İşçiyim öyleyse suçluyum!

İşçiyim öyleyse suçluyum!

Sizlere bu mektubu Çerkezköy’den yazıyorum. Profilo Telra’da çalışıyorum. Fabrikamızda 2007 başında 470, 23 Mart itibariyle de 200 işçi işten çıkarıldı.


Sizlere bu mektubu Çerkezköy’den yazıyorum. Profilo Telra’da çalışıyorum. Fabrikamızda 2007 başında 470, 23 Mart itibariyle de 200 işçi işten çıkarıldı. Bizler, yani çıkarılmayanlar, sıranın ne zaman bizlere geleceğini bekler haldeyiz. Fabrikada yeni çıkış olmasına rağmen hâlâ yeni çıkış listeleri hazırlanıyor. Fabrikanın satılacağına ya da kapanacağına dair söylentiler dolaşıyor devamlı. Yani yarın kapı önüne konulma tehdidi altında olan bizlere ‘çalışın’ deniyor. Her işçi gibi bizlerde kalıcı bir iş, kaygısız bir gelecek istiyorduk. İşten çıkan arkadaşlarımdan taksitlere girenler, evlenenler oldu. Şimdi kapı kapı iş arıyorlar. Evlenen arkadaşlar, kredi kartı borçları nedeniyle ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.
Bu fabrikada nelerle mi karşılaştık? Fabrikanın zarar ettiğini söyleyen ve zararın faturasını bizlerden çıkartan patron, fabrika kâr ederken bunu bizimle paylaştı mı ki zararından bizleri sorumlu tutuyor? Patronun verdiği kararlar, aileleriyle birlikte binlerce insanın geleceğini nasıl belirler? Patron sermayesini başka sektöre kaydıracak, bundan biz sorumlu olacağız. Bu nasıl bir adalettir?!
Fabrikamızda Türk Metal Sendikası örgütlü. Gerçekten bütün bu olanlar karşısında örnek (!) bir sendikacılık yapıyorlar. İşten çıkışlarla ilgili işçilerin haklarını korumak bir tarafa, bir bilgilendirme toplantısı bile yapmadılar. İşten çıkarmalar konusunun bile önemsiz bir konu olarak görüldüğü anlaşılan sendika için önemli olanın ne olduğunu anlamak zor. Sendika sadece, toplusözleşmelerde sözüm ona işçi temsilcisi olarak patronlar için uygun şartları kabul etmekten başka bir işlevi olmayan bir kurum mudur? Türk Metal Sendikası işçi temsilcilerini bile sendikanın atadığı, işçinin aidat verdiği bir sendika durumunda.
Profilo Telra’da tam bir patron-sendika işbirliği var. Yukarıda da belirttiğim gibi bizler; hayatı üretenler, işçiler, sadece kalıcı bir iş ve kaygısız bir gelecek istiyoruz. Bir arada olduğumuzda, bizleri ne sendikalar ne de patronun sayısız dolapları engelleyebilir. İşçiler olarak bu birlik ve mücadele bilincinin yerleşmesi için mücadele etmemiz gerektiğine inanıyorum.
Gazetemizden de defalarca okuduğumuz gibi birlik olan işçiler kazandılar. Yukarıda sorduğumuz soruların tek cevabı birlikte mücadele etmektir. Haklarımızı onlar lütfetmeyecekler, biz alacağız!
Profilo Telra’dan bir işçi
(Çerkezköy/TEKİRDAĞ)
www.evrensel.net