Milliyetçilik değil demokrasi gerek

Milliyetçilik değil demokrasi gerek

Emek Partisi İzmir İl Örgütü’nün düzenlediği “Milliyetçilik ve Türkiye’nin Geleceği” konulu panelde, milliyetçiliğin tarihsel oluşumu ele alınarak günümüz Türkiye’sinde demokrasi yoksunluğunun ve geliştirilen milliyetçiliğin büyük bir tehlike oluşturduğu belirtildi.


Emek Partisi İzmir İl Örgütü’nün düzenlediği “Milliyetçilik ve Türkiye’nin Geleceği” konulu panelde, milliyetçiliğin tarihsel oluşumu ele alınarak günümüz Türkiye’sinde demokrasi yoksunluğunun ve geliştirilen milliyetçiliğin büyük bir tehlike oluşturduğu belirtildi.
Çiğli Belediyesi Meclis Salonu’nda yapılan ve Dr. Naci Kutlay, Prof. Dr. Cengiz Güleç ve gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni İhsan Çaralan’ın konuşmacı olarak katıldığı paneli 200 dolayında kişi izledi.
Ulus devlet anlayışı
Panelde ilk konuşmayı yapan Araştırmacı-Yazar Naci Kutlay, “Türkiye belalardan kurtulmuyor; çünkü kendi içinde çok toplumları var. Biz bunlar yoktur desek de olmuyor. Senelerce Kürtler, Aleviler, Yezidiler ve diğer dini ve etnik gruptan insanlar inkar edildi, baskı altına alındı” dedi. Kutlay, demokrasiye ve insanların eşitliğine inanmanın sorunları ortadan kaldıracağını ifade etti. Milliyetçilik değil, yurtseverliğin önemli olduğunu belirten Kutlay, “Türkiye’de yurtseverlik kimsenin aklına gelmiyor. En katı şekliyle milliyetçilik aklına geliyor herkesin. Türkiye’de bugün ırkçı bir anlayış milliyetçilik adına hayata geçiriliyor. Irkçı milliyetçilik faşizme gider. Bugün Türkiye’deki en büyük tehlike budur” dedi. Türkiye’deki bütün haksızlıkların insanların yan yana gelmesiyle düzeleceğini ifade eden Kutlay, “Kürtler olan bitenden kurtulmak istiyorsa Türk, Boşnak, Laz bütün insanlarla el ele vermelidir. Böylece aydınlığa çıkılır” dedi.
Gazeteciler sindirildi
Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni İhsan Çaralan, bugün Türkiye’deki en büyük tehdidin demokrasi eksikliği ve milliyetçilik olduğunu belirtti. “Türkiye bugün ne laiktir, ne sosyal hukuk devletidir ne de demokrattır. Bir ülke ezilen sınıfın iktidara gelmesini meşru görebiliyorsa ancak demokrat olabilir” diyen Çaralan, Gündem, Güncel ve Azadiya Welat gazetelerinin kapatılmasına değindi. Turgay Ciner’in ve Dinç Bilgin’in, basın özgürlüğünden bahseden aydın ve demokrat çevrelerin Gündem gazetesinin kapatılmasından hiç bahsetmediğini belirten Çaralan, “Kürtler üzerindeki baskıya son verilmesini savunmak en büyük demokratlıktır bugün” dedi. Gazetecilerin sindirildiğini, gazete çalışanı durumuna getirildiğini ifade eden Çaralan, “Egemenler Kürt sorununu, laisizm sorununu baskı ve şiddetle bastırmak istiyorlar. Sorun çözülmedikçe yeniden yeniden gündeme gelecek. Türkiye’nin geleceği bu sorunların çözülmesindedir” dedi.
Diyalog eksikliği var
Prof. Dr. Cengiz Güleç de yaptığı konuşmada, üç büyük askeri darbenin yarattığı en büyük tahribatın insan kalitesinin düşürülmesi olduğunu ifade ederek Türkiye’nin toplumsal barışını tesis etmenin çok can yakıcı bir hale geldiğini belirtti. Bugün Cumhuriyet rejiminin ve onun kurumlarının tehdit altında olduğunun iddia edildiğini dile getiren Güleç, “Ben buna katılmıyorum. Cumhuriyet başında ne idiyse şimdi de o, ceberut ve baskıcı. Halkların kendi haklarını tanımıyor” dedi. Barışın bir türlü kurulamamasının sadece ceberut devlet ya da egemen güçler söylemiyle açıklanamayacağını söyleyen Güleç, “Diyalog eksikliği hakim, en demokrat çevrelerde bile bu var” dedi. (İzmir/EVRENSEL)
www.evrensel.net