EKONOMİ DÜNYASI

  • Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) verilerine göre 2006 yılında büyüme rakamları beklentileri aşarak yüzde 6 oranında gerçekleşmiş bulunuyor.


    Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) verilerine göre 2006 yılında büyüme rakamları beklentileri aşarak yüzde 6 oranında gerçekleşmiş bulunuyor. Yapılan açıklamalara göre, Türkiye ekonomisi art arda yirmi çeyrek büyüyerek rekor kırmış durumda.
    TUİK verilerine göre Türkiye’nin GSMH’si 355 milyar 673 milyon dolara ulaşmış bulunuyor. 2005 yılında 5 bin 8 dolar olan kişi başına milli gelirin yüzde 9.4 oranında arttığı ve kişi başına milli gelirin 2006 yılında 5 bin 477 dolara çıktığı ilan edilmiş bulunuyor.
    Gerçek büyüme ve üretim artışından çok döviz kurlarından kaynaklanan büyüme rakamlarını yorumlayan sermaye sözcüsü politikacı ve ekonomistler “büyümenin halka yansımadığı” biçimindeki eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını ve büyümenin halka yansıdığını iddia ediyorlar.
    Devlet Bakanı Ali Babacan, ekonomideki olumlu tablonun vatandaşlara yansıdığını, geçen yıl halkın yüzde 16.5 daha fazla tüketim yaptığını ve beyaz eşya satışlarının rekor kırdığını ileri sürüyor.
    TGRT haber televizyonu ekonomi editörü, büyüme rakamlarının halka yansımadığı iddialarına karşı, HERKES’in altında yabancı otomobil olduğunu ve evlerde çifter çifter TV, bulaşık makinesi, buzdolabı vb. olduğunu iddia ediyor.
    ATV televizyon haberlerine göre, bütün öğrenciler ve halk sömestri tatilinde ve hafta sonlarında kayak merkezlerine hücum ederek turizm tesislerini doldurmuş bulunuyor.
    Geçmişte New York Ziraat Bankası’nda adına 50 bin dolarlık hesap açılan Devlet Bakanı Nafiz Kurt’un ifadesiyle “Ne olacak yani, bu para kapıcı da bile var.”
    NTV yorumcusu ekonomistlere göre lüks içindeki hayatımız biraz durultmamız ve tasarruf etmemiz gerekiyor.
    Sermaye sözcülerinin söylemindeki hepimiz, bütün, herkes sözcüklerine dikkat çekmek istiyorum.
    Sanki ülkemizde milyonlarca insan açlık sınırının altında bir ücretle çalışmak zorunda değil. Ülkemizde milyonlarca emekçi, işsiz evine ekmek götüremeyecek durumda değil. 2.5 milyon kamu emekçisinin neredeyse yüzde 70’i yoksulluk sınırının altında ücret almıyor.
    Sayıları üç yüz-beş yüz binle sınırlı insanı esas alarak lüks otomobil sahipliğini, plazma TV sahipliğini hepimize, herkese çevirerek ekonomik büyümenin halka yansıtıldığını iddia ediyorlar.
    Milyonlarca emekçi kredi kartlarıyla borç harç yaşamlarını sürdürürken halkla alay eder söylemlerde bulunuyorlar.
    Kapanan işyerleri, ödenmeyen çek, protesto edilen senetlerdeki olağanüstü artışlar gözden kaçırılırken, döviz kurlarına, ithalat vergisine bağlı büyüme rakamları, öne çıkarılıyor.
    Milyonlarca emekçi açlık-yoksulluk sınırının altında gelirle, sadaka düzeyindeki asgari ücretle geçimini sağlamaya çalışırken yüzbinlerce üniversite mezunu genç asgari ücretle dahi iş bulamazken ekonomik büyümenin halka yansıdığı ve yaşadığımız lüks hayattan tasarruf etmemiz söylemi, göz boyamaktan, emekçilerle alay etmekten başka bir şey değildir.
    Gerçekte kimlerin büyüdüğü, milyar dolar servet sahibi kişi sayısındaki artıştan, Hazine Müsteşarlığı’nın kayıtlarından, banka hesaplarından, şirket bilançolarından çok iyi biliniyor.
    Patronlar kârlarına kâr katarken emekçilerin payına söylem düzeyindeki hepimiz, herkes, bütün sözcüklerinden başka bir şey düşmüyor.
    Tahir Şilkan
    www.evrensel.net