ROJEV

  • Bölgede şiddet artarak devam ediyor. Türk ve Kürt halkı için hiç de iç açıcı olmayan bir süreç yaşanıyor.


    Bölgede şiddet artarak devam ediyor. Türk ve Kürt halkı için hiç de iç açıcı olmayan bir süreç yaşanıyor. Gerilim ve artarak süren şiddet Türkiye’yi yeniden çatışma dönemine sürüklüyor. Geçen yıl 1 Ekim’de açıklanan ateşkes kararı bir olanak olarak değerlendirilmedi. Ve son günlerde artan sayıda cenaze toprağa veriliyor. Kürt sorunu yeniden çatışmaların arttığı bir döneme giriyor.
    Hükümet, sorunun çözümü için demokratik adımlar atmak, şiddete ve çatışmalara son vermek, halka kulak vermek yerine, silahın ve şiddetin esiri oldu.
    Newroz öncesi başlatılan gerilim, artan çatışmalara ve ölümlere dayandı. Şubat, mart ve nisan ayı boyunca dinmeyen saldırılar bölgede yaşamı çekilmez hale getirdi. Halk patlama noktasına geldi. DTP, genel merkezinden, genel başkanlarından başlayarak belde örgütlerine kadar süren baskı, gözaltı ve tutuklamalar devam ediyor. İl başkanları ardı ardına tutuklanıyor. En son Ankara ve Bursa il başkanları sudan gerekçelerle tutuklandı. Belediye başkanları üzerindeki baskı artarak devam ediyor, bölge halkının iradesi hiçe sayılarak, peş peşe cezalar veriliyor, tutuklamalar gerçekleşiyor.
    Boğazına kadar, yolsuzluğa batan ve daha bir yığın suç işleyen belediye başkanları krallar gibi yaşarken, Kürt halkının temsilcisi olan ve süren haksızlıklara karşı çıkan Bölge belediye başkanları boy hedefi ediliyor. Cizre belediye başkanı tutuklandı.
    Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerin yapılacağı 2007 boyunca halka göz açtırmak istenmediği anlaşılıyor. Dahası egemen sınıfların değişik klikleri kapışmayı Kürt halkı üzerinden yaparak, Kürt halkının üzerine basarak ilerlemek istemektedirler.
    Kürt demokrasi güçlerinin çıkardığı yasal gazetelerin halka ulaşması engelleniyor. Basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı ayaklar altına alınıyor. Tarihin hiçbir döneminde görülmeyen bir hukuksuzlukla yayına başlayan her gazete akıl almaz gerekçelerle kapatılıyor. 1 aylık kapatma cezasına çarptırılan Gündem gazetesi yayına başladığı günün ertesinde yeniden kapatıldı.
    Cumhurbaşkanlığı seçimi, Kürtleri linç etme süreci olmaya devam ediyor. Baykal, Erdoğan’ın Öcalan’a ‘sayın’ dediği üzerinden politik atraksiyon yapmaya çalışırken, Erdoğan ise, asıl CHP’nin bölücüleri ve onların liderlerini parlamentoya taşıdığını iddia ederek, Kürt sorunu karşısındaki gerici ve şoven yaklaşımda yarışmayı sürdürüyorlar. Baykal hızını alamayarak DTP için “sıkıysa seçime girsin” tehditleri savuruyor. Kürt halkı ve Türkiye’nin demokrasi, barış ve kardeşlik isteyen güçleri saldırının hedefi haline getiriliyor.
    Bölgede çatışmalar artarak sürüyor. Son günlerde Bingöl, Şırnak, Bitlis, Tunceli ve diğer illerde çıkan çatışmalarda 10 asker ve bir o kadar da Kürt genci hayatını yitirdi. Türk ve Kürt gençleri, barıştan korkan güçlere kurban ediliyor. Gençler, demokrasi istemeyen güçlerden dolayı yaşamlarını yitirmeye devam ediyor.
    Öyle görünüyor ki, Türkiye’nin demokratikleşmesinden yana olan güçler birlikte hareket etmek üzere bir an önce adım atmazlarsa, süreç daha da kötüye gidecektir. Gemi azıya alan ırkçı ve şoven güçler halkı iki kampa ayırmayı ve CHP ile AKP’nin peşine takmayı hesaplamaktadırlar. Bu oyunu bozmak için gecikmeden tutum belirlemek ve ilerlemek gerekiyor. Türkiye’nin demokratikleşmesinden yana tüm güçler bir an önce bir araya gelmeli ve Türkiye halklarını AKP ve CHP çıkmazından kurtarmanın yollarını aramalıdırlar. Bu yolu bulmanın zor olmadığını söylemek, hiç de abartı olmasa gerek.
    Ender İmrek
    www.evrensel.net