‘Muharrem’i anlarsak başkalarını anlarız’

Takva filminin senaristi Önder Çakar, sinemanın bir manifesto değil, başkalarını anlama sanatı olduğunu dile getirerek bu yüzden Muharrem’i anlattığını ve bu şekilde, insanların başkalarını anlayabileceğini söyledi.


Takva filminin senaristi Önder Çakar, sinemanın bir manifesto değil, başkalarını anlama sanatı olduğunu dile getirerek bu yüzden Muharrem’i anlattığını ve bu şekilde, insanların başkalarını anlayabileceğini söyledi.
Emek Partisi Ankara İl Örgütü önceki akşam Ekin Sanat Merkezi’nde ‘Takva’ filmini gösterdi. Gösterimin ardından filmin oyuncularından Settar Tanrıöğen ile senaristi Önder Çakar izleyicilerle buluştu. Tanrıöğen, böyle bir filmde oynamadan önce uzun çalışmalar yaptıklarını anlatarak “Daha önce oynadığım farklı karakterler de var. Saldıray, Kapıcı Şeref ve Ali Bey gibi düşününce inandırcı oluyor. Ama o asla biz değiliz” dedi.
Senarist Çakar ise filmin anlattığı asıl çelişkinin “yoksulluktan dolayı üç çocuğu evden atmak mı, yoksa bir çocuğa Kuran okutmak mı” olduğunu belirtti. Çakar, sinemanın; belgesel, manifesto veya reçete olmadığını, başka bir yaşamdan kesit göstermeye çalıştığını dile getirerek “Filistinli Hamaslı iki gence yurtdışında filmi izlettik. Sadece Bosnalı çocuğun, ‘Biz orada savaşırken Allah neredeydi’ repliğinin çıkarılmasını istediler. Çünkü Filistin’de de benzer bir çelişki yaşanıyordu. Biz bunu hesap etmemiştik. Filmin bu kadar başarılı olacağını bilerek kurmamıştık” diye konuştu.
Çakar, bu filme iki kare atıp farklı kutupları daha da uzaklaştırabileceklerine dikkat çekerek “İki replikle bunu çok rahat yapardık. Ama bunu istemedik. Müslümanlar ile direkt bir sorunumuz yok. Dini afyon olarak kullananlarla sorunumuz var, içenlerle değil. Onların da bize ihtiyacı var. Bu da ancak onları severek, onları sayarak olur. Kendimize Marksist diyorsak, inancımız gereği bu çelişkiyi ortaya çıkarmalıyız” diye konuştu. (Ankara/EVRENSEL)
www.evrensel.net