta kapatma var. Bunlar yalnızca gazeteciyi ilgilendiren sorunlar değil; aynı zamanda halkın haber alma hakkının engellenmesi demektir. Türkiye, kamu yönetimine geçen ve kapatılan gazetelerle vahim bir seçim ortamına gitmektedir. Gündem’in kapatılması ve dağıtımının engellenmesine çoğu basın organının sessiz kalışına gelince; son yaşanılanlara baktığımızda zaten basının tepki göstermesini beklemek zor. Hatta bir gazete hükümetin kontrolüne geçince, öbür tekel buna çok seviniyor. Yani gazeteciler bindikleri dalı kesiyorlar. Bugün Gündem çalışanlarının yaşadıklarını, hatta Sabah’ta çalışanların yaşadıklarını yarın başka gazete çalışanlarının yaşamayacağının hiçbir garantisi yok.
Düşüncelerin önüne geçiliyor
Kazım Genç (Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı): Türkiye’de ağır aksak ve çok geniş zamanlara yayılarak yürüyen adaletin, hukukun Kürt yurttaşların gazetelerine yıldırım hızıyla günübirlik yürümesi ve keza daha yayınlanmamış, basılmamış, kurgulanmamış, dizgisi bile yapılmayan, ne diyeceği belli olmayan yayın organlarına yasak konulmasının; hukuki değerlendirmeyle yakından uzaktan ilgisi yoktur. Bir kesimi yok saymanın, inkar etmenin, onların düşüncelerinin kamuoyunda duyulmasının önüne geçmenin topyekün politikası ve inkarının yansımasından başka bir şey değildir. Biz ülkemizde demokrasinin her yurttaş için geçerli olması, her yurttaşımızın düşüncesini özgürce söyleyebilmesi, devletin de her yurttaşın özgür düşüncesine saygı göstermesi gerektiğine inanıyoruz. Ama ne yazık ki bu uygulama; inançları nedeniyle Alevilere yönelik, dilleri nedeniyle Kürtlere yönelik bu politikanın ne kadar politik olarak uygulandığının göstergesidir.
www.evrensel.net